Değişimden korkma! - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 20:31

Değişimden korkma!

Ritmik bir ses dalgasıyla uyanır tabiat, her yeni günün umuduna. Kalbe vuran damlaların

Değişimden korkma!
Son Güncelleme :

06 Mart 2022 - 20:29

Ritmik bir ses dalgasıyla uyanır tabiat, her yeni günün umuduna. Kalbe vuran damlaların oluşturduğu kıyılarda insan düşünün içinde kurar dünyasını. Oysa insan denen varlık hep yanılgılar çizgisinden aşağı yukarı voltalar atan değil miydi?

Nedir ki insanın içindeki yanılgıların toplamı? Bir kere doğarsa insan, bu tabiatın döngüsünde yer edinir kendine. Ama karşı gelip de doğaya üstünlük tasladı mı, hem aslını inkâr eder hem de varlığını yok sayar. Şimdi bir kalbin, kendi melodisinde yok oluşunu düşünün. Yok olmak mıdır bu, yoksa o melodiye karışıp yeniden doğuş mudur?

Yeniden doğanlar bilirler bu duygunun ne demek olduğunu. Hani derler ya “değişim en büyük nimettir aslında” diye. Varsayalım ki değişimden yoksun sürdüğünü bu yaşamın. Her şeyin aynısına kanıp, bir adım ilerleyememek değil midir adı bunun? Oysa zaman bile akarken değişimin örtüsünü serer üstüne.

***

Her şeyden elimizi çektiğimizi düşünelim; değişmekten alıkoyabilir miyiz kendimizi? Birini sevmek bile değişir. Sevginin oluşumu bile değişir. Her varlık bir gün muhakkak değişir. Adına ister büyümek diyelim ister ders almak… Davranışlar, duygular, inançlar bile değişir.

Ne demişti Heraklitos: “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.”

O halde neden bu kadar korkutuyor bu değişim insanlığı…

***

“Her gün aynı elbiseyle dışarı çıkmaktan utanan insanlar, neden her gün aynı düşüncelerle dışarı çıkmaktan utanmazlar ki?” demiş Fahrian Berotti.

Sahi, savunduğumuz her ne varsa günü geldiğinde onun zararlı bir hale dönüşümü artık ona karşı inancımızın değişmesini gerektirmez mi? Bir olguya körü körüne bağlanıp da akışı durdurmak korkutmuyor da insanı neden başka bir düşünceyi savunmak korkunç geliyor. Ya da başka bir örnekle ele alırsak; mutlulukla adım attığımız bir hayatın, artık bize mutluluk vermemesinden ötürü o hayatı geride bırakıp mutlu olabileceğimiz diyarlara yolculuk yapma düşüncesi neden korkunç geliyor birine. Değiştiremediğimiz o hayatın mutsuzluğunu omuzlarımıza yüklemek hem bize hem de akışa haksızlık değil midir?

***

Kalbin melodisine kulak tıkayanlar değişimden en çok korkanlarmış bunu öğretti bu hayat bana. Ama ahenk istiyorsak, yüreğimizin götürdüğü yere akmalıyız tüm riskleriyle birlikte… Bunu da ancak tabiatla uyum halinde, kendi melodimize kulak vererek yapabiliriz.

Hadi o zaman açın kulağınızı ve iyi dinleyin; size söyleyecek daha çok şeyi var, bu hayatın…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.