DAĞINIK SARI SAÇLI DÜNYA - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 20:48

DAĞINIK SARI SAÇLI DÜNYA

DAĞINIK SARI SAÇLI DÜNYA
Son Güncelleme :

20 Haziran 2022 - 18:36

15 views

Ülkesi Covid 19 salgınından kırılır, dünyada en çok ölüm vakalarının olduğu ülkeler arasında yer alırken, İngiltere başbakanı Boris Johnson’un evinde verdiği partilerde, halkına ciddi bir şekilde uygulattığı tedbirlerin hiçbirini uygulamadığı ortaya çıktı.

Klasik Avrupa demokrasilerinde bu affedilmez bir hataydı, devletin halkı için aldığı bir karara başbakanın uymaması, eskiden olsa o kişinin siyasi yaşamını bitirirdi.

Örneğin bir zamanlar İsveç’de öldürülen Olaf Palme yerine başbakan olacak olan Mona Salin, uçaktan inip çocuğuna hediye olarak bir paket çikolata almak istemiş, ancak yanında nakit parası olmadığı için parti harcamalarında kullanılmak üzere kendine verilen kredi kartından ödeme yapınca kıyamet kopmuştu. Bu harcamayı hemen partisine bildirip, kendi cebinden ödemiş olmasına rağmen; kamunun emanet ettiği bir şeyi kötüye kullandığı gerekçesiyle siyasetten çekilmek zorunda kalmıştı.

Hatta ben arabasıyla hız yaptı diye ceza ödeyip halkından özür dileyen Avrupalı kral bile tanırım.

Kısacası eskiden olsa Boris Johnson’un hemen istifa etmesi gerekirdi ama bu yazıyı yazdığım gün yapılan güvenoyu yoklamasını açık ara kazanarak güven tazeledi.

Sapsarı ve darmadağın saçlarıyla tanıdığımız Johnson,  bir taraftan Türk, öbür taraftan Alman, ve Rus genleri taşıyan biri. Ama biz onu ırkçı söylemleri ve brexit olarak bilinen Avrupa normlarından ayrılma hareketiyle, tuhaf biri olarak tanıyoruz.

Ancak; ırkçı, kendi koyduğu kuralları bile uygulamayan, anormal davranışlarıyla tanınan bu adam İngiltere’nin Theatcher’den sonra en yüksek oyu alarak seçilen başbakanı. Yüzde birlerden başlayan populitesi onu önce Londra Belediye Başkanlığına, ardından brexiti uygulayacak gücüyle başbakanlığa kadar taşıdı.

Şaşırtıcı olan da bu halk onu yaptıklarına rağmen daha çok destekliyor. En azından desteği azalmıyor.

***

Geçen hafta Amerika’da; 18 yaşındaki bir çocuk, internetten aldığı silah ile önce babaannesini, ardından bir ilkokulda okuyan 21 çocuğu öldürdü.

İlk bakışta lanetlediğimiz bu davranış aslında Amerika’da artık kanıksandı. Bu olaydan hemen önce bir kilisede benzer bir katliam işlenmişti, ondan önce de bir markette…

Hepsinde internetten bile kolayca alabileceğiniz silahlar kullanıldı.

Böyle katliamları görünce, halkın buna tepki göstereceğini ve silahsızlanmayla ilgili kanunlar çıkarılacağını düşünüyor insan.

Ama öyle değil!

Amerika senatosuna silah satışlarını yasaklamak için getirilen her teklif, büyük oy farkıyla reddediliyor.

Yine dağınık saçlı bir siyasetçi, Trump, açık açık silah taşıma özgürlüğünü savunarak oy alıyor. Taraftarları seçimi kaybettiğinde, Amerika demokrasilerinde görülmemiş bir biçimde Beyaz Saray’ı basacak kadar cesaretli. Oyu gittikçe artıyor (en azından düşmüyor), popülaritesi partisinin üstüne geçmiş. Büyük ihtimalle gelecek seçimin de iddialı adaylarından biri olacak, belki de yeniden kazanacak.

Zannederim dünyada dağınık saç ve sarı renkten hoşlanan bir ırkçı seçmen kitlesi oluşuyor.

***

Bir sarı saçlı da Fransa’da var. Ama kadın olması nedeniyle olsa gerek saçı dağınık değil.

Marine Le Pen…

Aşırı sağcı ve ırkçı bir politikacı.

İlkokuldan itibaren kavgacı kimliği nedeniyle birçok kez okul değiştirmek zorunda kalmış, istihbarat ajanı olarak çalışıp, Cezayir’de adı işkence iddialarına karışmış, aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin kurucusu Jean- Marie Le Pen’in kızı.

Geçenlerde yapılan Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Le Pen babasının yüzde birler düzeyinde başladığı oy oranlarını, özgürlükçü bilinen Fransız halkına rağmen yüzde ellilere yaklaşana kadar yükselterek, Macron kadar güçlü olduğunu gösterdi.

Gelecek seçimlerde de cumhurbaşkanlığının en güçlü adayı olarak görülüyor. Irkçı politikasına rağmen seçilme şansı da var. Halk onu gittikçe daha çok destekliyor.

***

Bir de Putin var… O da sarı saçlı… Gerekçesi ne olursa olsun, başka bir ülkenin topraklarına girmekte hiç sakınca görmeyen, ülkesini otokrat yöntemlerle yönettiğini herkesin bildiği bir yönetici.

Böyle olmasına rağmen halkının arasında popülaritesinin gittikçe arttığını ve rakipsiz olduğunu hepimiz biliyoruz.

***

İşte beni şaşırtan şey burada;
Dünyanın bir önceki döneminin değerleri olan özgürlük, eşitlik ve insan hakları gibi kavramlar maalesef insanlar arasında artık tercih nedeni değil. Tüm dünyada insanlar katliamlara, hukuk ihlallerine, ırkçılığa karşı olan politikaları desteklemiyor artık. Yaygın bir kitle, üstelik hızla artarak, verdikleri oylarla bu değerleri umursamadığını açıkça gösteriyor.

Yani “halkın isteğiyle” yeni bir dünya kuruluyor.

Ve ben üzülüyorum ki bu dönem faşizmin halk desteğini alarak yükseldiği II. Dünya Savaşı öncesi döneme benziyor.

O dönemde de savaşın şartları böyle oluşmuştu.

O dönemde de “sarı saç” yükselen bir değerdi.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.