Paris İklim Anlaşması - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

8 Ağustos 2022 - 01:28

Paris İklim Anlaşması

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzalanan, 2016 yılında yürürlüğe giren Paris Anlaşması Mart 2021’de , BMİDÇS’nin 191 üyesi tarafından imzalanmıştır

Paris İklim Anlaşması
Son Güncelleme :

10 Ekim 2021 - 20:38

46 views

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzalanan, 2016 yılında yürürlüğe giren Paris Anlaşması Mart 2021’de , BMİDÇS’nin 191 üyesi tarafından imzalanmıştır.

Anlaşmayı onaylamayan Eritre, İran, Irak, Libya, Yemendir. Amerika Birleşik Devletleri 2020’de anlaşmadan çekildi, ancak 2021’de yeniden katıldı. Bizim ülkemizde 6 Ekimde bu anlaşmayı imzaladı.

Paris Anlaşması’nın uzun vadeli sıcaklık hedefi, küresel ortalama sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerden 2°C (3,6°F) artış seviyesi ile sınırlı tutmaktır ve hatta 1,5°C çaba harcanmasıdır. Çünkü sıcaklık artışını 2°C yerine 1,5 ile sınırlamak riskler ve etkiler anlamında iklim değişikliğinin risklerini ve etkilerini önemli ölçüde azaltacağını kabul edilmektedir. Bunu sağlamak için emisyonların mümkün olan en kısa sürede azaltılması ve 21. yüzyılın ikinci yarısına kadar salınan ve tutulan sera gazlarının dengelenmesi hedeflenmektedir. Anlaşma ayrıca, tarafların iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine uyum sağlama yeteneğini artırmayı ve “düşük sera gazı emisyonları ve iklime dirençli kalkınma yolunda tutarlı bir finansman akışı” sağlamayı hedeflemektedir.

Türkiye de emisyon artışını 2030 itibarıyla yüzde 21 azaltma taahhüdünde bulundu.

Gündemde Paris İklim Anlaşması ülke gündeminde değilken Cumhuriyet Halk Partisi İl Ve İlçe Başkanlarına, Belediye Meclis Üyeleri ve Belediye Başkanlarına verdiği eğitimde iklim değişikliğine değinmekteydi.

 Daha geçtiğimiz iki ay boyunca yerel yöneticilerine İstanbul’dan başlayarak tüm illerde bu eğitimler verildi.

 Bu eğitiminde; İklim Değişikliği Başlığında değinilen hususlarşunlardır.

  • Şehir yaşamın da doğal kaynakların ve enerjinin hızlı ve bilinçsiz tüketimi iklimsel değişikliklere neden olmaktadır.
  • Doğal çevrenin korunmaması, çarpık kentleşme, zehirli gaz salınımı, zehirli atıkların doğaya karışması vb.
  • İklim değişiklikleri ise doğal felaketleri, seller, depremler, tarımda verimsizliği dolayısıyla ekonomik  sıkıntıları ve göçü peşinden getirmektedir.

Her şehir kendi kaynaklarını, doğasını, yapısını göz önünde bulundurarak, İKLİM EYLEM PLANI ile doğadaki tahribatı en aza indirgeyebilir ve doğmuş/doğacak olan bir çok soruna engel olabilir.

Bu çerçevede yerel yönetimlere büyük sorumluluk düşmektedir. Vatandaşı bilinçlendirmek, gerekli önlemleri almak ilk olarak yerel yöneticilerin sorumluluğu olmalıdır.

Dünya yüzeyinin yaklaşık %2’sini kapsayan şehir ve kırsal alanlar dünya da oluşan sera gazının ve iklim değişikliği nedenlerinin % 80 oranından kaynağı olduğu araştırmaların bulgusudur. Bu durumda iklim değişikliği krizini önleme alanları şehirlerdir. Mevcut durumu düzeltebilmek için şehirlere müdahale edilmesi gerekmektedir. Bu müdahale araçları da kalkınma planı ile başlayıp imar planları ile devam etmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi Eğitmenleri 2 ay boyunca meclis üyeleri ve belediye başkanlarına bu bağlantıyı anlatmaya çalıştı.

Kentlerimizde günümüzde hala oturduğumuz sandalyeler kadar kişi başına yeşil alanlar düştüğü sürece emisyon azaltma hedefini nasıl yakalayacak merak konusu.

Yazımıza son verirken önemli bir hususa değinmeye ihtiyaç var. Anlaşma iklim değişikliği krizine karşı olsada yenilenebilir enerji kaynaklarını artırma nükleer enerjiden uzaklaşılmasına dair hiçbir maddenin yer almaması düşündürücüdür.

Yeniden dört mevsimin yaşandığı bir ekosistem olması dileğiyle…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.