İş hukukunda uzman görüş önemli! - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

11 Ağustos 2022 - 23:10

İş hukukunda uzman görüş önemli!

İş hukukunda uzman görüş önemli!
Son Güncelleme :

20 Haziran 2021 - 16:41

50 views

Avukat Mehtap Ulutaş, pandemi sürecinde yapılan yeni düzenlemeler ve işveren – işçi arasındaki hukuki çözümler hakkında izlenecek yolları anlattı.

Daha çok iş hukuku, ticaret hukuku ve icra hukuku uyuşmazlıkları kapsamında faaliyet gösteren Avukat Mehtap Ulutaş, son yıllarda ciddi artış gösteren iş hukuku uyuşmazlıklarının çözüme kavuşturulmasında avukatların etkisinin büyük olduğunu vurgulayarak, “Söz konusu uyuşmazlığın ne olduğunu, işçinin-işverenin hak ve borçlarının neler olduğunu, karşılıklı taleplerinin neler olabileceğini bir uzman olarak avukatların mahkemeye taşıması hem uyuşmazlığın tam olarak ortaya konulmasını ve somutlaştırılmasını hem de çözümün adil olmasını sağlar. Bu kapsamda içinde bulunduğumuz küresel sorun karşısında bir yandan Covid-19 ile mücadele ederken bir yandan da pandemi sürecinde işçi-işveren sektöründe hastalığın olumsuz etkilerinin önlenmesi amacıyla İş Kanunu’na eklenen geçici 10. Maddesi ile her türlü iş sözleşmesinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık halleri dışında işveren tarafından feshedilememesi gerektiği belirtildi. Daha sonra da işten çıkış yasakları süresi peyderpey Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla uzatıldı. Yine 7252 sayılı Kanun’la yapılan düzenleme ile işten çıkış yasağının istisnaları genişletildi ve çıkış yasağının süresi Cumhurbaşkanı tarafından en son 30 Haziran 2021 tarihine kadar uzatıldı” dedi.

KOD 29’A DİKKAT!

Ulutaş, kapanmalarla birlikte oldukça sıkıntılı süreçler yaşayan işverenlerin işçilerini işten çıkarma yasağı kapsamında işten çıkaramadıklarının altını çizerek, “Peki hiç mi işten çıkarma olmadı? Elbette ki Kanun’un izin verdiği hallerde işten çıkarmalar yapıldı. Yani iş kanunumuzun ilgili maddesinde sayılan 25. maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona ermesi, ilgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleri yasak kapsamında olmadığından bu sebeplere bağlı olarak yapılabildi ya da işçiler kendileri haklı sebeple iş akitlerini sonlandırabildiler. Ancak bu da beraberinde başka sorunları ortaya çıkardı. Şöyle ki; işverenler işçilerini işten çıkardıklarında bu durumu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmek zorundadır ve bu bildirim belirli kodlara göre yapılır. Örneğin Kod 3 belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi anlamına gelir yani işçi istifa ettiğinde SGK’ya bu kod bildirilir. İşten çıkarma yasağı kapsamında işten çıkarmalar sadece belli durumlarda yapılabildiği için işverenler cezai yaptırımla karşı karşıya kalmamak için birçok işçisini, işveren tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış nedeni ile iş akdinin feshi anlamına gelen 29 kod ile çıkarıp SGK’ya bildirimde bulundular. Oysa bir işverenin, işçisini bu kod ile işten çıkarabilmesi için işçinin İş Kanunu’nun ilgili bendi kapsamındaki fiillerden birini işlemesi gerekiyor. 25/2 maddesinde belirtilen ahlaka aykırı fiiller arasında işyerinde çalışan bir işçiye cinsel tacizde bulunmak, işyerine sarhoş ya da uyuşturucu madde alarak gelmek, hırsızlık yapmak gibi yüz kızartıcı suçlar bulunduğundan işverenin bu kod ile bildirimde bulunması işçi açısından çok ağır sonuçlara neden oluyor. Çünkü bu şekilde işten çıkarılan bir işçi kıdem tazminatı, ihbar tazminatı haklarından faydalanamadığı gibi işsizlik ödeneği de alamaz. Daha da olumsuz sonucu bu işçi başka bir işyerinde çalışmak istese işten çıkış kodunun 29 olduğunu gören diğer işverenler bu kişiyi çalıştırmak istemiyor ve kişi işsiz kalıyor. Bu anlamda işçilerin bilinçli olarak hareket etmeleri bir uzmandan yardım almalarının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz” diye konuştu.  

“İŞVERE EN FAZLA 3 AYLIK ÜCRETSİZ İZİN VEREBİLİR”

Öte yandan pandemi sürecinde işverenlere üç aylık süreyi geçmemek üzere işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırma hakkının tanındığına da değinen Ulutaş, bu durumun işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermediğini aktardı. Ulutaş, işverenlerin kısa çalışma uygulamasından faydalandıklarını belirterek şunları söyledi: “İşverenler genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplere dayalı olarak işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere sigortalıları çalışamadıkları dönem için gelir desteği aldılar. Ancak bu süreçte pek çok işyeri tutunamadı ve maalesef kapanmak durumunda kaldı.”

İŞTEN ÇIKARMALAR ARTACAK

Pandemi nedeniyle yaşanılan olumsuzlukların, sektördeki ekonomik sıkıntı nedeni ile işten çıkış yasağının biteceği 30 Haziran 2021 tarihi itibari ile işten çıkarmaların artacağı ve İş Hukuku uyuşmazlıklarının büyük oranda artış göstereceği kanaatinde olduğunu ifade eden Ulutaş, “Haksız olarak işten çıkarıldığını düşünen işçi hakkını aramak için nasıl bir süreç izleyecek? Bu aşamada da işçinin işçilik hak ve alacakları için öncelikle arabuluculuk sürecine başvurması, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığı hallerde ise dava yoluna başvurması gerekecektir. Hukukumuzda 01.01.2018 tarihinden itibaren İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi açık bir ifade ile kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olunması dava şartıdır denilerek belirtilen talepler yönünden arabuluculuğa başvurulması zorunlu hale getirilmiştir.  İşçi kendisi veya avukatı aracılığı ile yapacağı arabuluculuk başvurusunda işvereni ile anlaşırsa dava açamayacak; ancak anlaşma sağlayamazsa dava açmak suretiyle sürece devam edecektir” şeklinde konuştu.

“SÜRECİN AVUKATLARLA YÜRÜTÜLMESİ DAHA SAĞLIKLI”

Ulutaş, işçilerin arabuluculuk süreçlerine avukatları aracılığı ile başvurmasında ve süreci avukatları ile götürmesinin daha faydalı olacağını söyleyerek, “İşçiler, süreci tek başlarına yürüttüklerinde haklarını tam olarak bilmedikleri ve arabulucunun da hukuki bilgilendirme yapamaması nedeni ile bazen gerçekte alabileceği tutardan daha düşük meblağlarda anlaşmalar yapabiliyorlar. Ancak sürece taraf avukatları dahil olursa taraflar hukuki anlamda haklarını bilecekleri için gerçek bedellere yakın anlaşmaların daha çok çıkacağını söyleyebilirim” dedi.

Nazire Hiçyakmazer

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.