Çocuklarını seven bir ülke miyiz? - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

19 Ağustos 2022 - 17:05

Çocuklarını seven bir ülke miyiz?

Sizce nedir bu sorunun yanıtı?
Çocuklarımızı seviyor muyuz, sevmiyor muyuz?

Çocuklarını seven bir ülke miyiz?
Son Güncelleme :

20 Şubat 2021 - 19:37

53 views

Sizce nedir bu sorunun yanıtı?
Çocuklarımızı seviyor muyuz, sevmiyor muyuz?
Yanıtını birlikte arayalım.

Son günlerde sık sık Z kuşağı kavramını duyuyoruz.
Gezi eylemleri döneminde de X kuşağı kavramıyla tanışmıştık.
Ondan öncesinde de Y kuşağı…

Benzer davranış modelleri sergileyen yaş grupları için kullanılan bu kavramlar, artık sosyolojik araştırmaların da en önemli konularından biri.

Hemen herkes “Artık gençler saygısız! Gençlik mi kaldı sanki? Bizim gençliğimizde böyle miydi? Şu gençler çok isyankar ve patavatsız! Yeni nesil çok apolitik…” gibi söylemlere tanık olmuştur.

Gerçekten de öyle mi peki?

Aslında değil!
Çünkü yeni nesillere yönelik bu tür eleştiriler hatta suçlamalar, insanların kendileri gibi olmayanlar için kullandığı sözler.
Popüler söylemle “Bizim mahalleden olmayanlara yönelik” küçümseme ifadeleri.

Kuşaklar değişiyor ancak bu söylemler hiç değişmiyor.
Her kuşak kendisinden sonra gelen kuşak için benzer söylemleri kullanıyor.
Ancak bu söylemlerin hedefinde olan kuşaklar kendilerini hiç de öyle görmüyor.

Gerçek şu ki, bu eleştirilere, suçlamalara maruz kalan her kuşağın beklentisi anlaşılmak, inanılmak ve güvenilmek !

Günümüzün son kuşağı olan Z kuşağındaki gençleri de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.

Her şeyin neredeyse süpersonik hızla değiştiği günümüzde aynı şeyleri yapıp, söyleyerek hep aynı sonucu ulaşıyoruz ancak ısrarla farklı bir sonuca ulaşacağımızı düşünüyoruz.

Bırakın yeni kuşakları anlamayı, anlamaya dahi çalışmıyoruz!
Bugün çoğu anne-babanın dahi çocuklarını anladığını, onlara saygı gösterdiğini, inandığını, güvendiğini söylemek pek mümkün değil.

Z kuşağı diye adlandırdığımız 2000 yılı ve sonrasında doğan gençlerin kendilerini ifade edebileceği bir alan yaratmak zorundayız.

Teknolojiyle doğup, teknolojiyle büyüyen, etnik köken, din, dil gibi farklılıkları çok da önemsemeyen, biraz içine kapanık, eğitimli ancak eğitim yoluyla vaat edilenlere ulaşamayacağını gören ve bilen bir kuşak var karşımızda.

Ya onları gerçek anlamda anlayıp, güvenip onlara kazanacağız ya da eski kuşak hegemonyasının kurbanı olacaklar ve onları kaybedeceğiz.

Ünlü filozof Aristo bile yeni kuşaklara aynı eleştirileri yüzyıllar önce yöneltirken, Atatürk “Benim bütün ümidim gençliktedir” diyerek Cumhuriyeti gençlere emanet etti.

Bir kuşak öncesinin bizi haksızca eleştiren tavrını biz de çocuklarımıza mı sergileyeceğiz yoksa Atatürk gibi onları anlayıp sevmeyi mi tercih edeceğiz?

Soruyu tekrar soralım:
Çocuklarını seven bir ülke miyiz?
Sizce?

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.