“İçindeki gücü keşfet” - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

14 Ağustos 2022 - 06:29

“İçindeki gücü keşfet”

“İçindeki gücü keşfet”
Son Güncelleme :

21 Mart 2021 - 0:01

215 views

Çukurova Üniversitesi Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı ve Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoteknoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Korkmaz Güvenmez, yaşam öyküsünü anlatarak, mücadele karşısında engellerin birer birer yok olacağını ifade etti.  Özellikle toplumdaki cinsiyet eşitsizliği sorunsalından kaynaklı olarak, kız çocuklarının daha fazla emek vermek zorunda kaldığını belirten Korkmaz Güvenmez, “Kız çocuklarının doğasında var olan ve hayatlarını güzelleştirecek tarifsiz gücü keşfetmeleri, onlara tahmin edilemeyecek bir yaşamın kapısını açacak” dedi.

“KADERİNE RAZI OLMA”

Sivas’ın Gürün İlçesi’ne bağlı Kavak Köyü’nde başlayan hayatının, ekonomik zorluklarla dolu serüvenini dile getiren Korkmaz Güvenmez, eğitime sevdalı ancak okuma yazma bilmeyen bir anne ve ilkokul mezunu babanın, mücadeleci kızı olarak kaderine boyun eğmediğini ifade ediyor. Annesinin, “Bir kız çocuğunun mutlaka ekonomik özgürlüğü olmalı” öğüdünü motto edinen Prof. Dr. Korkmaz Güvenmez, İnsan, hayatı boyunca bulunduğu konumdan daha iyisine ulaşmak için emek vermeli. Şartlarınız ne olursa olsun, akıl ve beden sağlığınız ile ilgili engeller dışında hiçbir engel, sizi başarmaktan alıkoyamaz. Zor koşullar ‘benim kaderim’ diyerek mücadeleden vazgeçerseniz kendinizden vazgeçersiniz” dedi.

“HAYAL KURUN”

Küçük bir kız çocuğu iken, ailesiyle birlikte tarlada çalıştığını belirten Prof. Dr. Hatice Korkmaz Güvenmez, “Tarlada dinlenmek için mola verdiğimizde, bu koşullardan kurtulmanın hayalini kurmaya başlardım. Çevremde kendime rol model olarak seçtiğim insanları düşünür; onlar gibi hatta daha fazlasını başarabilmeyi düşlerdim. Bulunduğunuz zor koşullardan kurtulmak için önce hedefinizi belirlemeli, sonra hayal kurmalı, prensipli çalışmalı ve başardığınız her adım için kendinize daha da fazla güvenmelisiniz.  Zaten hayal kurmaya başlayıp, emek verdiğinizde ve önünüze çıkan taşları usulca kenara iterek mücadeleye yılmadan devam ettiğinizde engelleri aşmak da kaçınılmaz oluyor” diye konuştu.

OKUMA MÜCADELESİ          

Ailesinin eğitimi öncelemesine rağmen, maddi zorluklar nedeniyle ilkokulu bitirdikten sonra köye dönmek zorunda kaldıklarını ifade eden Korkmaz Güvenmez, “Okula ara vermek, beni adeta karanlık bir boşluğa itti. Bu süreçte ailemin ekonomik sorunlarını derinden hissettim. Onları tekrar Gürün’e taşınmaları için ikna edebilmenin yollarını arıyordum. Kendimce bir çözüm buldum ve her gün ilkokul ders kitaplarıma çalışarak; ‘okumak istiyorum’ diye ağlamaya başladım. 6 ay boyunca her gün bunu yaptım. Sonunda babam ‘sen üzülme, koşullar ne olursa olsun eğitimine devam edeceksin’ dediğinde başarmanın tarifsiz mutluluğunu yaşadım. Bu benim ilk zaferimdi. İlçede bir ev kiralayacaklar ve ben ortaokula devam edecektim. Bu anlamda anneme ve babama sonsuz teşekkürlerimi sunuyor ve onları rahmetle anıyorum. Onlar benim için şartları çok zorladılar bana kalan çalışmak ve başarmak oldu” şeklinde konuştu.

ADANA’YA UZANAN YOL

Ortaokulu dereceyle bitiren Prof. Dr. Hatice Korkmaz Güvenmez, liseyi okuyup okuyamayacağı konusunda da yine aynı korkuları yaşadığının altını çizdi. 14 yaşında, yatılı okul sınavına girmeye karar veren Güvenmez, sınav için Sivas’a gittiğini ve ilk kez o zaman bir şehir gördüğünü söyledi. O dönem tek amacının ekonomik özgürlük olduğunu vurgulayan Güvenmez, “Girdiğim sınavda Adana Laboratuvar Sağlık Meslek Lisesi’ni kazandım. Aileme yük olmamak için seçtiğim meslek lisesinden, daha farklı bir konumda olabileceğimi biliyordum. Laboratuvar teknisyeni olmak benim için ekonomik özgürlüktü ancak, hayallerim, para kazanacak herhangi bir meslek yapmaktan öteye geçmişti. Lise 2’nci sınıfta staj yaptığım hastanede patoloji doktorunun, hazırladığımız preparatları mikroskopta incelemek için izin istediğimde ‘senin bu mikroskobun başına oturabilmen için ya biyolog ya hekim olman gerekli. Sen teknisyen olacaksın; yerin laboratuvar’ demesi gururumu incitmişti. Ciddi anlamda sarsılmıştım ve meslek lisesine gelerek ne büyük bir hata yaptığımı anladım. O günün gecesinde mesleğimi değiştirmeye karar verdim.  Ancak meslek lisesinde okuyan gençlerin üniversite kazanması zordu. Ama başardım; üniversiteyi kazandım. Geceleri ve hafta sonları çalışarak eğitimime devam etmeye başladım ve birinci sınıfta akademisyen olmaya ve hayallerimdeki işi yapmaya karar verdim. ‘Ne yaparsan en iyisini yap’ bakış açımla, hedefime ulaştığımı düşünüyorum” dedi.

TÜBİTAK BİRİNCİLİĞİ

Toplum baskısı ve cinsiyet ayrımcılığını hayatının birçok noktasında direkt olarak yaşadığını anlatan Prof. Dr. Korkmaz Güvenmez, akademik yaşamında da mücadeleyi elden bırakmamış. Bilimsel zekasına hayran olduğu hocası Prof. Dr. Ömer Çolak danışmanlığında hazırlamak istediği bitirme tezinin, kız öğrenci olduğu gerekçesi ve ‘kadından bilim adamı olmaz’ zihniyetiyle, önce reddedildiğini belirten Korkmaz Güvenmez, şunları söyledi: “Hocamın danışmanlığında bilimsel çalışma yapabilmek için ondan bir şans istedim. Koşullu olarak kabul etti.  Onun kurallarına uyarak, gece gündüz laboratuvarda çalıştım. 1990 yılında ‘Bakterilerde Antibiyotik Direncinin Konjugasyonla Aktarımı’ konusunda yaptığım çalışma, üniversite öğrencileri proje yarışmasında TUBİTAK Bilim Adamı Yetiştirme Grubu tarafından birincilik ödülüne layık bulundu. Hem hocamın ilk kız öğrencisi olmanın hem de benden sonra onlarca kız kardeşimin bilim dünyasında yer almasına öncülük etmenin haklı gururunu yaşıyorum” diye konuştu.

KIZ ÇOCUKLARINA SESLENİŞ!

Kadınlar gelecektir, aydınlıktır, toplumun bağ dokusudur, ayakta tutan ve sıkıca bağlayandır. Kadın eğitimini öncelemek, yarınlara güvenle yürüyebilmektir. Umut ederim ki; tüm kız evlatlarımızın önceliği eğitim ve ekonomik özgürlük olsun. Buradan kız çocuklarına sesleniyorum. Gerçek sizsiniz, umut sizsiniz. Bir erkeğin sizin için alacağı armağanları değil, kendinize armağan edeceğiniz bir yaşamı düşleyin.

Hayallerinizin gerçekleşmesi dileğimle.  

Mine Yormaz

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.