Karanlığa doğan kabusa yürür! - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

12 Ağustos 2022 - 00:02

Karanlığa doğan kabusa yürür!

Etrafa ışıklar saçması gereken yürekler nasıl yok ediliyor bu bağnazlığın, bu kirliliğin içinde

Karanlığa doğan kabusa yürür!
Son Güncelleme :

16 Ocak 2022 - 14:38

İki dakikalık keyifleri uğruna bir çocuk dünyaya getiriyorlar. Sanki anne baba olmak özel bir marifetmiş gibi kasım kasım kasılıyorlar. Ondan sonra da kendi yumurtaları ve spermlerinin ürünü diye o çocuğa tümüyle sahip olduklarını sanıyorlar. Bu güzelim çocuklar onca baskı, onca eziyet, onca mutsuzluk, resmen telef oluyorlar.

-Duygu Asena

Etrafa ışıklar saçması gereken yürekler nasıl yok ediliyor bu bağnazlığın, bu kirliliğin içinde… Ebeveyn olma yetisinden yoksun bireylerin sırf kendi ego tatminleri uğruna dünyaya getirip de kaderine terk ettikleri hatta o kötü kaderi kendi elleriyle yazdıkları gençler birer birer yok oluyor, yok ediliyor.

Bir çocuğu dünyaya getirmek değil asıl marifet. Önemli olan varlığını ruhuyla bütünlemekte… Bütünlenmeyen var oluş beraberinde doğmuş olmanın lanetini getiriyor ne yazık.

Gidenlere, yitenlere, zihinleri karanlık bir balçığa saplananlara yanıyorum. Baksan nerelerde, ne başarılara imza atacak bir birey, sırf köhneleşmiş bir zihnin kucağına doğduğu için aydınlığa elini uzatamadan başıboş bir cahilliğin pençesinde zindanları yurt, yuva belliyor kendine ne yazık.

Bir çocuk dünyaya gelmek için ilk adımı attığı anda ondan sorumlusunuz, maddi manevi! Nasıl ki dünyaya geleceği zaman o çocuğun onayını alamadıysanız; sırf annelik babalık gösterisini sergilemek ve ilerideki yalnızlığınıza perde çekmek için o çocuğu bu cehenneme mahkûm ettiyseniz, kendi yuvasının içinde ona cenneti var etmek zorundasınız! Sırf istediğiniz gibi biri olmadığı, sizin doğrularınıza uymadığı veyahut egonuzu okşamadığı için çıkarlarınızı çatıştırırsanız ya bir canavar yaratırsınız ya da var oluşuna bir çizik atıp yok oluşa freni boşalırcasına giden bir insan! 

Hayır! Bir çocuk ebeveyninden sorumlu değildir; ebeveyn o çocuktan sorumludur. Doğumu, temel ihtiyaçları, sağlığı, eğitimi, hayata karışması, bu lanet dünyada kendini güvende hissetmesi, sevilmesi, sevgiyi ve sevmeyi öğrenmesi sizin sorumluluğunuzdur. Doğayı, hayvanları, insanları yani özetle tabiatını sevmesi sizin sorumluluğunuzdur. Hani duyarız ya “Hayırsız evlat anneyi babayı sokağa attı” diye. İşte bir düşünün bakalım bir insanın yüreğine vicdan yoksunluğu ekildiyse ilk taşı kime atmak gerekir?

Tamam, kabul; kötülük insan neslinin geninde yaratılıştan beri süregelen bir olgudur. Ama iyiliğin yüceliğini aşılamak da ailede, okulda ve sosyal hayatta biter. Her yetişen birey sağlıklı bir ebeveynin kucağında büyür, kollarında uyursa; aile, okul ve sosyal hayatı var eden bireyler de iyiliğin, vicdanın büyüsünde büyür! İşte o zaman zaten hayırsız evlatlar da tükenir, cinayetler de azalır, katliamlar da sonlanır! Hatta çok ütopik ama belki savaşlar bile biter…

Sırf basmakalıp dayatmalara, toplumun kabul gördüğü yaptırımlara, mahalle baskısının sinmişliğine bürünüp yetiştirdiğiniz çocuklarda özgürlüğü yoksunluk haline dönüştürürseniz, çok tapındığınız yaratıcıya da kendi genlerinize de ihanet etmiş olursunuz. Çünkü mutsuzluk bulaşıcıdır, tehlikelidir ve kötülük var edicisidir.

Anne ya da baba kutsallığınız bir kelimden ibaret olmamalı. Sırf ata kalıbının altında birkaç dönem önce doğmuş olmanın rehavetinde olmamalısınız. Unutmayın ne ekerseniz onu biçersiniz.

Salın artık çağ dışı toplumsal normlarınızı da bırakın mutlu olsun insanlar!  

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.