Başarabiliriz… - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

14 Ağustos 2022 - 06:11

Başarabiliriz…

Türkiye ekonomisinin yarası derin! Kan tutmuyor ne yazık ki! Vatandaşın alım gücü düştükçe düşüyor

Başarabiliriz…
Son Güncelleme :

31 Ekim 2021 - 18:17

Türkiye ekonomisinin yarası derin! Kan tutmuyor ne yazık ki! Vatandaşın alım gücü düştükçe düşüyor. Türk Lirası’nın değerinin yerlerde sürünmesi hepimizin canını sıkıyor. Yeni üretim modelleri gelişmiyor, enflasyonun beli bükülemiyor, yeni yatırımlar, yeni istihdam alanları da yaratılamıyor.
Pandemi elbette birçok şeyi aldı götürdü hayatımızdan. Ama gelin görün ki; şu virüsü fırsata çeviren ülkeleri gördükçe imrenmeden edemiyoruz.
Diyeceğim o ki; sırala sıralayabildiğin kadar…
Hep söylüyorum; Türkiye büyük bir ülke… Bu ülkenin kapısına kilit vurup, elimiz kolumuz bağlı vaziyette oturacak halimiz yok. Nasıl ki; Mustafa Kemal Atatürk, küllerinden doğurarak yeni bir ülke oluşturduysa bugün içinde bulunduğumuz buhranı da aşacak güce sahibiz…
Bu konuda umutsuzluğa asla yer vermedik/vermeyeceğiz.
Toplumsal kaygıları ön planda tutarak gerek sosyal gerekse ekonomi alanında atılacak yeni adımlar, yeni atılımlar güzel memleketimizi daha yaşanabilir, gıpta ile bakılacak bir ülke haline getirebilir. Yeter ki samimiyetle, yeter ki azimle ve kararlılıkla hareket edelim.

Almanya’da yaşayan Adanalı hemşehrimiz, meslektaşım Tuncay Yıldırım’ın DW Türkçe’de yayınlanan bir haberini okudum. Geniş bir perspektifle, ince eleyip sık dokuyan, araştırmacı gazetecilik örneği sergileyen sevgili Yıldırım’ı tebrik ediyorum.
Bakın, haber nasıl başlıyor:
“Almanya İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sanayide ve ekonomide büyük bir atılım yaptı. Savaşta adeta yerle bir olan ülke, yeniden kurulmaya başlandı. 1950’lerde ağır sanayi ve demir çelik gibi sektörlerde elde edilen başarılar “Alman mucizesi” olarak tarihe geçerken, mevcut iş gücü bu sanayi atılımı karşısında yetersiz kalmaya başladı. İstihdam açığını kapatmak için yurt dışından “Gastarbeiter” (Misafir işçi) davet edilmesi kararlaştırıldı. 1955’te İtalya, 1960’ta İspanya ve Yunanistan, 1961’de de Türkiye ile “işgücü anlaşmaları” imzalandı.”
1961 yılında Almanya’ya giden 55 Türk, Düsseldorf Havalimanı’nda törenle karşılanmış. O tarihten bu yana Almanya ekonomisine yön veren Türkiye kökenli insan sayısı 3 milyona dayanmış. Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki kalkınmasında katkıları olan Türk göçmenler günümüzde de ülkenin gerek sanayisinde gerek sosyal yaşam alanlarında önemli bir güç oluşturuyor. Ülke genelindeki 100 bin civarındaki Türk girişimci 500 binden fazla insanı istihdam ediyor ve Alman ekonomisine yılda yaklaşık 50 milyar euro katkı sunuyor.
Almanya’daki Türkiye kökenliler sadece sanayide değil, bilimden sanata, politikadan dijital sektörlere kadar çok geniş bir yelpazede de etkililer. Siyasette ilk Türk bakan Aygül Özkan ve Federal Meclis Başkanvekili seçilen Aydan Özoğuz, Yeşiller’in eski eş genel başkanı Cem Özdemir, Hannover Anakent Belediye Başkanı Belit Onay, tıpta BioNTech’in kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin, Dr. Özlem Türeci ve yapay kalp uzmanı Dr. Dilek Gürsoy, fizikte Prof. Dr. Onur Güntürkün, bilimde Göttingen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Tolan, medyada Tuncay Yıldırım, Özlem Topçu, Nazan Eckes, Pınar Atalay, futbolda İlkay Gündoğan, Mesut Özil, Halil-Hamit Altıntop kardeşler, sinemada Renan Demirkan, Fatih Akın, Sıla Şahin, Erol Sander, Mehmet Kurtuluş öne çıkan bazı isimler.
Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin Covid-19 virüsüne karşı geliştirdiği ‘BioNTech’ aşısının dünyayı nasıl salladığını biliyorsunuz. Şahin ve Türeci’nin Alman ekonomisine katkılarını ve kendilerinin dünyanın en zenginleri arasına girdiğini de vurgulamak gerekiyor.


İşte Türkiye’nin, insanımızın niteliği, becerileri ortada…
Alman ekonomisinin nasıl bir dünya devi haline geldiğini az çok biliyorduk ama sevgili Tuncay Yıldırım’ın www.dw.com’da yayınlanan “Misafirlikten ev sahipliğine” (tamamını okumanızı tavsiye ederim) başlıklı araştırma haberini takip ettikten sonra bir kez daha umutlarım yeşerdi.
Evet… İnanıyorum… Başarabiliriz…
İyi haftalar, umutlu yarınlar dilerim…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.