Tarım sektöründe güçlü bir kadın - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 19:42

Tarım sektöründe güçlü bir kadın

Tarım sektöründe güçlü bir kadın
Son Güncelleme :

26 Eylül 2021 - 21:28

22 views

“Ben hayatın güzelliklerini zamanımı çok iyi kullanarak, çalışarak, iyi üreterek, ekonomiye, özellikle eğitimi olmayan işsiz bir kesime iş gücü yaratarak katkıda bulunuyorum. Bunu yaşamak güzel bir şey, bu duygu bende bu katkıyı daha çok büyütmek arzusunu kuvvetlendiriyor. Sofralardaki ürünlerde benim de emeğimin olmasından dolayı mesleğimi çok seviyorum” cümleleriyle bir kadın olarak sektördeki varlığından duyduğu gururu özetleyen Adanalı İş İnsanı M. Tülin Erdemışık, ülke ve bölge genelinde tarımın durumunu da değerlendirdi.Tarım sektöründe 34 yıldır aktif olarak faaliyet gösteren Erdemışık, tarımda Çukurova’nın stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.

Tülin Hanım öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Sektöre 1987 yılında ağabeyimin vefatının ardında geçiş yaptım. Daha önceki dönemde öğretmenlik yapıyordum. Adana’da hala Köylüoğlu Köyü’nde faaliyetini sürdüren Erdemışık Tarım işletmesinin sahibiyim. Ayrıca Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyeliği, Adana Ticaret Odası Meclis Üyeliği, Adana Çiftçiler Birliği Üyeliği ve Adana Turunçgil Üreticileri Birliği’nde de çalışmalar yapıyorum.

“BİR KADIN OLARAK BAŞARABİLECEĞİMİ ONLARA GÖSTERDİM”

İş hayatında Tülin Erdemışık’ı anlatır mısınız? Nasıl biridir?

Çalışmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi çok seven biriyim. Mesleğe ilk başladığım dönemlerde öğretmenlik yapmanın verdiği alışkanlıkla yeni bir konuya hazırlanır gibi tarımı öğrenmeye çalıştım. 34 yıl önce köyde çalışma olanaklarım çok kısıtlıydı. Elektrik ve su yetersizliği işimi çok zorlaştırdığı gibi, yapmak istediğim uygulamalar için de büyük engel oluşturuyordu. Yaptığım her işin maddi ve manevi güçlükleri vardı. O dönemin koşullarında ben eğitim düzeyi düşük personelin nazarında bu işi bilmeyen, acemi, üstelik de bir kadın üreticiydim. Bu işin, kadın için zor olduğuna ve kadının bu işi yapamayacağına yönelik tavırlarını anlamakta gecikmedim. Bu beni teşvik eden en büyük etken oldu. Karakter olarak da çalışmayı seven, yılmayan, azimli ve kafasına koyduğu projeyi tamamlamak için canla başla çalışan biri olarak sonunda faydalı neticeler almaya başladım. Böylece beni anlamalarını sağladım. Benim iş hayatımdaki anahtar kelimem, başarmaktı. Bu yüzden vazgeçmeden denedim ve başardım.

İş hayatınızdaki başarınızdan bahsedecek olursak…

2003 yılında Dünya Gazetesi tarafından Türkiye genelinde yapılan seçmelerde Adana’dan “Yılın Başarılı İş Kadını” olarak seçildim. 2008 yılında Milli Prodüktivite Merkezi (Türkiye’nin Verimlilik Merkezi) tarafından tarım sektörüne verimliliği arttırmaya dönük çalışmalarıyla insan ve çevre sağlığı konularındaki bilinçli üretim anlayışı nedeniyle Türkiye’de “Yılın İş Kadını” olarak seçildim. 2011 yılında özellikle bölgemizde doğmuş, yaşamış, faydalar göstermiş kadınlarımızın anlatıldığı “Kadın Başarır” projesinde “Başarılı İş Kadını” ödülüne layık görüldüm.

“TARIM SEKTÖRÜ ÖNEM KAZANDI”

Genel olarak tarım sektörünü yorumlayabilir misiniz?

Tarım sektörü dünya ekonomilerinde stratejik önemi ve ekonomik değeriyle büyük önem kazanmaya başlamıştır. Türkiye ve bereketli topraklara sahip Çukurova, tarımın yükselen bu avantajlı durumunu değerlendirip iyi kullanarak önemli kazanımlar elde etmelidir. Dayanışma ve ortak paydaşlar ile birlikte uzun vadeli sürdürülebilir tarım politikaları düşünülerek bu sorunlar giderilebilir.

Bu sorunlardan bahsedebilir miyiz?

Türkiye’de tarım son yıllarda ne yazık ki kendi kendine yeten bir ülke durumundan dışa bağımlı hale geldi. Dünyadaki mali, ekonomik sorunlar, doların değer kazanıp, Türk parasının değer kaybetmesi tarım sektörünü de olumsuz etkiledi. Tarım ürünlerini hammadde olarak satarak, ürünü mamul hale getirip, endüstriye kazandırmadan elden çıkarmak tarımda çok büyük bir eksiklik ve kayıp.

“KOOPERATİFLEŞME OLGUSU YARATILMALI”

Türk tarımının gelişmesi için nasıl bir yol izlenmeli?

Bu konuda iki boyutlu bir yol izlenmesi kanaatindeyim. Birincisi, yeni teknolojiler ile büyük çaplı üretim sağlayan şirketleşme olgusunu teşvik etmek ve desteklemek. İkincisi ise çiftçinin üretimde kooperatifleşme olgusunu yaratmasıdır. Çiftçi, büyük ve küçük çaplı şirketleşmeler yolu ile üretime geçirilmeli, ürün satışını, teknik desteğini ve girdilerde gerekli malzemeleri buradan temin etmelidir. Bunun yanı sıra üretici birlikleri kanununda birtakım değişiklikler yapılarak mali kaynak olanakları yaratılmalı.

Tarımda Çukurova’yı anlatır mısınız?

Çukurova dünyada Po Ovası’ndan sonra üçüncü büyük verimli bir ova ve Türkiye’de tarımın kalbi konumunda. Bereketi ile birçok ürünün yetişmesi ve yılda iki ürün elde edilmesi tarım açısından çok kıymetli. Adana’da tarım denilince yıllardır akla gelen ilk ürün pamuk oldu. Ancak çiftçi, yüksek girdi maliyetleri yüzünden, ekonomik katma değeri yüksek olan pamuğun ekiminden vazgeçti. Bu durum Adana’da tekstile dayalı sanayi ile birlikte ülke ekonomisine de zarar verdi. Ancak son 2 yılda destekleme primlerinin yükselmesi ile ovamızda pamuk ekimi tekrar başladı. Ovamızda yaş sebze meyve üretimi de hızlı bir gelişim gösteriyor. Adana bugün ülkemizin en önemli narenciye üretimi merkezleri başında geliyor. Ülkemiz üretiminin yüzde 35’inden fazlası ilimizde gerçekleştirilmekte.

“ÇEVRE, İNSAN VE HAYVAN SAĞLIĞINA DUYARLI”

İşletmenizden bahsedelim biraz da. Neler yapıyorsunuz?

İşletmemde öncelikle çevre, insan ve hayvan sağlığına duyarlı ürün yetiştirmek benim ilk önceliğim. AB ülkeleri standartlarına uygun EuroGap ve İyi Tarım Uygulamaları sertifikaları ile üretim yapıyorum. Yetiştirme ve üretim aşamasında bilgisayarlı damlama sulama ile yarı organik sıvı gübreler kullanarak, hastalıklarla mücadelede ise entegre tarım uygulayarak biyolojik böcek kullanmak gibi yöntemlerle çalışmalar yürütüyorum.

Nazire Hiçyakmazer

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.