Bu sendroma dikkat! - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 19:17

Bu sendroma dikkat!

İnternette gezinirken bir sendroma denk geldim. Daha önceden birkaç kere duymuştum adını ama detaylı incelememiştim. Oysa çok tanıdıkmış, araştırınca bir farkındalık olmadı desem yalan olur.  

Bu sendroma dikkat!
Son Güncelleme :

23 Ocak 2022 - 17:57

İnternette gezinirken bir sendroma denk geldim. Daha önceden birkaç kere duymuştum adını ama detaylı incelememiştim. Oysa çok tanıdıkmış, araştırınca bir farkındalık olmadı desem yalan olur.  

***

Sendromun adı Hubris… 

Tarihi yunan mitolojisine kadar iniyormuş. Bu sendrom, Ian Kershaw’ın 1998 yılında Adolf Hitler’in biyografisini yazmasıyla yeniden gündeme gelerek birçok araştırmanın konusu olmaya başlamış. Mesela Saddam Hüseyin ve Kaddafi gibi liderlerin de bu sendroma sahip olabileceği savunuluyor. 

Bilemiyorum tanıdık geldi bu sendrom, belki de bu yüzden ilgimi fazlasıyla çekti.

Hadi gelin bakalım neymiş bu sendrom, birlikte inceleyelim…

***

Uzmanların aktardığına göre bu sendromun ana teması kibir. Ayrıca; düşmanca tavırlar, aşırıya kaçan gurur ve tabii ki yoğun bencillik duygusu…

Hubris Sendromu’na sahip kişilerin genel özellikleri hitap yeteneklerindeki güçlü yönmüş. Aslında kişisel çıkarlarını gözeten bu bireyler, sıklıkla evrensel değerleri savunduklarını iddia ederek hitap ettikleri kitleleri etkilemeye çalışırlarmış. Güç büyük bir silah haline dönüşürmüş bu kişilerde. İyi niyetli ve sürekli kandırıldıklarını vurgulayıp, amaçlarının üstünü ustalıkla gizleyebilirlermiş. Bir nevi algı yönetimleri üst düzeydeymiş yani. Otoriteyi ve kitleleri yönetmeyi fazlaca önemseyen bu kişiler, kendilerini ve yaptıkları faaliyetleri sürekli övmekle meşhurlarmış. Kendilerinden daha güçlü gördükleri kişilerin önünü keserek güçlenmelerine de engel olurlarmış. Bu bireylerin etrafında beliren güruhu bu kişileri o kadar överlermiş ki bir yerden sonra güçlerinin ilahi olduğuna inanıp, kendilerini tanrılaştırırlarmış. Herkesi kucaklayan söylemlerine ve “biz”ci yaklaşımlarına rağmen üst düzey bencillikleriyle kimselere hesap vermezlermiş. Bu kişilerde gözlemlenen bazı davranış biçimlerine göre gerçeklik algıları ya hiç olmazmış ya da düşük olurmuş. O kadar özgüvenleri yüksekmiş ki kimsenin kendilerini eleştirmelerine izin vermezmiş.

Çünkü onlar hep haklı olurlarmış!

Kendi düşüncesiyle uyuşmayan kişiler, onlara göre birer düşman olurmuş çünkü doğru tabiri bir tek onlara özgü olurmuş. Hatta kendi doğruları o kadar kutsal olurmuş ki; bunu desteklemek için toplumun değerlerini ve dini olgularını kullanmakta beis görmezlermiş.

Aldıkları kararlar ve hamleleri, kibirleriyle o kadar iç içe girermiş ki yaptıkları hataları görmez, görse de gururundan şiddetlenen tepkilerinin ya da söylemlerinin ardına sığınırlarmış. Bu da onların daha çok hata yaparak mevcut konumlarını riske atarmış. Bu risk, onlarda baskı oluşturdukça daha çok paniklemelerine dolayısıyla içinden çıkılmaz daha büyük hatalar yapmalarına neden olurmuş. Bu büyük hataları bile üstlerine almayıp hep başkalarını suçlarlarmış. Ama mevkilerini kaybetme noktasına varan tutarsızlıkları onların çöküşünü hızlandırırmış. 

İşte bu yüzden bu kişilerin tedavi olmaları büyük önem taşımaktadır. Özellikle uzmanların altını çizdiği bir gerçek var ki, önemli mevkilerde bulunan kişilerde Hubris Sendromu’nun olması halinde o mevkiye bağlı kurum, kuruluş ya da herhangi bir şey bu yöneticinin davranışlarından etkilenerek çökme noktasına gelirmiş. Kişilerin bireysel yaşamlarına da ciddi zararlar veren bu sendromun en kısa sürede tedavi edilmesi şartmış.

 ***

Narsistik, histrionik ve antisosyal kişilik bozukluğu ile yakından ilişkili olan bu sendromun kişiye vereceği zararlar göz önüne alındığında, kişinin sağlığı ve refahı açısından tedaviye ikna edilmesi gerekmektedir. Bu yüzden çevrenizde ya da idol olarak gördüğünüz bir mevkide bu sendroma sahip olabileceğini düşündüğünüz biri varsa eğer, en çok da onun iyiliği için elinde bulunduğu yetkileri alıp tedavi olması için ikna etmeniz gerekiyor.

Yanlış anlaşılmasın, bu elbette o kişinin iyiliği için sadece…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.