Ruhun şifacısı - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

11 Ağustos 2022 - 23:23

Ruhun şifacısı

Ruhun şifacısı
Son Güncelleme :

21 Şubat 2021 - 17:39

83 views

Beden, ruh ve zihin bütünselliğinde yapılan içsel bir yolculuk… Kişinin kendini bulması, kendiyle barışması ve duygularında hakimiyet kurabilmesi konusu modern dünyada ihtiyacın ve farkındalığın arttığı konulardan biri. Fiziksel sağlımızın, ruhsal sağlığımızla doğru orantılı olduğu bilimsel olarak da kanıtlandı. Tıp dünyasıyla direkt bağlantılı olan konuyla ilgili Pratisyen Hekim Dr. Ayla Aslantaş da bize beden, ruh ve zihnin bütünlüğünü; iç huzuru ve iyileşmenin yollarını anlattı.

Ayla Hanım bize kendi içinize yaptığınız yolculuktaki keşiflerinizden bahseder misiniz?

Uzun yıllar kamu ve özel alanda yöneticilik yaptım. İşim gereği insanların duygularına dokunmam gerekiyordu. Ve duygulara bu kadar yaklaşınca zamanla kendi içime yolculuk yapmaya başladım. Yaptığım bu yolculukta insanın her şeyden önce kendini keşfetmesinin önemli olduğunu kavradım. Duyguları anlamak ve onları yönetmeye yönelik ilgimi de keşfettim. Sonra da bu alanda eğitimler alarak kişilere dokunup, onların iyileşmesinde yol gösterici bir tarafa geçtim. Kendi içsel yolculuğumun beni getirdiği nokta bu oldu. Tabi hala bitmeyen bir gelişim sürecindeyim. Asla tam olmadım çünkü tamlık diye bir şey yok. Bu bir yol ve hep devam edecek. Çünkü insanlara faydalı olabilmek için önce kendime dokunabilmeliyim. Her şeyden önce siz iyi değilseniz hastanıza iyi gelemezsiniz.

KENDİNİ KEŞFE ÇIKACAĞIN YOLCULUĞA BİR BİLET

İnsan iç huzurunu nasıl yakalayabilir?

İnsanlar, huzurlu ve mutlu olmayı çok ister. Bunun için neyin gerektiğini sorduklarında da bir sürü materyalist şeyler sayabilir. Mesela iyi bir ev, eş, araba, güzel kıyafetler ya da sağlıklı olmak gibi… Ama onlara ulaşınca da mutlu olamadıklarını görebilirler. Aslında huzur, diğerini sevmekle ve diğerine yardım etmekle çok ilgilidir. Sizde olanı diğerine verdiğiniz sürece daha huzurlu ve daha mutlu hissedebiliyorsunuz. Tabi bu yardım, diğerini ezerek ondan kendiniz üstün görerek değil de gerçekten dengelemek için yapıldığında huzuru ve mutluluğu sağlıyor. Ama yardım eden tarafta olup da bunu kibir ve egoyla yapıyorsa insan o zaman iç huzuru da mutluluğu da bulamaz.  Diğer yandan baktığımızda da sürekli veren taraf da olmak sağlıklı bir durum değil. Bunu sadece maddesel olarak değil bir iltifat ya da bir sevgi olarak da düşünebiliriz. Sürekli veren taraf olduğunuzda bu sefer de kendinize bir şey kalmıyor. O yüzden o dengeyle vermek çok önemli. O denge ihtiyacı bütün insanlarda var. Nefes tekniklerinde de almakla vermenin dengesini görüyoruz. Aslında bir türlü dengeye ulaşmayan bir denge söz konusu. Bir diğer kısımda tatmin ve iyi hissetmekle alakalı kişinin en büyük yarası kendini suçlu hissettiği yerlerdir. Bunun için de iç huzurunu kefaretle yakalayabiliriz. Mesela bir çocuğa yardım ederek ya da sokaktaki bir hayvanı besleyerek…

PANDEMİDE ORTAYA ÇIKAN YAŞAMSAL BOŞLUK

Pandemi süreci insanların duygularında ne gibi etkiler yarattı?

Covid-19 virüsünün hayatımıza girmesiyle insanların hayatlarında birçok değişim oldu. Kişiler bu dönemde yaşamlarındaki büyük boşlukların farkına vardı Çok güvendikleri işlerini kaybettiler, çok güvendikleri yaşam arkadaşlarıyla aslında çok da huzurlu olmadıklarını anladılar. Aslında bu pandemi süreci bize ruhsal yaşamda bir şeye çok fazla tutulmamamız gerektiğini öğretti. O tutunduğumuz şeylerin kırılabileceğini gördük. Bu dönemde insanlık çok kayıp yaşadı. Ölüme çok yaklaştı ve ölümü çok hızlı tanıdı. Bu anlamda bireysel kalmanın ve kendiyle kalabilmenin önemi de kendini tanımaktan geçti. Bu yüzden de enerjinizi çalan sizi yoran her şeyden uzaklaşmak önem kazandı. Bu süreçte kendiyle baş başa kalabilme yetisi güçlü insanların, ruhsal açıdan daha sağlıklı olduğunu gördük. Doğa aslında bu noktada insanın yapamadığını kendi vermeye çalıştı. İnsanlık özünü bulmaya yaklaştı.

HOBİLER ÖNEMLİ

Bu süreç nasıl aşılır?

Başkalarına kendini beğendirme ve sevdirme ihtiyacı insanın en aciz ihtiyaçlarından birisidir. Çünkü sevgiyle zedelenen her insan sevgiyle iyileşir. Ama dışarıdaki yaşamda da evin içindeki hayatta da durum öyle değil. Bunlar fark edildikçe de psikolojik desteğe ihtiyaç arttı. Kişinin bu durumu asla görmezden gelmemesi gerekiyor. Destek almaya ihtiyacı varsa muhakkak profesyonel destek almalı ve bundan çekinilmemeli. Herkesin kör noktaları elbette var ve o noktaları keşfettikçe kendinizle barışabilirsiniz. Ayrıca insanlar muhakkak hobi edinmeli. İnsan 3 ayaklı bir varlıktır. Biri insanın sosyal tarafı, biri işi, diğeri de ailesidir.  Sosyal tarafta hobileri ve katıldığı etkinlikler vardır.  3 ayak neden önemlidir? Çünkü ayaklardan biri zarar gördüğünde, diğer ikisi ayak onu ayakta tutmaya yeter.

“HASTALIĞINIZLA BARIŞIN”

Fiziksel hastalıklarla duygular arasında nasıl bir bağ kurulabilir?

Fiziksel bir rahatsızlığı olan birini psikolojik olarak incelemeden tedavi edemezsiniz. Benim işim de bu kısımda başlıyor. Hastalığın fiziksel kısmıyla zaten birçok hekim arkadaşım başarılı bir şekilde ilgileniyor. Ancak ben o hastalığın kendisiyle değil hastalığa neden olan süreçle ilgileniyorum. Hasta benim alanıma girdiği andan itibaren başta hayat hikayesini anlatmaya başlar. Hastalığın başladığı nokta son noktadır ama o kişiyi o noktaya hangi duygular getirdi, o hastalık o kişiye ne hissettirdi bunların keşfedilmesi iyileşme süreci için çok önemli. Kişi bu kısmı keşfedebildiğinde hastalığı ile barışıp hastalığını anlamaya başlıyor. Hastalığı ile barışan ve onu anlamaya başlayan bir kişi iyileşmek için çok büyük bir adım atmış olur. Mesela kanser hastalarında sık sık yapıldığı gibi “sen yenebilirsin o hastalığı” sözlerle hastalığı anlamayıp onunla savaşmak sürecine girilirse hastalık bir süre sonra kendini yeniler. Çünkü kişinin savaştığı hastalık yine kendine ait olan bir şey. Dolayısıyla hasta bir şeyi yenmiş olmuyor; kendi içinde başka bir savaş başlatmış oluyor. Halbuki neden hasta olduğunu anladığında o hastalığı ile yaşamak daha da kolaylaşıyor çünkü belki de o hastalıkla ömür boyu yaşayacak ve hiçbir çözümü de yok. Ama en azından ona anlayış geliştirebilir ve onunla birlikte yürüyebilirse çok farklı bir yol açılır hasta için. Bu da tedavi konusunda çok etkili olur.

“HASTALIĞA İHTİYAÇ DUYARIZ”

İyileşme nasıl gerçekleşir?

Öncelikle bilinmesi gereken ilk şey kişi hastalığa ihtiyaç duyar. Çünkü o hastalık kişiye bir şeyi göstermek için gelir. Kişi görmesi gerekeni gördüğünde de iyileşme süreci başlar. Ancak hiçbir hastalık geldiği hızda iyileşmez. Önce bunu kabul etmek gerekiyor. Çünkü o hastalığın senin iyileşme sürecinde görmediğin şeyleri sana göstermesi şart. O yüzden hastalığın ne için geldiğini ne kadar hızlı görürseniz, süreç de o kadar kısalır. Burada bahsettiğimiz iyileşmek, tedavi olmakla karıştırılmasın. İyileşmek çok bütünsel bir şey, tedavi ise mekaniktir. Mesela diyabet örneğinden yola çıkacak olursak bu hastalığın etkisi pankreasın işlevini kaybetmesiyle ortaya çıkar. Ancak bazen hayatınızda yaşadığınız sıkıntılar ya da değersizlik hissi gibi olumsuz duygular hastalığın ilerlemesinde büyük rol oynar.  Biz hastalarımızla yaptığımız seanslarda o hastalıkla yaşamayı kabul etmesini ve hastalığı ile ilgili savaşı bitirmesini öğretiyoruz.

Nazire Hiçyakmazer

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.