Bir kan bağışı 3 fidan - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

6 Aralık 2021 - 15:38

Bir kan bağışı 3 fidan

Bir kan bağışı 3 fidan
Son Güncelleme :

18 Ekim 2021 - 22:32

Kızılay Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Saygılı, kan vermenin yurttaşlık görevi olduğunun altını çizerek 18-65 yaş arası her sağlıklı bireyin kan vermesi gerektiğini vurguladı. Yaz ayında Türkiye’de çıkan yangınlardan önce her kan bağışı yapan birey adına bir fidan diktiklerini belirten Saygılı, yangınlardan sonra Orman Bölge Müdürlüğü ile yeniledikleri protokolle her kan bağışına 1 fidan kampanyasını 3 fidan olarak revize ettiklerini dile getirdi.

Saygılı,  yaptıkları çalışmalarla ön plana çıktıklarını belirterek, 24 kalemde yapılan kampanyalardan aldıkları 89 puanla diğer şubeleri açık ara geçerek Adana Şube olarak birinci olduklarını söyledi. 2011 yılında Kızılay Adana Şube Başkanı olarak seçilen Saygılı, başarılı çalışmalarından dolayı Genel merkezin talebiyle yönetim kurulu üyeliğine atandığını ifade ederek 81 vilayetten sorumlu hale geldiğini anlattı.

Gazetemizin sorularını yanıtlayan Saygılı, “Komşumuz aç kalmasın bir çocuk üşümesin diye bağışlarımızı yapıp yüreklere dokunalım” diyerek kan bağışı yapabilecek herkesi Kızılay’a davet etti.

Yeni göreve geldikten sonra neler yaptınız?

Pandemiyle birlikte dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok ciddi sıkıntılar yaşandı. Bizler de bu süreçte ihtiyaç sahiplerine sosyal yardımların ulaştırılmasında ve şubelerimizin motive edilmesinde hem periyodik ziyaretler yaptık hem de o bölgenin ihtiyaçlarını birinci ağızdan dinleyerek yaralarına merhem olmaya çalıştık. İhtiyaç listelerimizi hazırlayarak iş dünyasından gelen destekleri 81 ilin ilçe ve beldedeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Bu süreçte yaşan depremlerden etkilenen Elazığ’dan İzmir’e ayrıca Adana’da Aladağ ile başlayıp Muğla’ya kadar devam eden yangın bölgesindeki mağdurlarımıza temel ihtiyaç ve yeme içme desteklerimizi sürdürdük. Hala da evlerine giremeyen vatandaşlarımız var. Onlara da aş evlerimizin katkılarıyla yeme içme desteğimizi sürdürüyoruz. Yaşanan afetlerde tüm ülke olarak seferber olundu. Yaraların sarıldığını düşünen herkes geri çekildi. Ancak Kızılay her daim vatandaşın yanında olmaya devam ediyor. Bir de bizim gençlik akademimiz var. Bu sayede gönüllü gençlerimizin desteğini alarak afet bölgelerine yardım elimizi daha seri bir şekilde uzatabiliyoruz. Özellikle yangınlar sürecinde gençlerimiz günlerce o bölgelerde ihtiyaç sahiplerine ulaşmamızda büyük katkı sağladı.

Pandemi süreci Kızılay’ı nasıl etkiledi?

Eskiden sadece kan alıp kan dağıtan bir kurumduk. Pandemiyle beraber yeni bir kavramla tanıştık. Plazmanın Covid-19’u önceden geçiren hastaların Covid-19’lu hastalarımıza şifa olduğunu öğrendik. Böylece plazma sürecini de yönetmeye başladık.

“ADANA KENETLENMEYİ BİLEN BİR ŞEHİR”

Yardımlar konusunda özellikle iş dünyasından destekler ne durumda?

Öncellikle başta Sanayi Odası, AOSB, Ticaret Odası, Borsa başkanlarına ve iş dünyasındaki diğer tüm insanlara müteşekkiriz. Çünkü bizi hiç yalnız bırakmadılar her zaman yapabilecekleri bir şeyler olup olmadığını sorup, desteklerini ortaya koydular. 2019 yılında Adana’da yaşanan sel felaketinde de aynı şeyi yaşamıştık.  O zaman da herkes üzerine düşeni yaptı. Adana tüm siyasi unsurlarla ve bütün dinamikleriyle kenetlenmeyi bilen bir kent. Dolayısıyla birlikte yönetişimi sergileme konusunda da tüm Türkiye’ye örnek bir şehir. Belediye başkanlarımız ve valiliğimiz de her türlü desteklerini sağladı.

Ne gibi destekler aldınız?

Biz göreve ilk geldiğimiz yıllarda Adana, kan konusunda Türkiye’de 9. sıralardaydı. Kendi ihtiyacını anca karşılar durumdaydı ya da komşu vilayetlerden destek alıyordu. O süreçte sadece resmi kurumlardan, emniyetten ve kolordudan kan alıyorduk ama bu yeterli değildi. “Bunu nasıl çözebiliriz” diye baktığımızda ilgili doktorlarımız ve işi bilen kişilerle yaptığımız değerlendirmelerde hemen seri ziyaretler yapmamız gerektiği sonucuna vardık. Bu yaptığımız ziyaretler neticesinde kalabalık ortamlarda kim varsa herkesin kanına talip olduğumuzu söyleyerek, bunun ailemiz için önemli olduğu mesajlarını vermeye başladık. Böylece Adana olarak pandemi sürecinde Türkiye’de kan bağışında ilk 3’ün içerisine girmiş olduk. Bu çok önemliydi. Çünkü Türkiye’nin 81 ili içinde kan bağışı konusunda insanların Kızılay’a güvenerek kan bağışı yapıyor olması ve tanımadığı birine iyiliği bulaştırıyor olması çok anlamlıydı. Bu yüzden 2,2 milyon ailemiz olan Adana’ya kan bağışında bize verdikleri destek için teşekkür ediyorum.

KISITLAMALARDA DA KAN BAĞIŞLARI DEVAM ETTİ

Pandemi süreci kan bağışlarını nasıl etkiledi?

Pandemiye rağmen iyi bir noktadayız. Adana olarak biz kriz yaşamadık. Bu konuda da destek verenlere teşekkür ediyorum. Pandemi sürecinde vatandaşlarımız evden dışarı çıkmıyordu. Zaten bir süre sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamalar vardı.  Bu süreçler yaşanırken biz valilik ve emniyetin desteği ile Kızılay’a kan bağışı yapmak isteyenlerin telefonlarına mesaj göndererek kan bağışı için davet ettik. Bünyemizdeki 10 adet araç ile kan vermek isteyip de evden çıkmaya çekinen vatandaşlarımızı evlerinden alıp kan vermeye götürdük. Şehrin dinamikleri ve emniyet mensubu arkadaşlarımız da bu konuda desteklerini hep sundu.

Nazire Hiçyakmazer

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.