“Türkiye’de sanatın adın yok” - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

6 Aralık 2021 - 14:49

“Türkiye’de sanatın adın yok”

“Türkiye’de sanatın adın yok”
Son Güncelleme :

08 Ağustos 2021 - 18:16

57 views

İsviçre’deki Claudia Schmidt Sanat Galerisi’ni kurarak Türk sanatçıları Avrupa’ya tanıtmak isteyen Claudia ve Mustafa Serdar Üzelgeçici çifti ile sanata dair bir söyleşi gerçekleştirdik. Türkiye’de özellikle resim sanatına gereken değerin verilmediğini söyleyen ressam çift, ülkedeki çok başarılı sanatçıların dahi hak ettiği kıymeti görmediğinden yakındı.

Türkiye’de sanata yönelik algı ve ilgi nasıl, yorumlar mısınız?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Sanatın toplum içerisindeki var olma şeklini belirleyici birçok unsur var. Resim, hem zahmetli hem de yüksek bütçeli bir sanat dalı. Ancak bizim toplumumuzdaki birincil neden bakış açısı. Öncelikle dini inanç, resme bakışı şekillendiriyor. Bu nedenle toplumun bir kısmı hala resim ve heykel sanatına put yakıştırması yapıyor. Diğer nedenlerden birisi ise ekonomik kaygılar. Toplumdaki sosyoekonomik tablo, ebeveynlerin ve idarecilerin yeni nesilleri para kazanma kaygısıyla doğru orantılı olarak yönlendirmesine neden oluyor. Sanata ilgi ve yeteneği olan aynı zamanda müfredattaki derslerinde çok başarılı bir çocuğu olan ebeveynin, onun yeteneklerini öteleyip doktor olmasını istemesi gibi. Çünkü sanatın bu toplumda bir kazanca dönüşüp, dönüşmeyeceği endişesi var.

“AVRUPA’DA SANATÇININ GEÇİM KAYGISI YOK”

Resim satışı konusunda Türkiye ve Avrupa karşılaştırması yapsanız, neler söylersiniz?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Bu karşılaştırma aslında Türkiye’nin sanat vizyonu konusundaki geri kalmışlığını ortaya koyar. Galerilere verilen önem ya da bir sergiye gitmekle ilgili bile yaralarımız varken, bir resmi beğenip, satın alma davranışı maalesef Türkiye’de çok zayıf. Oysa Avrupa’da bir eve konuk olduğunuzda, evdeki objeler sizin ev sahibinin tarzı ve sanat zevki konusunda fikir sahibi olmanızı sağlayacak yoğunlukta. Bu refah düzeyinin yanı sıra biraz da, hayatı nasıl anlamlandırdığınızda alakalı. Avrupa’daki galeriler tam bir şirket formunda faaliyet gösteriyor. Çünkü orada o kadar iyi paralar kazanıyorlar. Orada sanat kültürü o kadar iyi oturmuş ki dünyanın en iyi fuarlarına gidip sanatçılarını en iyi şekilde tanıtabiliyorlar. Oradaki sanatçıların sosyal hakları var. O galerilerin müşteri portfolyosu o kadar geniş ki sanatçısının reklamını en iyi şekilde yapabiliyor. Sanatçı da geçim kaygısında olmadığı için kendini tamamıyla sanatına adıyor.

“ETHEM ÇALIŞKAN İÇİN BİR MÜZE YAPILMASINI İSTİYORUZ”

Siz, sanat ve sanatçıya katkı sunmak adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Claudia Schmidt: Burada, dünyaca ünü hak eden çok başarılı sanatçılar var. Bizler bu sanatçıları daha görünür kılmak için bazı adımlar attık. İsviçre Zürih’teki sanat galerisini de aynı niyetle açtık. Dünyanın farklı yerlerinde, galeri olarak gücümüz yettiğince uluslararası ölçekte fuarlara katılıp, orada Türk sanatçıları tanıtmaya çalışıyoruz. Çünkü bu başarılı isimler, uğrunda emek verilmeyi hak ediyor.

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Biz elimizden geldiğince Türk sanatçıları dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. Özellikle genç sanatçı arkadaşlarımızın önünü açmak için mücadele veriyoruz. Tabi gençlerimizin yanında ülkemizin ve kentimizin en değerli isimlerinden olan Ethem Çalışkan’ın da hak ettiği yere gelmesini istiyoruz.  Öylesine başarılı bir isim ne yazık ki hak ettiği değeri görmüyor. Biz Ankara’da onu bir besteciye tanıttık. Tanıdıktan sonra Ethem hocaya hayran kaldı ve onun için özel bir beste yaptı. O besteyle 2 Haziran’da ArtContact İstanbul Sanat Fuarı’nda “Etem Çalışkan’a Saygı Konseri” ni gerçekleştirdik. Bu konseri Adana’da da düzenleyebiliriz. Böyle değerli isimlerin kıymeti bilinmeli. Biz onun için kentimizde Ethem Çalışkan adına bir müze açılmasını da istiyoruz. Bunun için elimizden geleni yapmaya hazırız. Böylece sanata hayatını adayan ustamız için iyi bir şeyler yapmış olabiliriz. Bunun için gereken desteğin verilmesini bekliyoruz. 

“RESİM BİZİM İÇİN TERAPİ”

Resim sizin için ne ifade ediyor; hayatınızın neresinde?

Claudia Schmidt: Eşim aslında mühendis, ben de finans sektöründeydim. Yani resim sanatını biz gelir kaygısıyla icra etmiyoruz. Bunun yanlış anlaşılmasını istemem. Çünkü asıl mesleği ressamlık olan sanatçılarımızı çok daha değerli buluyor ve saygı duyuyorum. İyi ki varlar. Eşimle bende çocukluktan gelen bir resim aşkı var. Resmin bizim hayatımızdaki yerine gelince… Bunu bir örnekle anlatmak isterim. Eşim bir trafik kazası sonucunda geçirdiği operasyonun ardından felç kaldı. Yaklaşık 10 yıl süren bu sıkıntılı süreçte, eşim ağrılarını, depresyonunu resimle tedavi etti. Resim, bizim için tutku, terapi, motivasyon ve adaptasyon kaynağı.

Önümüzdeki süreç için bir projeniz var mı?

Evet. Türkiye’nin en önemli sanat fuarı olan Contemporary istanbul Sanat Fuarı’na katılmak için hazırlık yapıyoruz. Aslında Haziran ayında gerçekleşen bu fuar, pandemiden dolayı yabancı galeri katılımı olmadığı için 05-10 Ekim tarihleri arasında yeniden yapılacak. Biz de bu fuara katılarak eserlerimizi sergileyeceğiz.

Mine Yormaz

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.