Nüfusun iki katı ‘acil’lerde - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 19:57

Nüfusun iki katı ‘acil’lerde

Nüfusun iki katı ‘acil’lerde
Son Güncelleme :

21 Mart 2021 - 0:06

160 views

Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Selahattin Menteş, Adana genelinde pandemi sürecini ve sağlık sisteminde yaşanan sıkıntıları Gündem Çukurova’ya anlattı.

Menteş, Türkiye’de kışkırtılmış bir sağlık sistemi olduğuna dikkat çekerek, şehir hastaneleri konusuna bir kez daha değindi. Türkiye’nin sağlık sisteminin, koruyuculuktan çok tedaviye yönelik olduğunun altını çizen Menteş, “Toplum nüfusunun 2 katı kadar acillere yıllık başvuru oluyor. Bunun sebebi, hastalanmadan önce gerekli önlemlerin alınmıyor olması. Ayrıca dünyada da en çok MR çekilen ülkelerden biriyiz” dedi.

“HEKİM SAYISI YETERSİZ”                         

Ülkemizdeki sağlık çalışanları sayısının Avrupa ülkelerine göre oldukça düşük olduğunu belirten Menteş, “Avrupa ülkeleriyle kıyasladığımızda hasta başına düşen doktor ve diğer sağlık çalışanlarımızın sayısı oldukça düşük bir seviyede. Ancak buna rağmen çalışma kapasitesi ve saati olarak en fazla çalışan sağlık personeli de yine ülkemize ait. Örneğin bir Avrupa ülkesinde bir hekim günlük 10 ile 20 hastaya bakıyorsa ülkemizdeki hekimler günlük 100 hastaya bakabiliyor.  Türkiye’deki hekimlerin ve sağlık çalışanlarının ilk zamanlarda pandemiyi iyi yönetebilmesindeki en büyük faktör buydu. Bizim sağlık çalışanlarımız yoğun tempolu çalışma koşullarına alışık ama Avrupa ülkelerindeki çalışanlar bu tempoyu kaldırabilecek durumda değildi. Bu yüzden Türkiye’nin bir süre sağlık sistemi açısından pandemide başarı yakalayabildiyse bunu sağlık çalışanlarımızın yoğun tempolarda çalışabilme başarılarından kaynaklı” dedi.

KIŞKIRTILMIŞ SAĞLIK POLİTİKASI

Türk hekimlerinin bu yoğun tempodaki çalışma koşullarının patolojik bir durum olduğunun da altını çizen Menteş, “Genel olarak bakıldığında Türkiye’de kışkırtılmış bir sağlık politikası uygulanıyor. Türkiye’de sadece tedavi amaçlı bir sağlık hizmeti bulunuyor oysa koruyucu hizmetler açısından hiçbir önlemimiz yok. Aile sağlığı ya da toplum sağlığı merkezlerinde hastalığı önleme çalışmalarındansa, hastaların özellikle şehir hastanelerine gelip oralarda tedavi olması bekleniyor. Çünkü şehir hastaneleri sistemi bir hastaneden çok şirket mantığı ile işliyor. Yani ne kadar çok hasta gelirse o kadar çok para kazandırır. Bu nedenle Türkiye’de çok sayıda hasta var. Bu nedenle toplum nüfusunun 2 katı kadar acillere yıllık başvuru oluyor. Ayrıca dünyada da en çok MR çekilen ülkelerden biriyiz. Avrupa’daki toplam tetkik sayısı kadar Türkiye’de tetkik yapılıyor. Çünkü bütün bunlar para kazanma üzerine kurulmuş bir sistemin parçası” diye konuştu.

“4 HASTANE BİNASI ATIL DURUMDA”

Şehir hastanelerinde görüntüleme merkezi ve laboratuvar merkezlerinin özel şirketlere taşeron olarak verildiğinin altını çizen Menteş, “Patoloji, bio kimya gibi alanlar özel şirketlere bağlı. Bir dönem fizik tedavi hizmetleri de özel şirketlerdeydi. Sonradan şirket, beklediği karı elde edememesinden dolayı fizik tedavi hizmetinden çekilerek bu hizmeti devlete bıraktı. Oysa şehir hastaneleri için şirketlere yapılacak 5 yıllık ödeme ile devlet bu hastaneleri kendisi yapabilirdi. Şimdi de pandemi sürecinin iyi yönetilmesi şehir hastanelerine bağlanıyor. Ancak biz buna katılmıyoruz. Çünkü sadece Adana’da 4 hastane binası atıl durumda bırakıldı. Bu binalar dizi çekimlerinde setlere dönüştürülmüş durumda. Oysa pandemi sürecinde en azından izolasyonla ilgili bu hastaneleri devreye sokabilirdik” şeklinde konuştu.

388 SAĞLIK ÇALIŞANI HAYATINI KAYBETTİ

Sağlık çalışanlarının da ciddi kayıplar verdiğini anlatan Menteş, “Biz hasta sayıları ve can kayıplarının en aza düşürülmesi için mücadele verdik. Ancak sağlık çalışanlarının temini de dahil, maske dağıtımın ve kişisel koruyucu malzeme tedariği ile kriz yaşandı. Gelinen noktada 154’ü hekim olmak üzere 388 sağlık çalışanımızı kaybettik. Mesleğimizden kaynaklı hastalıklara karşı daha riskli konumdayız ancak bunun sonucu ölüm olmayabilirdi. Önlemler alınmazsa bu ölümler devam edecek. Diğer yandan ölümler artarken bugüne kadar 30 bin civarında vatandaşımızı kaybettik ki biz bu istatistiklere güvenmiyoruz ”dedi.

“EKONOMİK SIKINTILAR PANDEMİNİN ÖNÜNE GEÇTİ”

Menteş, vatandaşın yaşanan sıkıntıların etkisini ekonomik olarak da yoğun bir şekilde gördüğünü anlatarak, “Vatandaş ‘pandemiden mi açlıktan mı öleceğiz?’ ikilemi yaşıyor. Esnafın üzerindeki ekonomik baskının artık kaldırılamayacak düzeye gelmesinden dolayı ‘işletmeleri kapatın da’ diyemiyoruz. Devlet ekonomik destek vermedikten sonra böyle bir şey bekleyemeyiz de. Biz baştan 14 günlük tam kapanmayı savunduk. Bugün bile 14 günlük tam kapanmanın yararı olabilir. Ancak bu ekonomik koşullarda bunun sağlanması mümkün görünmüyor.  Açıkçası, ekonomik sıkıntılar pandeminin önüne geçti” diye konuştu.

 “AŞI GÜVENLİ”

Aşının güvenilirliği konusunda herhangi bir endişenin duyulmaması gerektiğini belirten Menteş, “Çin’in ürettiği aşı, dünyadaki en klasik yöntemle üretiliyor. Bu yüzden de güvenilir. Aşıyla ilgili tek soru işareti koruyuculuğunun diğer aşılara oranla bir miktar düşük olması. Zaten bu yüzden de bu eksiklik ikinci dozlar yapılarak gideriliyor. Vatandaşlarımız zamanı geldiğinde aşılarını mutlaka yaptırmalıdır. Zaten bu hastalıktan korunmak için başka bir yol da yok” dedi.

AŞI KRİZİ

Aşıyla ilgili en büyük sıkıntının dışarıya bağımlı olunması nedeniyle aksaklıklar yaşanması olduğuna dikkat çeken Menteş, “Aşı geç geldi ve hala aşı konusunda çok yavaş ilerliyoruz. 11 Aralık’ta gelmesi gereken aşı ancak 14 Ocak’ta yapılmaya başlandı. Bugüne kadar da toplamda 12 milyon 334 bin aşı yapıldı. Yani 2 aydan fazla bir sürede üstelik sadece birinci dozu daha 8 milyonu bulmadı. İkinci dozu tamamlanan kişi sayısı ise 4 milyonlarda. Biz sağlıkçılar olarak günde en az 1 milyon aşı yapabilecek kapasitedeyiz. Temin edilmesi durumunda 3 ay içerisinde tüm aşılamalarını bitirebiliriz” diye konuştu.

“3’ÜNCÜ PİK GELEBİLİR”

Türkiye genelinde hasta sayılarında artış olduğunun altını çizen Menteş, Adana’daki vakaların yaklaşık yüzde 50’sinde İngiliz mutasyonu görüldüğünü ifade etti. Menteş, mutasyonun daha fazla bulaştırıcılığa sahip olması durumunda 3’üncü pikin gerçekleşebileceğini belirterek, ekonomik olarak da sağlık sistemi olarak da bu durumun ciddi sıkıntılara neden olacağına vurgu yaptı. Menteş, vatandaşların kurallara uyarak süreci sağlıklı bir şekilde yönetmelerinin önemine değinerek, kalabalıklardan uzak durulması, maske ve mesafe kurallarına uyulması ve diğer önlemlerin sıkı bir şekilde uygulanması konusunda uyarılarda bulundu.

Nazire Hiçyakmazer

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.