Kendini inkar etme! - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

14 Ağustos 2022 - 06:17

Kendini inkar etme!

Uçuruma doğru avazın çıktığı kadar susmak mıdır, bu hay

Kendini inkar etme!
Son Güncelleme :

29 Kasım 2021 - 20:17

Uçuruma doğru avazın çıktığı kadar susmak mıdır, bu hayatı böylesine gürültülü yaşamak? Ertelediğin her şeyin gün yüzüne çıkmasından korkar gibi yaşamak mı bu peki! Ya bir sınırın ucunda ellerin kolların bağlı beklemek; veyahut bir kapı eşiğinde kalakalmak çaresizce… Nedir bu sessizlik? Daha kendine kök salamadan soğuk bir mezar taşının başında gerçekliğinle yüzleşmek belki de… İnkar etmek kolaydır. En güvenli kaçış yolu. Ama ya gerçekler… Onlarla yüzleşmek nasıl bir duygudur?

İnsanın kendi içiyle yüzleşmekten korkması! Ne kadar da acizce… Oysa “cesurum ben”lere kayıplar yaratan bu acizlik, tüm maskelerin gün sonunda rafa kaldırılması gibidir. Kendini mi kandırmak acaba bu?

İçinde gizlediğin ne kadar duygu varsa; şimdi bir kapı eşiğinde… Ya çalarsa o kapı!

***

Hatırlarsın yüreklerin yetim sevinçlerini; buruk, hüzünlü ve eksik… Aslında uzaklara gidesin gelir sevinçlerini de alıp. Ama ne mümkün; gidecek yolların karlarla kaplıdır şimdilerde. Bir de kapattığın kapıların gürültüsü yankılanır zirvelerden. Bazen özlemek de yüktür insana. Hatta o özlemlerine inat içindeki gizlere prangalar taksan da. Tane tane dökülür şimdi acılar. Yarım bırakılan hep bir adım ötende… Kovalasan da bilirsin yakalanmayacağını.  

Senden kaçanlar gide gide eski bir evin bahçesini bulup toprağına gizlenir. Sen de ararsın bulamadığını; her neyse o artık.  Eşelediğin toprağın özüdür belki de bahçesindeki ağaçlar… O ağaçlardaki dallar, o dallardaki yapraklar…

Birden dönüşüverir tüm yarım bıraktıkların sana. Silikleşen hayallerin damlar, anlarının eşliğinde. Rüzgarla gelen bir kokuda bulursun benliğini. Sanki hep oradaymış hissi dolar ciğerlerine. Hep orada olduğunu bilsen de içten içe, bir “hoş geldin” demekten alı koyamazsın kendi.

İnsan neyle yüzleşmekten korkarsa onun kucağına düşermiş. Sen de hep “Korkmayacağım artık!” diye söz verirsin kendine ama tutabilmek ne mümkün! Çocukluğundan sobelenmişsindir bir kere…

Kendinle hesaplaşma günü geldiyse eğer kaçamazsın bu sağanaklardan. Çatı altları da kuytu karanlıklar da ele verir seni.

Puslu bir ses, yankısı yaralı bir çığlık… İnsan gölgesine bile saklanamıyor. Saçma! Belki de tüm imkansızları geride bırakmaya çabalamaktır asıl saçma olan… Yine de yüzleşmekten kaçmak akıntıya kürek çekmek gibi… Sonucu bellidir. Zamanını kollar yalnızca. 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.