Af’la peynir gemisi yürütmek! - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

19 Ağustos 2022 - 16:48

Af’la peynir gemisi yürütmek!

Bazı ülkeler vardır, dünyada ‘vergi cenneti’ olarak bilinir. OECD ve Avrupa Birliği paralel şekilde, şeffaflık ilkesi doğrultusunda, denetim faaliyetleri gelişmemiş ülkeleri kategorize ederek her yıl

Son Güncelleme :

20 Nisan 2021 - 10:16

171 views
Af’la peynir gemisi yürütmek!

Bazı ülkeler vardır, dünyada ‘vergi cenneti’ olarak bilinir. OECD ve  Avrupa Birliği  paralel şekilde, şeffaflık ilkesi doğrultusunda, denetim faaliyetleri gelişmemiş ülkeleri kategorize ederek her yıl kara listeler ve gri listeler yayınlar. Çok şükür biz şimdilik gri listedeyiz. Ama dünyada bir ‘Af Cenneti’ ülkesi sıralaması yapılsa, en başa oynayacağımızdan hiç kuşku yok. Vergi affı, sigorta pirim affı, imar affı, hükümlü ceza affı, öğrenci affı ilk akla gelenlerden. Eğer yerleşik, şeffaf,  eşitlikçi ve adalet ilkelerini içselleştirmiş bir devlet yapınız yoksa bizdeki gibi her iki yılda bir af çıkarır durursunuz.

Ülkemizde de yukarıda saydığım alanlarda son 20 yılda onlarca af çıkartıldı. Yalnız ‘af’ kelimesinin toplumda yarattığı olumsuz etki düşünülmüş olsa gerek ki devlet büyüklerimiz; imar barışı, varlık barışı, ceza indirimi gibi kulağa hoş gelen sözcüklerle yasaları kamuoyuna duyurmayı tercih etti. ‘Barış’ sözcüğü alabildiğine deforme edilerek, yasal süreçlerin dışına çıkan vatandaşların legalize edilmesinde bir araç olarak kullanılmaya başlanıldı.  Aslında kim kiminle barıştı, bunlardan neden biri diğeri ile küs, soran da olmadı. Vatandaş mı devlete küsmüştü, yoksa devlet mi millete sırtını dönmüştü bilen yok. Bu kadar sık küsüp barışmanın da topluma elbette bir maliyeti vardı. Her vergi barışında toplumun eşitlik ve adalet duygusu zedeleniyor ve her nedense yeni icra daireleri açılıyor, her imar barışında kaçak yapılar artıyor, her ceza affından sonra da suç oranları artış gösterip yeni ceza evleri açmakla övünen yöneticilerimiz çıkıyordu.           1950 yılından beri 14 kez imar affı, 35 kez farklı kapsamlarda ceza afları ve 26 kez de vergi affı çıkarıldı. Aslında hükümetlerin her ‘barış’ yasası, sistemi daha da içinden çıkılmaz yeni afların kapısını  açmak zorunda bıraktı.

Bu kadar sık  ‘af’ yasası çıkartırsanız, bir süre sonra ‘nasılsa bir gün af çıkar’ hastalıklı düşünce mottosunu topluma yayar, yasalara uyan vatandaşların da bozulmasına neden olursunuz. Binalarınız kaçak yapılmaya, vergileriniz buharlaşmaya, suç oranları tepe noktalara varmaya başlar. En nihayetinde toplum hızlı bir çürümenin içinde,  sürekli devletle ‘barış’mayı bekleyen ‘suçlu’lar cennetine dönüşür. Aslında tüm bu ‘barış’maların topluma uzun vadede ağır maliyetleri olsa da ekonomimize kısa süreli, hatırı sayılır bir katkısı olmuyor değil. Çünkü devletimiz vatandaşı ile bedava ’barış’mayı pek sevmiyorJ Paran varsa çabucak devlet seni bağrına basıyor. İmar suçu mu işledin bastır parayı al ‘kayıt belgeni’; vergi mi kaçırdın sil faizini taksitlendir gerisini… Velhasıl paran varsa devlet bile seninle uzun süre küs kalamıyor, şefkatli kolları ile sarıyordu!

Toplumlarda eşitlik ve adalet ilkeleri bir kez zedelendi mi onarılması hiç kolay olmuyor. Konfüçyüs’ün dediği gibi; devletin hazinesi adalettir. Adaleti savunmak hepimizin mecburiyeti olmalıdır. Bir taraftan imar affı çıkartıp öbür taraftan depremle mücadele edemezsiniz. Hem 2 yılda bir vergi affı çıkarıp hem de  ‘vergilendirilmiş kazanç kutsaldır diyemezsiniz. Bir taraftan ceza afları, şartla salıvermeler ile cezaevlerini boşaltırken diğer taraftan suç ve suçlu ile mücadele edemezsiniz.  Tüm bu denge mekanizmaları; yasaları ihlal eden, imar suçu işleyen, vergi kaçıran, adam öldürenin lehine bozulduktan sonra adalet ve eşitlik ilkeleri toplum vicdanında büyük yaralar alır ve toplum çürümeye başlar. En sonunda işin içinden Allah ‘af’fetsin! der ancak öyle çıkarsınız.

Kalın sağlıcakla..

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Bir okur 25 Ağustos 2021 / 06:04 Cevapla

Çok güzel özetlemişsiniz. Bravo