Da Vinci ‘Adana’ya gelmiş - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

11 Ağustos 2022 - 23:23

Da Vinci ‘Adana’ya gelmiş

Da Vinci ‘Adana’ya gelmiş
Son Güncelleme :

27 Haziran 2021 - 15:04

82 views

Araştırmacı-Yazar Haluk Uygur, tarihin en yetenekli ve yaratıcı adamlarından biri olarak tanımlanan Leonardo da Vinci’nin, 1514 yılında Adana ve yöresinde yaşanan sel felaketleri ve tufana karşı çözüm üretmek için bölgeye geldiğini ortaya çıkarttı. Uygur, Da Vinci’nin bölgedeki incelemelerine dayanarak hazırladığı haritaları da paylaşarak, “Dünya sanat tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ustasının bölgemize, belki de Adana’ya ama tartışmasız bir şekilde Aydıncık’a geldiğini; bölgenin yöneticilerinden destek, belki de para aldığını ve bölgemizin hala sorunu olan sel felaketine çareler düşündüğünü öğreniyoruz” dedi.


Tarihin en yetenekli ve yaratıcı isimlerinden biri olarak gösterilen Leonardo da Vinci’’nin, tam 507 yıl önce Adana’ya gelip, bölgeyi sel felaketleri ve tufandan kurtarmak için çalışma yaptığı ortaya çıktı. Da Vinci’nin o dönem çizdiği haritalar da gün yüzüne çıktı.

9 BİN SAYFALIK DEFTER

Araştırmacı-Yazar Haluk Uygur, Adana’da yayımlanan; ‘Gündem Çukurova’ adlı gazete için ‘Sanat Tarihi’ dersi için çalışma yaparken, kaynak olarak kullandığı Leonardo da Vinci’nin, sanatsal ve bilimsel gözlemlerini anlattığı ve tam 9 bin sayfalık defterleri mercek altına aldı. Uygur, Da Vinci’nin uzunca yazdığı not ve çizimlerde; Adana’yı özellikle işaretlediği bir Türkiye haritasından yola çıkıp, bugüne kadar çok az bilinen bir gerçeği de ortaya çıkarttı.

4 SAYFASINI AYIRMIŞ

Uygur, “Da Vinci’nin 4 sayfa ayırdığı defterindeki ilgili bölümde; Suriye Defterdarı’na hitaben yazılmış iki mektubun kopyası vardı. Belli ki Defterdar, Toroslar’dan gelen ve tufan gibi yok edici bir sele karşı, nasıl bir önlem almaları gerektiğini Da Vinci’ye sormuştu. Usta da mektubunda ona yanıt veriyordu. Mektubunda öncelikle Toroslar’dan gelen sel felaketinin tüm dünyada yaşandığından bahsederek defterdarı rahatlatmaya çalışıyor” dedi.

DA VİNCİ GÖREV ALMIŞ

Da Vinci’nin söz konusu mektubunda Suriye Defterdarı’na; “Ülkenizin bu bölgesinde, beni görevlendirdiğiniz konuda çalışmak üzere amacımıza en uygun olan şehre, Calindra şehrine girdim. Bu şehir Toros Dağları’nın eteklerinde yer alır ve batıya doğru büyük Toros Dağları’nın zirvelerini görür” ifadesini kullandığını hatırlatan Haluk Uygur, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

1514 YILINDA BURADAYDI

Da Vinci’nin birinci mektubunu, Toros Dağları’nın zirvelerini, bu zirvelerde güneşin nasıl doğup, nasıl battığını uzun uzadıya anlatarak bitirdiğini ifade eden Uygur, “Serge Bramly’in Leonardo Da Vinci’yi anlattığı kitabın Türkçe versiyonunun 391. sayfasında da yazarın 1514 yılında sel felaketleri ve tufanla uğraştığı, özellikle Suriye’deki sel felaketinin onu etkilemesi üzerine defterine tufan resimleri çizdiğini yazdığını fark edince, Calindra diye bahsettiği ve Toros Dağları eteğinde bulunan o şehrin peşine düştüm” diye konuştu.

TARİH BOYUNCA SEL YAŞADI

Haluk Uygur, “Calindra ile Aydıncık Karşıma ise, 50 yıl önceki ismi Gilendere, eski dönemdeki ismi ise Calyndra olan, günümüzde Mersin’in bir ilçesi olan Aydıncık’tı. Da Vinci’nin bahsettiği yıllarda Aydıncık, Avrupalı tacirlerin sıkça uğradığı bir limanmış. Tam o yılları bilemem ama bölgenin (Adana’nın) tarih boyunca çok sel yaşadığını, hatta aynı bölgede olan Adana’nın selden yok olacağının efsane edildiğini bilmeyen yoktur” dedi.

ADANA VE TÜRKİYE HARİTASI

Leonardo Da Vinci’nin çizdiği haritadaki Adana ve Taşköprü yazısından onun, Toroslar’da dolaşıp burada vakit geçirdiğinin anlaşıldığını savunan Uygur, “Ustanın bölgeye geldiğinin en önemli kanıtı; İskenderun Körfezi’ni, Seyhan Nehri’ni ve hatta Adana’yı açıkça gösteren bir harita çizmiş olması. Ancak bölgede Seyhan ve Ceyhan isimli iki nehir olduğunu anlayamamış, ikisini tek nehir zannetmiş. İlginçtir bu harita üzerinde tam Adana’nın bulunduğu yerde bir de köprü var” ifadesini kullandı.

‘SEL’E KARŞI ÇARE ARAMIŞ
Haluk Uygur, açıklamasını da şöyle sürdürdü; “Bu köprünün biraz ötede bir köprü daha görülüyor. (Taşköprü ve Misis Köprüsü olma ihtimali yüksek) Daha uzun olan köprünün kenarında köprü ‘ponte’ yazıyor. Bu bilgilerden yola çıkarak dünya sanat tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ustasının bölgemize, belki de Adana’ya ama tartışmasız bir şekilde Aydıncık’a geldiğini; bölgenin yöneticilerinden destek, belki de para aldığını ve bölgemizin hala sorunu olan sel felaketine çareler düşündüğünü öğreniyoruz.”

Soner Kan’ın haberi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.