Bir yolu olmalı yaşayabilmenin... - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

14 Ağustos 2022 - 06:01

Bir yolu olmalı yaşayabilmenin…

Son zamanlarda ne kadar çok arttı intihar vakaları. Gencecik insanlar, umutlarını bırakıp ardından vazgeçip gidiyorlar bu dünyadan

Bir yolu olmalı yaşayabilmenin…
Son Güncelleme :

31 Mayıs 2021 - 21:17

54 views

Kimse duymadan ölmeliyim

Ağzımın kenarında

Bir parça kan bulunmalı.

Beni tanımayanlar”Mutlak birini seviyordu” demeliler.

Tanıyanlarsa, “Zavallı, demeli, Çok sefalet çekti..”

Fakat hakiki sebep Bunlardan hiçbirisi olmamalı.

-Orhan Veli Kanık 

Son zamanlarda ne kadar çok arttı intihar vakaları. Gencecik insanlar, umutlarını bırakıp ardından vazgeçip gidiyorlar bu dünyadan… Geride yaralı ailelerini bırakıp çaresizliğin karabatağında yok oluyorlar birçok soru işaretleriyle. Yarım kalmışlıkların yani sıra hep yaşanması mümkün olan hayatın yaşanamayan bilinmezliklerini bırakıp gidiyorlar… Süreç böylece hep bir ateşin bir ocağa düşmesiyle sürüp gidiyor. Özetle ülkemiz her gün yeni bir haber, her gün yeni bir veda edişle kucaklaşıyor.Oysa kolay olmamalı bir hayattan vazgeçmek ama işte bazen hayatın renkleri o kadar da cezbetmiyor insanı. Herkesin kara bulutları taşınabilir olmuyor ne yazık ki…***Bir insanın hayatından vazgeçiş eşiğini çok merak ediyorum. Tam da o anda içinde bulunduğu ruh hali ne oluyor acaba? Korku mu, rahatlama mı? Ya da ne bileyim pişmanlık mı? İnsan düşününce çıkamıyor işin içinden. Hepsi ayrı bir hikaye ayrı bir yenilgi… Hikayeler ne kadar farklı olursa olsun ortak nokta vazgeçmek olmuş işte onlar için. Nedeni, aması çok da bir şey ifade etmiyor açıkçası!***Son zamanlarda çok duyar olduk haberlerde bu vakaları… Bizim için üzülüp geçmekten ibaret “üçüncü sayfa” haberi olsa da hepsinin derinlerinde var olan bir gerçeğin  bizimle ortak bir paydası var aslında; mutsuzluk…Sahi neden bu kadar mutsuz bir toplumuz ki? Umutlarımız, yarınlarımız, hayallerimiz bile kaygı dolu… Aslında cevabı birçoğumuz iyi biliyor da malum bastırılmış düşünceler, korku imparatorluğumuzun bir gerçeği. Ama toplumsal anlamda yorumlayacak olursak her şeyin temelinde yatan bir gerçek var. Sevgisizlik… Ya sevmeyi bilmiyoruz ya da sevilmeyi. Kurduğumuz çıkar ilişkilerini, sağlıksız bağlılıkları, tek yönlü fedakarlıkları sevgiye sığdırıp yıprattığımız yüreklerimizin ağırlığında eziliyoruz. Bu ezilmenin üzerine bir de fiziksel koşulların çekilmez yükleri de binince katlanılmaz bir kısır döngü, girdabına alıyor insanı… ***Ancak tüm gerçekler bir yana yine de bir yolu olmalı bu hayatı çekilir kılmak, yaşamayı becerebilmek için kardeşçe… Olmalı, olmalı ki vazgeçip gitmeler son bulsun artık!

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.