Koruma Kullanma Dengesi - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 19:42

Koruma Kullanma Dengesi

Geçen hafta bu köşede çevre sorunlarından küçük bir kesit paylaşmıştım. Bu haftada bakışımızı daha da genişletmek istiyorum

Koruma Kullanma Dengesi
Son Güncelleme :

20 Şubat 2021 - 19:51

104 views

Geçen hafta bu köşede çevre sorunlarından küçük bir kesit paylaşmıştım. Bu haftada bakışımızı daha da genişletmek istiyorum. Bu satırları yazarken kent yönetimine baktığımda hiç bu konularla ilgili açıklama yapılmadığı veya bölgenin sorunları için açıklamalar yapılmadığı gözlemekteyim. İklim değişikliği krizinden doğal afetlerden küresel ısınmadan zaman zaman açıklamalar olsa yeterli ses getirmediği görülecektir.

Bölgemizde önemli sulak alanlar, koruma alanları ve korunması gereken türler mevcuttur.

Gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmak ve ekosistemin korunması için koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gerekmektedir.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (World Wide Fund for Nature ya da kısaca WWF) 2012 yılında açıkladığı raporda, Doğal kaynaklara yönelik talep 1966’dan itibaren iki katına çıktığını belirtmektedir. Ayrıca Mevcut durumda faaliyetleri sürdürebilmek için 1,5 gezegene eşdeğer kaynak kullanıldığını ve yaşama ve iş yapma biçimleri bugünkü gibi devam ettiği takdirde, yapılan tahminler 2030 yılında yıllık talebi karşılamak için iki gezegene ihtiyaç duyulacağını söylemektedir.

WWF tarafından hesaplanan Yaşayan Gezegen Endeksi, 1970-2008 arasında biyolojik çeşitliliğin % 30 gerilediğini göstermektedir. Toplumların ve ekonomilerin temelini oluşturan ve doğal sermaye olan biyolojik çeşitlilik, ekosistemler ve ekosistem hizmetlerinin korunması elzemdir.

Bölgemizde ulusal ve uluslararası düzeyde öneme haiz birçok alan bulunmaktadır. Bölgemizde çok sayıda tabiat parkı, tabiat anıtı, yaban hayatı geliştirme sahası ve bir adet milli park mevcuttur. Bunların yanında dünya çapında önemli sulak alanlara sahiptir. Türkiye’deki koruma altına alınmış 13 Ramsar alanından ikisi bölgede bulunmaktadır (Akyatan Lagünü, Yumurtalık Lagünü )

Akyatan, Tuzla, Ağyatan ve Yumurtalık Lagünlerinin yer aldığı Çukurova Deltası ve Paradeniz Lagünü ve Akgöl’ün yer aldığı Göksu Deltası önemli kuş alanları olup dünyanın sayılı kuş göç yolları arasındadır. Bugüne kadar Akyatan Lagününde 250 kuş türü, Göksu Deltasında ise 332 kuş türü tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalar özellikle kış aylarında ve göç zamanında kuş popülasyonunun ve tür sayısının önemli ölçüde arttığını ortaya koymuştur. Deltalar özellikle büyük flamingolar için düzenli kullanım alanı olmalarından dolayı ayrı bir öneme sahiptir.

Şehrimizde yaşadığımız geri dönüşüm atık krizi, korunması gereken alanların her geçen zamanda kirlenmesi önlemleri gecikmeksizin alınmasını şart koşmaktadır. Çevre felaketine ilişkin uluslararası düzeyde yaklaşık 20 yıl önce adımlar atılmaya başlanmış ancak günümüzde iyileştirmeler sağlanamamıştır.

2002 yılında yapılan Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi Uygulama Planı’nda yer aldığı üzere sürdürülebilir kalkınma, insan sağlığının ve çevrenin korunması için sürdürülebilir olmayan üretim ve tüketim kalıplarının değiştirilmesini gerektirmektedir. Bu önerilerin yerel yönetimlere, üniversiteye ve il müdürlüklerine de etkisi olmalıdır.

Yeşil ürün tasarımında ürünün hayat döngüsü içinde çevre üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerin en aza indirilmesi gerekmektedir. Ürünlerin etkin enerji ve su kullanması, gereksiz detaylardan arındırılmış ve ayrışabilen parçalardan oluşması yeşil ürün tasarımının diğer önemli noktalarıdır. Şehrimizde üretim süreçlerinin ve ürünlerin çevre dostu tasarımlara sahip olması teşvik edilmeli, bu sayede sürdürülebilirlik sağlanırken bir yandan da rekabet avantajı kazanılmalıdır.

Sürdürülebilir tüketim kalıpları üzerine özellikle gençlerin ve toplumdaki diğer grupların farkındalığı artırılacak ve tüketim tercihlerinde doğa dostu ürünlerin kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yapılmalıdır. Geri dönüştürülmüş veya geri dönüşebilir malzemelerden yapılmış hatta doğal ve doğada çözünebilir malzemelerin kullanıldığı ürünlerin kullanımı teşvik edilmelidir.

Ayrıca tüketiciler tarafından atıkların kaynağında azaltılması ve geri dönüşüme yönelik kaynakta ayırma konusunda da tüketicilere görevler düşmektedir. İlçe belediyeleri, STK’lar ve diğer ilgili paydaşlarla işbirliği içerisinde atık yönetimi konusunda tüketiciler bilinçlendirilmesi için çalışmalar yapılmalıdır.

Plastik atıkların Avrupa’dan getirilerek, çöp şehir görüntüsüne büründürmeye çalışırken bu satırları okurken Adana’mızı gözümüzün önüne getirdiğimizde hayal olduğunu düşünebiliriz.

Doğal, kültürel ve insan kaynağı zenginliklerimiz ile bu hayallerimizi gerçekleştirenlerin çıkması dileğiyle…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.