Kadın ve siyaset - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

19 Ağustos 2022 - 16:35

Kadın ve siyaset

Bu makale yayınlandığında gün 8 Mart’ı gösterecek. Sosyal medyada, yerel yönetimler sokaklarda 8 Mart Günü’nü kutlayacak. Aslında kutlanılacak bir gün

Kadın ve siyaset
Son Güncelleme :

06 Mart 2021 - 19:57

131 views

Bu makale yayınlandığında gün 8 Mart’ı gösterecek. Sosyal medyada, yerel yönetimler sokaklarda 8 Mart Günü’nü kutlayacak.  Aslında kutlanılacak bir gün değildir. Tarihine baktığımızda acılar, göz yaşları ve mücadele bulunduğundan olsa olsa Kadınlar Günü Anması olmalıdır.

8 Mart tarihçesini uzun uzun burada paylaşma imkanım olmadığı için Kadınların toplumumuzda yeri hakkında yazmak istiyorum. Ülkemizde ilk kez 1921 yılında, iki komünist kız kardeş Rahime Selimova ve Cemile Nuşirvanova’nın girişimi ile gerçekleştirildi. Bu tarihten sonra yıllar boyunca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarına izin verilmedi. 1975 yılında “Birleşmiş Milletler Kadın On Yılı” ilan edildi. Türkiye de bu kapsamda yer aldığı için 1975 yılında Türkiye’de “Kadın Yılı Kongresi” gerçekleştirildi.

Beş Yıl kutlandıktan sonra 12 Eylül Darbesi ile dört yıl süreyle yasaklandı. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından kutlanmaya devam edilmektedir.

İçinde yer aldığımız topluluk her yıl 8 Mart’a Kadınlar hakkında mesaj veriyor. Peki kadınların yönetimlerde siyaset de durumu nedir? İstatiksel veriler yerine kadınlar bu durumun nedenleri şu şekilde sıralıyor.

Kadınların hayat boyu tüm süreçlerde karşılarına çıkan eşitsiz ve ayrımcı engellemelerin bütünü, demokratik sürece katılımlarını da engelleyen birer bariyer. Kadınlar eğitimde erkeklerle eşit olanaklara sahip değil. Hâlâ erken yaşta evliliklerin normal kabul edilmesi için yasa değişikliği önerilerini tartışıyoruz. Eğitim olanağına kavuşan kadın, toplumsal cinsiyet rollerinin getirdiği beklentiler sonucu ev işi sorumlulukları ile çocuk, hasta ve yaşlıların bakımını üstlenme gibi nedenlerle istihdam alanına erkekler kadar katılamadığı gibi, ev içi emeklerinin karşılığını da alamıyor.

İş dünyasında belirli sektörler yalnızca erkek alanı olarak kabul ediliyor. Çalışma hayatına atılan kadınlar hem işte hem evde çalıştıkları için erkeklerden daha fazla emek harcayıp yıpranıyor. Erkekler ev işlerini üstlenmeyerek işten arta kalan zamanlarını kendilerini geliştirmeye, sosyalleşmeye, siyasetle ilgilenmeye ayırabiliyorken, kadınlar eşit miktarda boş zamana sahip değil.

Her şeye rağmen söz konusu bu bariyerleri aşabilen kadınların ise, gerek adaylık gerekse seçilme sürecinin ekonomik maliyetini karşılayabilecek durumda olmaları gerekiyor. Bu parkurları aşıp siyasete atılan kadınlar, parti tüzüklerinde ve yasada kota, fermuar sistemi gibi koruyucu maddeler olmadığı için bu kez de erkeklerle eşit şekilde seçilebilir yerlerden aday gösterilmiyor. Tüm bu engellere rağmen seçilebilen kadınlardan da eril zihniyet ile kurulan bir düzen ve siyasete göre hareket etmeleri ve itaat bekleniyor. Kadınlar “erkek” alanı olarak görülen iç ve dış işleri, ekonomi, adalet, sağlık, eğitim gibi hayatın genelini düzenleyen alanlarda görevlendirilmezken, cinsiyetçi bir biçimde, kadın ve aileye ilişkin alanlarda siyaset yapmakla yetinmeleri ve bu gruplandırmaya razı olmaları isteniyor. Kadınlar ülke yönetir pozisyona gelseler dahi, kendilerinden öncelikle kadınlık ve annelik rollerini yerine getirmeleri bekleniyor. Siyasetçi erkeklerin haftalarca evleri, çocukları, eşleri ile ilgilenememeleri normal karşılanırken, siyasetçi kadınlara önce anne ve eş olduklarını unutmamaları gerektiği hatırlatılıyor. Oysa bu denge her iki tarafın da birbirini desteklemesi ile kurulabilir. Sonuç olarak Kadınların yer almadığı siyaset, kadınların ihtiyaçlarına cevap vermediği gibi, kadın deneyiminin ve kadınların ürettiği çözümlerin de toplum düzenine yansımaması gibi bir sonuç doğuruyor.

Toplumda eşitliği umudu ve mutlu geleceği kadınsız gerçekleşemeyeceğini bilmek gerekiyor. 21. Yüzyılda herşey değişiyor Siyaset de kadın yerinin değişmesini umut ediyorum. Bu duygularla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü Anıyorum.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.