TAŞKÖPRÜ’YE NİÇİN TURİST GELMİYOR? TARİHİ KIZ LİSESİ KÜLTÜR MERKEZİ NİYE KAPANDI? - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

14 Ağustos 2022 - 07:29

TAŞKÖPRÜ’YE NİÇİN TURİST GELMİYOR? TARİHİ KIZ LİSESİ KÜLTÜR MERKEZİ NİYE KAPANDI?

TAŞKÖPRÜ’YE NİÇİN TURİST GELMİYOR? TARİHİ KIZ LİSESİ KÜLTÜR MERKEZİ NİYE KAPANDI?
Son Güncelleme :

07 Ocak 2022 - 23:15

72 views

Geçmiş yıllarda bir gün değerli Adana valilerinden biri, kentte turizmin canlanması için neler yapılmalı sorusuna cevap bulmak üzere, ilgili ve sorumlu gördüğü kişi ve kuruluşları bir araya getirmişti.

Toplantıda konu dönüp dolaşıp, “Dünyanın hala kullanılan en eski köprüsü Taşköprü’yü gezmek üzere niçin turist gelmiyor?” sorusuna geldi.

Sayın vali doğal olarak şaşırıyordu;

“Hem tüm dünya için değer olabilecek bir tarihi eseriniz olsun hem de dünyadan onu gezmeye kimse gelmesin. Olacak şey değil!”

Şaşkınlığına cevap bulmak için de katılımcıların hepsine sırayla aynı soruyu sordu;
“Taşköprü’ye niçin turist gelmiyor?”

(19. Yüzyılda Taşköprü)

Katılımcıların her biri bir şeyler söyledi… Kimi değerli, kimi ise söylemenin zorunluluğu ile söylenmiş cevaplar verdi.

Ben ise valinin sorusuna (oradaki oluşmuş sosyal ortamın güvenlik açısından riskine dikkat çeken) başka bir soruyla karşılık vermiştim;

“Sayın valim siz eşinizi yanında korumaları olmadan Taşköprü’ye gönderebilir misiniz?”

Hatırladığım kadarıyla Sayın Vali bir an duraklayıp, düşündükten sonra;

“Hayır, tabi ki gönderemem” diye cevap vermişti.

“Bırakın valinin eşinin gitmesini, kentlinin bile gitmek için güvenli bulmadığı, vakit geçirmediği, vakit geçirmekten zevk almadığı bir yere turist niye gitsin?” diyebilmiştim o zaman.

Bu sözümün üzerine toplantı bitiverdi.

Bu toplantıdan sonra “Ne demek istedin?” diye sorulmak üzere çağrılmayı bekledim ama çağrılmadım.

***

Demek istediğim şuydu;

Bir yerde sadece tarihi bir değerin olması oraya turistin gelmesi için yeterli olmaz. Başta orada dolaşmanın güvenliği sağlanmalı, ardından orada vakit geçirebilecek bir ortam oluşturulmalı. Restoran ve kafeler, çeşitli animasyonların yapıldığı bir ortam, satış noktaları, müze ve kültür alanları gibi… Turist gelsin veya gelmesin kentlinin orada olmaktan zevk alıp, vakit geçirdiği, çocuklarını götürdüğü yerler.

Şu bir gerçek ki; turist kentlinin gitmediği yere gitmez. Kentlinin çocuğunun olmadığı yere çocuğunu bırakmaz.

Bu yüzden bir kentin yöneticileri o kenti turist gelsin diye değil, kentli mutlu yaşasın diye hazırlamalı. Turist ise ancak mutlu insanların yaşadığı yere gider.

Peki bu bahsettiklerim Taşköprü’nün ortamında var mı?

Örneğin kadın okuyucularım cevap versin; birkaç haftada bir Taşköprü’nün kenarına oturup suyu seyredebilirler mi, bir işleri için bile bir akşamüzeri oraya korkusuzca gidebilirler mi?

Gitseler bile köprünün kenarında oturup , güven içinde vakit geçirilecek bir yer var mı?

***

Şimdi böyle bir yer yok ama bir zamanlar köprünün kenarında gece yarılarına kadar vakit geçirip, zevk alınabilecek bir kültür merkezi vardı;

Tarihi Kız Lisesi Kültür ve Sanat Merkezi…

(Kültür Merkezi’yken Kız Lisesi)

İçinde iki sergi salonu, iki müze, bir kütüphane, bir gazete arşivi, dört çok amaçlı salon olan kültür merkezinde gece yarılarına kadar etkinlikler yapılır, sanat dersleri verilir, Altın Koza Film Festivali buradan yönetilirdi.

Düğünü olanlar buraya muhakkak uğrar, gelinlikle poz verirler, ardından Taşköprü’de fotoğraf çektirmeye giderlerdi. Şehre gelen bütün turistlerin uğrak yeriydi Tarihi Kız Lisesi Binası. Sadece uğramazlar sanat ortamlarında ve bahçesinde gezerlerdi.

Zamanında kız lisesinde okumuş kentli hanımların kurduğu Kız Liseliler Derneği de binaya göz kulak olurdu. Hatta merkezin sanat yönetmenliğini yaparken matbaadan gelen bir kutu broşür Kız Lisesi Müzesi’ne niye konuldu diye beni şikayet etmişlerdi. Hem çok üzülmüş hem de çok umutlanmıştım.

Üzülmüştüm; çünkü hiçbir ücret almadan kültür merkezinin sanat yönetmenliğini yapıyor, orada yatıp orada kalkıyordum, şikayet edileceğine bana bildirilse durum hemen düzeltilirdi.

Umutlanmıştım; büyük emek vererek hazırladığımız bu ortamı sonsuza kadar taşıyacak bir sahibi vardı. En azından kız liselilerin kültür merkezinin korunması için hassas olduklarını yaşayarak görmüştüm.

Bu umut kültür çevresinde bir beklenti de yaratmıştı;

Eğer bölgede Kız Lisesi benzeri kurumlar çoğalırsa; nehrin iki kenarında (ortasında “Dünyanın en eski köprüsü” bulunan) bir arkeo-kültür alanı oluşur.

İşte o zaman Taşköprü’ye akın akın turist gelir.

***

Peki ne oldu?

Bir belediye başkanı geldi, önce Kız Lisesi’ni sergilere vermez oldular. Ardından kütüphaneyi, gazete arşivini yok ettiler, Altın Koza’nın ismini değiştirip, merkezini bir apartman dairesine taşıdılar. Binada herhangi bir etkinlik veya sanat eğitimi kalmadı. Gelinler de oradan uzaklaştı.

Sonunda valilik binayı belediyeden aldı, kültür merkezi işlevine son verdi, misafirhane benzeri bir kullanıma açmak için restore etmek üzere kapattı.

Ve şimdi ben soruyorum;

1/ Adanalılar ve içine bir kutu broşürün konması konusunda bile duyarlı olan kız liseliler niçin tarihi kız lisesinin kentliye kapanmasına itiraz etmiyor?

2/ Taşköprü’ye niçin turist gelmiyor?

(Kız Lisesi önünden Taşköprü)

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.