Okullar açıldı… - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 20:03

Okullar açıldı…

Okullar açıldı…
Son Güncelleme :

12 Eylül 2021 - 23:19

142 views

Geçen hafta okullar açıldı. Çevremdeki öğretmenleri gözden geçirdim hepsi çok heyecanlı. Maaşını alıp evde oturmaktan bıkmış, sanki yeni atanmış öğretmen gibi okullarına koşuyorlar. Torunum dahil yakınımdaki tüm öğrenciler de bayrama gider gibi gidiyor okullarına. Arkadaşlarına, oyunlara, geyik muhabbetlerine hatta matematiğe bile hasret kalmışlardı uzun süre. İnsan bu aslında… Sosyal yaşam içinde verdiği varolma mücadelesinden şikayet etse bile uzun süre evde kalıp, sosyal yaşamdan kopmayı sevmediği açık. Bence okulların açılmasıyla oluşan heyecan bu yüzden.

Umarım bu heyecan bitmez. Bitmez ve okul dışındaki alanlara da yayılır. Yaşama yeni heyecanlarla yeniden sarılırız. Eğer salgın geçecek diye beklersek, geçmeyeceğini görüp heyecanımızı kaybedeceğiz çünkü. Sadece heyecanımız değil, yaşama sevincimiz de yok olacak.

Ama yaşama sevincimiz yok olmasın diye, önlemleri bir tarafa bırakıp, yaşama palas-pandıras başlarsak, yaşam sevincini kaybetmemek uğruna yaşamımızı kaybettiğimizi yaşayarak öğrendik.

Okulların açılması geleceğimiz açısından çok önemli… Önemli ama…

Aradan iki yıl geçti, biz salgına rağmen okulları nasıl açarız diye bir çalışma yapmadık. Ve bir tek salgın hastanesi açmadık. Salgında yaşam nasıl sürdürülür diye bir çalışma yapmadık. Zannettik ki virüs yakın zamanda ölecek ve biz rahata kavuşacağız. Ama aradan geçen bu iki yılda virüsün ölmeyeceğini, aksine bizim onunla beraber yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini yeniden öğrendik.

Yeniden diyorum çünkü insanlık bunu daha önce sıtma, verem, veba, trahom gibi başka salgınlarda da sıkça yaşadı. Ne verem öldü ne de sıtma ama insan korunarak onların kendisine bulaşmasını engelledi.

Günümüzde de böyle olacak… Böyle olmak zorunda…

Ama korunma deyince sadece aşılanmayı anlamak da eksik! Sosyal yaşamın her alanında, okullarda, lokantalarda, alışveriş merkezlerinde, sanat alanlarında, kutlama ve taziyelerde virüse bulaşmadan nasıl bir arada bulunuruz sorusunu cevaplayan uygulamaları da geliştirmeliyiz. Hollanda’da okullar salgın boyunca hiç kapanmadı, hadi biz de okulları açalım demekle olmaz, bir de oranın almış olduğu önlemlere bakıp, onu bizim şartlarımızda nasıl uygulayacağımızı da ortaya koymamız gerekir.

Ama bunu bugüne kadar ne hükümet ne de belediyeler yapmadı, yapamadı. Halbuki salgına rağmen hayatın devam ettirilmesini sağlayacak düzenleme yapanlar halkı da yanına alıverecekti. Dükkânı kapanan esnaf, işi bozulan lokantacı, çocuğu gözünün önünde eğitimsizliğe itilen anne- baba oyunu, bu tedbirleri ortaya koyan ve uygulayan tarafa verecek hiç şüphesiz.

Artık sadece okulları açmak için değil hayatın her alanında pandemik koşullarda nasıl yaşam devam eder diye planlar yapmalı, yönetmelikler, kanunlar çıkarmalı ve toplumsal haklar ile kişisel haklar arasındaki ilişkinin yönü buna göre belirlenmeli.

Toplumsal haklar ve kişisel haklar kavramı çok önemli;

Tabi ki hepimiz kişisel hakların önemsenmesi peşindeyiz. Bu hakların başında da herkesin tedavi ve hastalıktan korunma yöntemine kendisinin karar vermesi gelir. Ancak kişi, kendi haklarının sınırı toplumun haklarının sınırına kadardır. Yani siz ben özgürüm, ağzıma gelen balgamı hemen bulunduğum yerde çıkarırım diyemezsiniz. İşte bu yüzden, aşı başta olmak üzere, tüm salgından korunma yöntemlerinin sınırları, devletin yaptığı yönetmenlikler içinde ortaya konmalı ve bunun uygulanması sıkı bir şekilde takip edilmeli.

Geçen hafta okullar açıldı ama geçen yılın şartlarıyla. Şartlarda geçen yıla göre bir değişiklik yapılmadan, bilimsel verilere dayanan yönetmenlikler oluşturulmadan açıldı. Bu yılın geçen yıla göre tek avantajı aşı… Onu da öğretmenlerin bile dörtte biri yaptırmamış.

Aşı karşıtlığının bu kadar çok olması bile hepimizi şapkamızı önümüze alıp düşündürecek bir konu…

Unutmayalım ki salgın sadece bir sağlık sorunu olmaktan çıktı, bir gelecek hatta varolma sorununa döndü.

İnsanlar bir kez daha kutuplaştılar…  Bu kez sağcı solcu veya sünni alevi diye değil, aşı yanlısı, aşı karşıtı olarak… Ekonomi bozuldu… Eğitim çöktü… Moraller yerlere kadar düştü…  Deprem, yangın, sel felaketleri de cabası… Ben bugünümüzden çok geleceğimizden korkuyorum.

Bekâ diye bir kavramı konuşuyorsak işte size bekâ…

Hep beraber olmadan da bu bekâ sorunu çözülmez.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.