İran’da kadın olmak - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 19:11

İran’da kadın olmak

İran’da kadın olmak
Son Güncelleme :

31 Mayıs 2021 - 21:26

167 views

İran’da doğan bir mücadelenin Adana’ya uzanış öyküsü… Genç bir kadının 9 yaşındaki kızıyla birlikte verdiği yaşam mücadelesinin en can alıcı noktaları… Hep dediğimiz gibi yine eril bir düzenin kurbanı…

Glavij Ayoubi… Bu ismi hatırlarsınız. Onu sosyal medyada önümüze düşen şiddet videosuyla tanıdık. O da diğer hemcinsleriyle ortak bir kaderi paylaştı ne yazık ki… Aşık olduğu adamın şiddetine uğradı. Üstelik onun hüzün ve mücadele dolu hikayesi daha anavatanı olan İran topraklarında başladı.

Glavij Ayoubi, İran yasalarına kurban verdiği babasının düşünce suçundan idam edildiği bir dünyaya doğmuş. Yani doğmadan babasız kalmış. 6 yaşındayken, kocasının ölümüne daha fazla dayanamayan annesini de toprağa vererek kendisini ona kucak açan ve babam dediği amcasının yanında bulmuş. O andan itibaren yine İran yasalarına göre resmi olarak amcasının kütüğüne geçen Glavij Ayoubi, aydın görüşlü, çağdaş bir bakış açısı benimseyen eğitimci amcası sayesinde düşünmenin, sorgulamanın ve ahlakın en büyük erdem olduğunu kavramış ve öğretmenlik yaptığı İran topraklarında ezilenin yanında durarak gördüğü yanlış sisteme başkaldırmış. Tabi ki orası İran! Bunun bedelini de fazlasıyla ödemiş. Daha nice hemcinsleri gibi…

Ayoubi’nin hüzünlü serüveni bu başkaldırışlarla birlikte kendini göstermeye başlamış. Hadi gelin onun hikayesini onun ağzından dinleyelim:

Glavij öncelikle bize kendini anlatır mısın?

Ben İran’da bir mimardım. İnşaat şirketim vardı. Ayrıca öğretmenlik de yaptım. Yani hem eğitimci hem de iş insanıydım.

İran hükümetine ne zaman başkaldırmaya başladın?

İran’da özellikle öğretmenlere karşı aşırı bir baskı var. Çünkü sisteme en çok tepkiyi öğretmenler gösteriyor. Ben de o süreçle birlikte ezilen kim varsa yanında yer almaya başladım. Özellikle kadın hakları konusunda çok sayıda gösteriye katıldım. Ayrıca 2’si akademik olmak üzere 3 tane kitabım var. 3. kitabım bir şiir kitabıydı.

ŞİİRLERLE İSYAN

Füruğ Ferruhzad gibi şiirlerinle mi isyan ettin?

Aynen. Bir nevi hem Füruğ hem de Pervin İtisami gibi… İkisi de İran’ın önemli isimlerinden. Bu konuda bana ilham vermiş isimler. Özellikle Pervin İtisami ile o kadar çok bağdaştırılırdım ki bana hep “Pervin İtisami geri dönmüş” derlerdi.

Sizin de İran’ı terk edişinizde şiirlerinizin bir etkisi oldu mu?

Aslında kısmen. Şöyle özetleyeyim. İran’da bir kitap basmak için devletten izin almanız gerek ve o kitabın her aşamasının denetlenmesi gerek. Önceki dönemde onay alan kitabımın kapağı sonra ki dönemde tepki çekmeye başladı. Ve bu konuda ciddi sıkıntılar yaşadım. Kapakla birlikte içerikte sorgulanmaya başlandı tabi ki.

Kapakta ne vardı?

Mesih. Mesih’in çıplak hali          

“CEZAEVİNDE ŞİDDET GÖRDÜM, TECAVÜZE UĞRADIM”

İddialıymış. Peki, bu yüzden mi kaçtınız İran’dan

Hayır. Aslında kitabım suçlarımın arasına bir madde olarak girdi. Zaten bir aktivisttim. Sürekli başkaldırıp; sesimi çıkarıyordum. Uzun bir süre önce cezaevine girmiştim. İran’da cezaevinde işkence ve tecavüzler çok olur ben de hepsine maruz kaldım. Tabi İran’da kadın olmak yarım olmak demektir. Bir erkek bana tecavüz ettiği için ceza almaz hatta orada yasalara da giren bir madde var. Bir kadın erkeğin cinsel organına eş değerdir. İşte böyle; Bir kadın olmak orada değersiz olmak demektir. Hele de sesini çıkaran bir kadın olmak demek başlı başına öldürülme nedeni bile olabiliyor. Cezaevinde ben de çok şiddet gördüm, tecavüze uğradım. Cezaevi sürecinden sonra bana tecavüz eden adam ile evlendirildim. Onun üst kademelerle olan bağlantıları ve üzerimde kurduğu baskılar sayesinde idam cezasından kurtuldum. Çünkü beni yola getiriyor; devlete de bunun bilgisini veriyordu! Daha sonra katıldığım küçük çaplı eylemlerde kocamdan gördüğüm şiddetleri saymazsak bir sorun olmadı ancak benim hakkımda sürekli rapor veriyormuş. Böylece son katıldığım eylemden sonra üzerimdeki baskılar arttı. Bir süre sonra beni valilik binasına çağırdılar orada sözlü şiddete maruz kaldım. Sonrasında bir şekilde oradan çıkmayı başardım. Bu sırada kocamın şiddetleri de artmış, sırf diğerlerine gösteriş yapmak için daha çok şiddet göstermeye başlamıştı. Her şeye rağmen pes etmedim ve direndim.

“GİZLİCE SINIRA GELDİM”

Ya sonra?

İçeriden bana gelen bilgiyle hakkımda idam kararı çıkarılacağını öğrendim ve çok panikledim. Bir süre saklandım ancak daha sonra kızımla birlikte evime girerken gözaltına alındım. 9 yaşındaki kızımla birlikte tektim ve çok korkuyordum. Aslında daha çok kızım için endişeleniyordum. Daha 9 yaşındaydı ve İran yasalarına göre 9 yaşında bir çocuk evlenebiliyordu. Bu düşünce beni iyice korkuttu. Kızımın başına kötü şeyler gelmesinden korktum ve oradan bir an önce kurtulabilmek için bana söylendiği şekilde suçlamaları kabul ettiğim metni imzalamak zorunda kaldım. Oradakilere kızımı bir yakınıma teslim etmek için yalvardım ve bu bahaneyle eve geldim. O kadar korku ve panik halindeydim ki eve girdiğim anda tek aklıma gelen çabucak oradan kaçmaktı. Kızıma hemen eşyalarını toplamasını söyledim. Ben de evdeki paralarımı ve o güne kadar kazandığım tüm sertifikalarımı alarak oradan ayrıldım. Gözaltından çıkarken ertesi gün 11’de teslim olmam gerektiği söylenmişti ve hiç zamanım yoktu. O sırada amcamın evine geldim. Oradan da gizlice taksi ile sınıra kadar gittim. Sınırda görevliler çanta araması yaptığında, kızımın eşya olarak sadece oyuncaklarını aldığını gördüm. O zamana kadar kontrol etmek aklıma gelmemişti. Ona kızamadım bile, çünkü o bir çocuktu ve böyle bir sorumluluğu almaması gerekiyordu. Pasaport kontrolleri ve çıkan birkaç sorunu çözdükten sonra teslim saatime yaklaşık 3 saat kala yani saat 7 sularında sınırdan çıkarak Türkiye’ye giriş yaptım. Çünkü verilen sürede teslim olmadığım takdirde hakkımda yakalama kararı çıkarılacak ve ben sınırdan geçemeyecektim. Mucizevi bir şekilde başarmıştım ve artık İran sınırlarında değildim. Ancak bu sefer de başka bir korku sardı. Çaresizdim. Dilini bile bilmediğim bir ülkeye sığınacak ve 9 yaşındaki kızımla neler yaşayacaktım?

Devamı haftaya >>>

Nazire Hiçyakmazer

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.