Adana’da turizm niçin canlanmıyor? (2) - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

14 Ağustos 2022 - 06:02

Adana’da turizm niçin canlanmıyor? (2)

Adana’da turizm niçin canlanmıyor? (2)
Son Güncelleme :

13 Haziran 2021 - 22:08

233 views

“Şehirlinin gitmediği yere turist gitmez, bu yüzden şehri turist gelsin diye değil, kentli mutlu yaşasın diye hazırlamalıyız. İşte o zaman turist de gelir” diye yazmıştım geçen sayımızda…

Amacım Adana’ya niçin turist gelmiyor sorusuna kendimce cevaplar üretmekti. Sadece kendimce…

Aslında bu soruya ürettiğim cevap, “Adana’ya turist nasıl gelir?” sorusunu da içermiş olacaktı.

Kent turizminin temeli, o kentin kültürel yapısını hissetmek için gelenlere, geleneksel özellikleri modernizme boğmadan ama çağdaş bir şekilde yaşatmaya dayanır.  

Turist kentin yüksek apartman katlarını değil, geleneksel evlerini görmeye gelir. Ama o evler tamir edilip gezilecek hale getirilmemişse niçin gelsin. Hatta tamir edilmiş olsa bile, bir fonksiyon yükleyip içinde yaşanılır bir hale getirmediysen, kimse boş bir binaya gelmez. Geleneksellikle çağdaşlık arasındaki, ilk bakışta paradoksal gibi duran, etkileşim çok önemli yani.

Örneğin Adana kebabı lezzet alanında geleneksel bir değerimiz. Ama bunu eskiden olduğu gibi, köşe başı tezgahlarında hijyenden uzak bir şekilde sunarak değerlendirmeye çalışmak turist kazandırmaz. Bu değeri daha çağdaş bir şekilde sunmanın hazırlıkları yapılmalı, hatta kebabın geleneksel tadından yola çıkarak yeni tatlar üretilmeli.

Bu örnekler çoğaltılabilir. Ancak hem geleneksel olanı devam ettirmek, hem de modernizmin batağına düşmeden onu geliştirmek için bir turizm planına ihtiyaç bulunmaktadır. Uzun süreli bir plana… Kentin ulaşım sisteminden, yaşam alanlarına kadar huzurlu bir hale getirilmesi için de böyle bir plan gereklidir. Hatta bu plan kentlinin nasıl hazırlanacağını bile düşünmelidir.

Uzun süreli bir plan oluşturabilmek için ise, planı uygulayıcılar değiştiğinde, stratejinin değişmemesi için konuyla ilgili kişi ve kuruluşların plan hakkında fikir birliği içinde olmalarını sağlamak şarttır. Uygulayıcı her kim veya hangi parti olacaksa olsun hedefler değişmemeli ki, kentlinin huzur bulduğu, yabancının ise bu huzuru hissettiği bir şehir yaratılsın.

***

Peki Adana’nın böyle bir planı oldu mu?

Geçen yıllar içinde, çeşitli dönemlerde böyle bir plan için çalıştaylar, toplantılar yapıldı. Sayfaları bulan raporlar hazırlandı. Ancak hepsi kağıt üzerinde kaldı.

Daha sonra gelen yöneticilerin bir öncekilerin yaptığı çalışmalara göz atmadığı bir yana, bir çoğu kendi döneminde yapılan çalışmalara bile ilgi duymadı.

Bunun sonucu, yapılanlar parça- bölük kaldı, bütünlüklü bir harekete dönüşemedi.

Bunu basit bir örnekle anlatayım;

Bu kez Konya’dan örnek vereceğim. Konya tarihi mahallesi olan Sille’yi ele aldı ve emlak vergilerinden eski eserleri onarmak için ortaya çıkan payı kullanarak Sille’yi başlı başına nostaljik bir kent haline getirdi. Böylece tüm binaların restore edildiği bir çekim merkezi oluşturuldu. Bunu 10-15 yıllık bir süre içerisinde önceden hazırlanmış bir plan dahilinde adım adım yaptı.

Gaziantep, Şanlıurfa, Eskişehir, Kayseri ve diğerleri de böyle… Bu listeye birçok kasabayı bile ekleyebilirsiniz.

Ama Adana’da böyle bir plan olmadığı için, tarihi evlerin restorasyonu da her yetkilinin kendi beğendiği bir konak gelişigüzel restore edildi. Restore edilen konaklara insanı çeken fonksiyonlar yüklenemedi. En az diğer şehirlerdeki konaklar kadar ev restore edilmesine rağmen Konya Sille’nin veya Eskişehir Odunpazarı’nın aurası Adana’da oluşturulamadı.

Birkaç tane bina Tepebağ’da, bir bina Eski vilayetin orada, bir ikisi Irmak Hamamı’nın arkasında, bir bina Saydam Caddesi’nde, bir bina Debboy’un orda, bir bina Abidinpaşa Caddesi’nde, bir bina İnönü Caddesi’nde, bir bina yeni vilayetin bahçesinde, bir bina Şakirpaşa’da, bir bina Akkapı’da…

Restore edilen binalar mı ne oldu? Çoğu eskimeye terkedildi. Örneğin Kurtuluş Savaşı kahramanı Şeyh Nardalı’ya ait, birçok tarihi olaya şahit olmuş konak 10 yıl önce restore edildi, ama hiç kullanılmadı… Atatürk’ün de kaldığı iddia edilen eski Adana valisi Şakirpaşa’nın bağ evi aynı şekilde yetersiz bir fonksiyon ile duruyor. Dişçi Etem Konağı olarak bilinen konak benim de gayretlerimle Karacaoğlan Müze Kütüphanesi haline getirildi ama haftada bir iki kişinin bile ziyaret ettiğini zannetmiyorum.

Bu binaların fonksiyonel hale gelememelerinin nedeni birbirlerinden en az 15 kilometre uzakta olmaları… Yeni yöneticilerin, eski yöneticilerin restore ettiklerine önem vermemesi…

Tabi ki bu sırada fonksiyonel hale getirilen tarihi binalar oldu. Buna en iyi örnek Tarihi Kız Lisesi Binası’dır.

Dönemin Adana valisi ve belediye başkanı bizim gibi gönüllü şehirlilerin de desteğini alarak bu binayı 24 saat açık bir kültür merkezi haline getirdiler. İçinde iki adet müzesi, kent arşivi, kütüphanesi, sergi salonu, toplantı salonları olan, insanların dolu dolu geldiği, sanat eğitimlerinin verildiği bir merkez oldu. Ben de uzun yıllar hiçbir ücret almadan oranın genel sanat yönetmenliğini yaptım.

Ancak belediye başkanı değişiverince, önce bizleri (bundan sanatçıları kastediyorum) oradan uzaklaştırıp, ilgisi olmayan siyasetçi insanları yönetime getirdiler. Ardından belediye başkanı bir daha değişince bina restore ediliyor diyerek kapatıldı. İnsanları bölgeye çeken cazibe de böylece yok edildi. Şu an ise devlet misafirhanesi yapılacağı söyleniyor. Yani turizme kapatılıyor.

İtiraf etmeliyim ki benzer şeyler diğer müze ve kültür alanları için de uygulanacak diye korkuyorum.

Nitekim Mehmet Baltacı Fotoğraf Müzesi için alternatif görüşlerin dolaştığını duyup, tedirgin oluyorum.

Kısaca uzun vadeli bir turizm planı olmadan turizm gelişmez ve bu gerçeği görmedikçe Adana biraz daha ileriye gidemez.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ozan Gözüyeşil 15 Haziran 2021 / 02:09 Cevapla

Ağzınıza sağlık.
Yöneticilerimizin ilgisiz, alakasız olmaları bir yana, Portakal çiçeği karnavalı Galeria’ya sıkıştırılıp panayıra döndürülerek , eski adı dünya rakı günü, yeni adı kebap festivali de polis baskısıyla engel olunmaya, bitirilmeye çalışılıyor.