Kent Sosyolojisi ve Son Kuşak - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 20:09

Kent Sosyolojisi ve Son Kuşak

Orta çağ döneminde ulus bütünlüğü olmadan şehir devletleri halinde yönetimler bulunmaktaydı. Sonrasında şehirler

Kent Sosyolojisi ve Son Kuşak
Son Güncelleme :

13 Mart 2022 - 21:24

19 views

Orta çağ döneminde ulus bütünlüğü olmadan şehir devletleri halinde yönetimler bulunmaktaydı. Sonrasında şehirler birleşerek ülkelerin sınırlılarını oluşturdu. Rönesans ile ulus kavramı ön plana çıkmaya başladı. Sanayi devrimi ile kentler de mal ve hizmetlerin yayılmaya başladı. Otomobilin icadı ile şehirlerin ulaşım ağlarını arttırdı. Şehirlerde yaşayan nüfus bu gelişmelerden önceki ki homojen yapısını kaybetmeye başladı. Aynı dil, din, ırk, cinsiyet ve eğitim gibi kültürel özellikler farklılaşmaya başladı.

Bu durum 19. Yüzyıldan sonra şehir plancılarının kent tasarımlarını da farklılaştırmaya başladı. Kent yüzeyinin her yerinde aynı büyüklükte ve fonksiyon da mekânsal tasarımlar yerine farklı tasarımlar başladı.

18. ve 19. Yüz yılda barınma alanları ile çalışma alanları arasında ki ilişkiler, eğlence dinlenme alanlarının önerilmesi tüm kullanımlar arasında güçlü ulaşım bağlantısı şehir plancılarının ana gündemi oluşturmaktadır. Günümüz de ise bu yaklaşıma ek olarak mevcutta yaşayan ve gelecekte yaşayacak nüfusunun beklentilerinin analizi gerekmektedir. Çünkü tasarlanan mekan zamanla etki alanındaki çevreyi ve insanları etki alanına alacaktır.

Dünya da bilinen sosyoloji kuramlarında 2000 sonrası doğan kuşak “z kuşağı” diye ifade edilmektedir. Z harfi birçok dilin alfabesinde en son harftir bundan dolayı bilinen mana da insan evriminin son aşaması olarak kabul ediliyor.  X ve Y kuşağını oluşturan popülasyon yaşamı sona erdiğin de Z kuşağı ve sonrası kuşağı oluşturan kişiler tüm evrenin yöneticisi haline gelecekler.  Z kuşağı, yapay zekaları, nanoteknolojileri, bioteknolojileri  kullanarak  insan bedeni dahi değiştirirken benzer dinden olmak, ulusçuluk, milliyetçilik, kabilecilik, ailecilik v.b. değerleri önemsememeye başlayacağı tahmin edilmektedir.

Sosyal bakış açısındaki bu değişimler kentsel alanlarda yer alan barınma, çalışma eğlenme dinlenme ve ulaşım gibi mekânsal alanların da bugünden farklılaşması beklentisi içerisin de olacağı tahmin edilmektedir. Bu durumda hem mevcut şehirlerin planlarının hem de yeni kentsel gelişme alanlarının yeni bakış açısı ile ele alma zorunluluğu doğuracaktır.

Her ne kadar günümüz de imar planı yapım yönetmeliklerin de sosyal araştırmalar bölümü yer alsa da çok fazla sosyal doku analizine rasgelemiyoruz.  Bütüncül planlama anlayışı ne yazık ki ülkemiz de olmadığından ciddi bir sosyoloji ve kentsel sosyoloji araştırması yapılmıyor. Hiçbir sosyal analiz yapmadan belediye meclislerinde her ay yüzlerce imar planı değişikliği ile mekanların oluşmasını izliyoruz.

Merkezi ve yerel yönetimlerin insan evriminin son nesil olarak adlandırılan kuşağın beklentilerini araştırıp mevcut nesil ile uyumlu zaman ve mekan kavramı kurgusunu yeniden ele alınması gerektiğini biliyoruz. Umarım bu duruma hazırlık yapılır ve tüm kuşakların sahiplendiği kentlerimizi inşa ederiz.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.