Karanlığıma… - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

19 Ağustos 2022 - 18:00

Karanlığıma…

İçimden süzülen karanlıktan korkmayı da onu kucaklamayı da öğrendiğimden beri isyanlarımın bile pek

Karanlığıma…
Son Güncelleme :

15 Kasım 2021 - 15:24

İçimden süzülen karanlıktan korkmayı da onu kucaklamayı da öğrendiğimden beri isyanlarımın bile pek bir masumca kaldığını gördüm. İçimde affettiğimi sandığım duygulara hala ne öfkeler beslediğime şahit oldum. Şimdi, rüzgâra pencere açtıran yüreğim ayazda kalmışçasına titrer oldu; aynı küçük bir kedi yavrusu gibi…

***

Masum olmuş muydum ben de hiç? Ne zaman koptu bu ipin ucu? Ben ne ara geçtim o siyahın tarafına?

Şu sıralar kötünün ardından akıp gidiyorum. Aklım hep yaramazlıklarımda; bu şeytani düşüncenin kanlı lekesi, ne zamandır içimde bilmiyorum.

Pencereme çiçek koyacak kadar masum değilim anlayacağınız. Zaten çiçeklere de bakamam. Ki ben kaktüse bile yaramayan bir felaketim. Her felaket kendini doğuruyorsa hiçlikte, işte ben de o hiçliğin yoğurduğu bir hayatın kalp atışıyım…

Şu sıralar kötünün ardından akıp gidiyorum. Zihnimde kararmış bir fırtına, öncesinde de kulakları sağır eden bir sessizlik. Hangi mezar taşına defnedildim? Ellerimdeki soğuk lekenin sahibi kim? Kaç kere kırıp döktüm ben; lanetli gibi kaç kere uğurlandım o cehenneme alkışlarla?

***

Fark etmeden nice toz bulutlarına sarılmışım. Hepsi birer yalana dönüşürken, kırıntılarımı bile dökmüşüm sokak aralarına. Dünyadaki ayak seslerine kulak kesildim bu aralar. Asılacağım urganın örülüşünü seyrediyorum. Füruğ Ferruhzad da söylemişti, “Seni öpüyorken kafalarında seni asacakları urganı örüyorlar” diye.

Şimdi o urganın ucuna yaklaşan kafamın içinde kasırgalar doğuyor, bir ana rahminin sancısıyla. Benzemez hiçbir acıya demişlerdi. Haklılar mı acaba? Zira içimdeki acının tarifi yok şu sıralar. Nelere katık etmişken acıları, şimdi bir de bu mu çıktı? Saklanmak lazım o halde; uzak diyarların destansı kahramanlarının ardına.

***

Buz gibi bir kentin, yangın yeri semtinde sahipsiz bırakılan birer çocuk kadar büyük nefretim. Elimden tutanı küle dönüştürüp yakacak kadar derin yangınım. Sanki kundaklanmış tenimin kavrulan sıcaklığına inat, pek bir soğuk insanlar.

Şimdi, bu savaşın ortasında kavrulan kalp yaralarımı korumalı tüm gücümle. “Nasıl?”ını bilemeden…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.