İLHAN SELÇUK… TURHAN SELÇUK… ADANA’DAKİ EVLERİ… VE AKİF ABİ… - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

12 Ağustos 2022 - 00:01

İLHAN SELÇUK… TURHAN SELÇUK… ADANA’DAKİ EVLERİ… VE AKİF ABİ…

İLHAN SELÇUK… TURHAN SELÇUK… ADANA’DAKİ EVLERİ… VE AKİF ABİ…
Son Güncelleme :

17 Ocak 2021 - 18:12

108 views

“Bizi Adanalı bilirler” diye anlatırdı İlhan Selçuk… Kendisini ve ağabeyi Turhan Selçuk’u…

Asker bir babanın çocukları olarak, her biri ülkenin başka yerinde doğmuş ülke çocukları olmalarına rağmen böyle der, böyle yazardı Usta…

Adanalı olduklarının zannedilmesinin altında yatan gerçek ise davranışlarında Adanalılara has tavır ve edalarının hissedilmesiydi zannederim.

Sıcakkanlı, dilleri kalplerinin ucunda, hassas ve dik…

Bakın İlhan Selçuk bu konuda neler söylüyor;

“Adana’da bambaşka bir hava var. Bu havaya kendimizi kaptırdık. Futbola sardık, Adana takımlarında oynamaya başladık. Ve Adana barları, sinemaları, şalgam suyu, şekerkamışı, açık şişe şarabı, karsambacı (karsambaç, buzla ve vişne suyuyla yapılan bir tuhaf meşrubat)… Bir de, bütün bunların dışında, Adana’nın dostlukları ve arkadaşlıkları… Yani, insanlar arasındaki dostluk ve dayanışma… Tabii bunun sonuçları da görülüyor. Adana’dan çıkanları sayarsak, işte Orhan Kemal,

Yaşar Kemal, Yılmaz Güney, say sayabildiğin kadar… Abidin Dino’yu bile bir bakıma Adana’dan esinlenmiş bir kişi olarak ele alabiliriz. Abidin Dino soylu, ince, imbikten geçmiş kişiliği olan insandı, özünde Adana’nın insancıl, insan sevgisine dayanan kültürü vardı. Kısacası, Adana, benim kişiliğimin biçimlenmesinde önemli bir rol oynadı.”

Böyle olması şaşırtıcı değil bence. Çünkü hem İlhan Selçuk hem de Turhan Selçuk, kişiliklerinin tam oluşacağı buluğ çağında (1938-1942) Adana’da yaşadılar. Bir Adanalı gibi yetiştiler. Adana’nın havasıyla büyüdüler.

Tepebağ Ortaokulu’nu ve Adana Erkek Lisesi’ni bitirdiler.

Turhan Selçuk ilk karikatürlerini Adana’da çizdi. Okuluna giden yolun çamurlu olduğunu anlatıyordu çizgilerle. O günlerde başlamıştı kötü giden şeylere itiraz etmeye. İlhan Selçuk onun bu ruh halini “Turhan’ın dünyası yaşadığımız gerçek dünyanın eleştirisiyle oluştu… Alternatif bir dünyadır bu…” diye anlatır. Füruzan ise “Turhan Selçuk’un Adana Erkek Lisesi’ndeki yıllarını ondan dinlerken (…) ikide bir aynı konuya dönmesini isterdim. (…) Hayatın yolları beklenmez zenginliklerle doludur. Ben Adana’da bulundum etkilendim. Antik   söylencelere girmiş Toros sıradağlarının çevirdiği bu kentten sanatçı olup da etkilenmemenin olanaksızlığını kişisel tanıklığımla çok iyi biliyorum” diye yazarak anlatır eşi Turhan’ı…

Sonunda Türk Sözü gazetesi Turhan Selçuk’un işlerini yayınlamaya başladı… Zaman 1940ların ilk yılları. Yani Abidin Dino’nun da Türk Sözü’nde olduğu yıllar. İlişkileri nedir bilmiyorum, ama düşünmeden de edemiyorum, Abidin -Yaşar Kemal ve Orhan Kemal’e dokunduğu gibi- muhakkak Turhan’a veya İlhan’a da dokunmuş olmalı… Daha sonraları devam eden arkadaşlıkları bir yana, o yıllar Türk Sözü’nün izlediği Kemalist, Nazi karşıtı görüşlerde birleşmeleri birbirlerinden çok etkilendiklerini gösteriyor. 

***

O yıllarda Yaşar Kemal ile de tanıştıklarını biliyoruz. Bilmemizin nedeni İlhan Selçuk’un onun hakkında yazdığı onlarca yazı. O onlarcanın arasından bir tanesini cımbızla çekerek sizinle paylaşacağım;

“İkinci Dünya Savaşı yılları; Abidin Dino sürgün Adana’da; Yaşar Kemal öğrenci, kimi zaman edebiyat öğretmeni Arif Nihat Asya’ya takılıyor; hoca öğrencileriyle içiyor, gece yarısı bizim evin kapısına dayanıyorlar. Yaşar Kemal destan ve şiir vurgunu, halkevi (şimdiki belediye binası) kültür yuvası. Zamanın iktidarı ‘Dünya Klasiklerinden Tercümeler’ i yayımlıyor (…) Anadolu halkını dünya edebiyatıyla ‘Kemalist yönetim’ tanıştırıyor; kültür devrimini   yaşıyoruz; ‘Aydınlanma’nın Adana’ya yansıması daha başka nasıl olabilir?

Hemite Köyü’nden Göğceli; Tolstoy’la, Puşkin’le, Gogol’le tanışıyor ve de Abidin Dino’yla…”

***

 Birçoğunun içinden cımbızla seçtiğim bu yazıda dikkatten kaçabilecek bir detay var, amacım bu detayı ortaya çıkarabilmek. Alıntıya bir kez daha dönerseniz, İlhan Selçuk Adana’daki evlerinden bahsediyor. Nerede bu ev? Hala duruyor mu? Duruyorsa ne durumda?

Bir müjde olarak vereyim; evet o ev duruyor… Ardından bir de kötü haberim var; ama yıkılmak üzere…

Değerli yazar Çetin Yiğenoğlu’nun çabasıyla ortaya çıkarılan ve İlhan Selçuk ile birlikte ziyaret ettikleri ev, Tepebağ’da Bosnalı Otel’in hemen yanında… Yani eski Adana’nın en gösterişli yerinde… Ve Adana’da geçmişi yaşatacak bir ortam oluşturulacaksa, bu ortamın tam göbeğinde… Turizm potansiyeli taşıyan bir yerde…

Yaklaşık 5 yıl evvel Zeydan Karalar Seyhan’da başkan iken kamulaştırılıp korumaya alındı bu ev. Hatta restorasyon projesi yapıldı. Projeye göre orası Selçuk kardeşleri anlatan bir müze ve “Karikatür Evi” olacaktı.

Ancak maalesef üç yıldır bu projeye hiç katkı verilmediği için, bina yıkılmaya terk edilmiş durumda. Üstelik Valilik ile Seyhan Belediyesi’nin Tepebağ Konakları ile ilgili son günlerde yapmaya karar verdikleri projenin de içine alınmamış. Yaşanmışlığı ile kentimizde bundan daha değerli bir ev olamazken alınmamış.

***

Benim yazacaklarım bu kadar… Bir tarafta ülke hatta dünya sanat tarihine girmeyi hak eden değerlerimiz ve onların yaşadığı bir ev…  Öbür tarafta biz…

Gerisi Seyhan Belediye Başkanı Sayın Akif Akay’a emanet… Yani benim Akif Abi’me…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.