ŞÜKRAN VE SOYKIRIM - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

11 Ağustos 2022 - 23:06

ŞÜKRAN VE SOYKIRIM

ŞÜKRAN VE SOYKIRIM
Son Güncelleme :

02 Mayıs 2022 - 14:04

29 views

Her 24 Nisan’da Türkiye’nin karşısına bir soykırım öyküsü çıkarılır. Başta Fransa olmak üzere İngiltere ve ABD de bunu bize Demokles’in kılıcı (!) gibi sallayıp dururlar. Bu yıl ABD başkanı Ermeni olaylarını soykırım olarak tanımlayarak  ABD’nin tavrını ortaya koydu.

Her 25 Nisan günü ise; Yeni Zelandalılar için Şükran günüdür. (İngilizlerin, Osmanlı’ya son yıkıcı darbeyi vurmak üzere Çanakkale’ye gönderdikleri)  Yeni Zelandalı Anzaklar’ın torunları, dedelerinin savaştıkları insanlardan gördükleri dostça muameleye karşı şükranlarını iletirler.

Aynı yıllar (1915) içinde olmuş bu iki benzer tarihi olay önemli bir paradoksu ortaya koyar.

Bir tarafta yurtlarını işgal etmeye gidip savaştıkları insanlar için (orada yaşadıkları dostça muameleye saygılarını göstermek üzere)   100 yıldır şükran günü düzenlenleyen bir halk (ve bir yönetim) varken, öbür tarafta aynı insanların, aynı yıllarda  bir “soykırım” yaptığı iddiası bu paradoksu yaratmaktadır.

Bu paradoks; ancak tarihçilerin arşivlerden bulacağı belgelerle çözülebilir. Bir devletin yıkılması için yürütülen haksız bir savaşta karşılıklı çatışma ve ölümler olduğu bir gerçektir. Masum Ermeni insanları da bu kargaşada ölmüş, yerini terketmiş ve zarar görmüştür. Aynı zararı emperyal bir saldırıya karşı koymaya çalışan tüm insanların gördüğü de bir gerçektir. Emperyal saldırı Türk, Kürt, Arap, Rum, Ermeni ayrımı gütmeden, bu halkları birbirine vurdurmak üzere kurgulanmıştır zaten. Bunun tanıklarından biri de Adana Yeşiloba Müzesi’dir. Orada işbirlikçi Ermeni çeteciler tarafından yakılarak öldürülmüş yüzden fazla Türkün anısı bulunur. Bu bir katliamdır ve asla Ermeni halkını değil, emperyal işbirlikçileri bağlar. Ama soykırım daha farklı bir şey…

Ben profesyonel bir tarihçi değilim ama Çukurova Tıp Tarihi kitabını yazarken karşılaştığım Dick Doughty-Wylie ile ilgili bilgiler aslında bu paradoksa hafif de olsa ışık tutacak değerdedir.

Dick Dougty-Wylie Çanakkale Savaşı’nda ölmüş bir İngiliz… Ve Osmanlı’nın parçalanmasında önemli rol oynamış İngiliz ajanı Getrude Bell’in sevgilisi… Ama sıkı durun ve yüzyıllarca kardeş olarak yaşamış iki halkın arasını açan emperyal ilişkiye şahit olun;

Adana’da “İğtişaş” olarak tanımlanan (ve çok sayıda Ermeni ve Türk’ün öldüğü)  1909 olaylarının olduğu günlerde, İngiltere’nin Konya konsolos yardımcısı Dick Doughty-Wylie, her nedense Adana’da bulunuyordu.

Ve o zaman isyan eden Ermeni çetecileri yüreklendirdiğini biliyoruz.

Ve tesadüfe bakın ki Getrude Bell ile gayri meşru aşk yaşayan Wylie 1909 olaylarının ardından Çanakkale Savaşlarına da katılıp Osmanlı’nın yıkımı için son darbeyi vuracak saldırıya da katılmış ve Yeni Zelandalıların şükranla andıkları o günlerde Türk direnişi karşısında ölmüş.

Zaten Getrude Bell’in Türk düşmanlığı altında yatan bir neden de sevgilisinin intikamıyla ilgili.

Görüldüğü gibi bir tarafta zengin petrol yataklarına ulaşmak üzere kurgulanan  bir emperyal işgal ve bunun için birlikte yaşayan insanların birbirine düşürülmesi var, öbür tarafta yıllardır demoklesin kılıcı olarak kullanılan  bir soykırım iddiası…

Ve bu 24 Nisanda;  başta kızıldereliler, Vietnamlılar, Kamboçyalılar olmak üzere bir çok soykırımın müsebbibi, şu anda da kendilerinden farkı olmayan Rusya ile birlikte Ukrayna’da savaşı kışkırtan ABD’nin başkanı Biden, 24 Nisan için Ermeni Soykırım Günüdür demiş…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.