CHP’li Tekin’den iktidara sert tepki - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

6 Aralık 2021 - 15:40

CHP’li Tekin’den iktidara sert tepki

CHP’li Tekin’den iktidara sert tepki
Son Güncelleme :

27 Mart 2021 - 15:23

174 views

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana İl Kadın Kolları Başkanı Avukat Oya Tekin, cumhurbaşkanı kararnamesiyle feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ne tepki göstererek, kadın hakları ve kadına şiddet konularıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

İstanbul Sözleşmesi’nin 2011 yılında imzalanan ve daha sonrada TBMM tarafından onaylanan uluslararası bir sözleşme olduğunu hatırlatan Başkan Av. Tekin, “Akp iktidarı döneminde 7 bin 455 kadın yaşamını yitirdi. 2002-2009 yılları arasında kadına yönelik şiddet yüzde bin 400 arttı. Bu sözleşme, kadın mücadelesinin en somut ve en kapsamlı neticesiydi. Sözleşme yükümlülüklerinden birisi olan koruma kararları, sözleşme yürürlükteyken bile, tam anlamıyla uygulanmadığı için şiddet devam etti. 2019 yılında 43 bin 383 kadının koruma talebi reddedildi. Sözleşme gereğince devlet sorumluluklarını net bir şekilde yerine getirebilse ve o kadınlarımızı koruyabilselerdi; şimdi birçok kadınımız hayatta olacaktı. Biz bu sözleşmenin uygulanabilirliğini arttırmak amacıyla, kadınlarımızın haklarını bilmesi ve toplumun bilinçlenmesi için çalışmalar yaptık” dedi.

“KARARI TANIMIYORUZ”                                               

Cumhurbaşkanlığı kararını tanımadıklarını vurgulayan Başkan Oya Tekin, “Bugün geldiğimiz noktada kadınlar şiddet görüyor, katlediliyor. Geçtiğimiz yıl 171’i şüpheli olmak üzere, 471 kadın katledildi. Böylesi bir dönemde sözleşmeden çekilmek, bizim için kabul edilebilir değil ve bunun hukuki bir dayanağı da yok. Kararı tanımıyoruz ve sözleşmenin gerekliliğini savunmaktan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

-Sözleşmenin feshini hukuki açıdan değerlendirir misiniz?

–Uluslararası sözleşmeler, TBMM onayı ile yürürlük kazanır. Sözleşme meclise geldi, mecliste onaylandı ve 2012 tarihinde, 6284 sayılı uygulama yasası çıkarıldı. ‘Usulde paralellik’ ilkesi gereğince, geri çekilmenin de meclis onayına sunulması gerekiyor. Diğer taraftan anayasanın 104’üncü maddesince, temel haklar ve kişi hakları konusunda Cumhurbaşkanı kararnamesi çıkarılamaz. İstanbul sözleşmesi kadının insan haklarına ilişkin bir sözleşmedir. Bu sebeple Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile sözleşmeden çekilmek mümkün değildir. Bu yüzden toplumun her kesiminden 77 baro, sivil toplum örgütleri ve üniversite öğrencileri aynı şeyi söylüyor. Bu iptal kararı yok hükmündedir; meclise bir darbe yapılmıştır. ‘Yok kanun yap kanun’ zihniyeti bu hiçbir şekilde hukuk devleti ile bağdaştıramayız.

KADINLAR GÜVENDE DEĞİL

-Sözleşme iptali ile Türkiye ne kaybetti?

–Ülkemiz, uluslararası alanda itibar kaybı yaşamıştır. Aslında AKP açısından da bir kazanım olmadı. Kadınlar çok üzgün, çok öfkeli ve aynı zamanda da çok huzursuzlar. Çünkü kendilerini güvende hissetmiyorlar. Bir günde 6 kadının katledildiği günlerdeyiz; tek gerçek bu. Kadınlar tüm toplumsal alanlarda şiddete uğruyorlar. Kendilerini en güvenli hissettikleri evlerinde bile, güvendikleri kişiler tarafından şiddete uğruyorlar. En fazla da kendi yaşamlarıyla ilgili bir karar aldıklarında şiddet görüyorlar.

“YARINLAR, MÜCADELE EDENLERİNDİR”

-Bugün karara ilişkin neler yapılabilir?

Öncelikle biz sokaklarda, meydanlarda olacağız. AKP iktidarı, ne zaman kadınların karşına çıksa, haklarını almaya çalışsa; kadınların direnişleri ile karşılaşıp geri adım attı. 2012’de Kürtaj Yasası’nını getirmeye çalıştı ama kadınlar meydanlara çıktı ve iktidar geri adım attı. Yine çocukları istismarcıları ile istismar edenlerle evlendirmeye çalıştılar ki, biz buna ‘tecavüzcüleri aklama yasası’ diyoruz; kadınlar isyan etti ve iktidar geri adım atmak zorunda kaldı. Sözleşmeden çekilmek, sözleşmenin tarafı olmaya son vermek, bir kadının hakkının gasp edilmesi değil 83 milyonun hakkının gasp edilmesidir. Bu sebeple kadın-erkek hep birlikte mücadele edeceğiz. Yarınlar mücadele edenlerindir.

KADINLAR EVE DÖNÜYOR

-Kadın çalışmalarınızda, kadın yoksulluğunu işlediniz. Bu kavramı açıklar mısınız?

Günden güne derinleşen bir yoksullukla karşı karşıyayız. Kadın yoksulluğu, daha da can yakıcı olanı. DİSK-AR’ın raporuna göre, Mart ayında geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 43’lerde. Kadınlar işgücünden ve istihdamdan daha fazla çekilmek durumunda kaldı. Kadın istihdam oranı ise yüzde 26’lara geriledi. Bugün yoksulluğun kadınlaşmasını görüyoruz. Çünkü yoksul kadın sayısının, yoksul erkek sayısından daha fazla olduğu günümüz koşullarında, toplumsal cinsiyet rollerinin de etkisi ile kadın ve erkek yoksulluğu daha farklı deneyimliyorlar. Kadınların devletin olanaklarından eşit olarak yararlanamaması ile birlikte kadın emeğinin değersizliği ve görünmezliği en önemli etken. Toplumsal cinsiyet açısından bakıldığında, kadın özel alana aittir ve kadın emeği doğal ve olması gerekendir; ücretsizdir.

-Parti olarak, kadına dair neler yapıyorsunuz?

–Cumhuriyet Halk Partisi olarak 8 Mart’ta kadınlara pozitif ayrımcılık ve eşit temsil konusunda kanun teklifi verdik. Eşitlik kanun teklifini, 400 kadın örgütünün görüşünü alarak hazırladık. İlk imzacısı Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ve milletvekillerimiz. Yaklaşık bir ay sonra bu teklif meclise geldiğinde diğer partilerin tavırlarını, eşitlik ve demokrasi düşüncesi karşısında tutumlarını göreceğiz.

Bunun dışında biz parti olarak, aile destekleri sigortasının işlerlik kazanması için mücadele ediyoruz.Aile destekleri sigortası sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak ailenin gelirinin olmaması veya belirli bir bütçenin altında olması halinde, asgari bir gelir sağlıyor. Üstelik bu ödemeyi, kadının banka hesabına yatırmayı vaad ediyoruz.Böylece kadın yoksulluğunun da bir bölümünü çözmüş olacağız.

Mine Yormaz

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.