Toplumcu belediyecilik - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

8 Ağustos 2022 - 02:15

Toplumcu belediyecilik

1973-1978 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) çatısı altındaki bazı belediyelerce

Toplumcu belediyecilik
Son Güncelleme :

11 Temmuz 2021 - 14:59

132 views

1973-1978 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) çatısı altındaki bazı belediyelerce yürütülen faaliyetler, ‘yeni, toplumcu’ belediyecilik olarak adlandırılmış ve ülkemizdeki kentsel siyaset tarihinde yerini almıştır.

14 Mayıs 1972’de CHP’nin başına Ecevit’in geçmesi; Türk siyasal hayatında önemli gelişmelere gebe olurken aynı şekilde Türk  kentsel siyaset geleneğinde de birçok farklı oluşuma zemin hazırlamıştır. Partiyi devletçi, halka uzak pozisyonundan arındıran halkçı üslubu, kentin alt ve orta sınıfına yönelik söylemleri CHP’nin 1970’lerdeki siyasetinin en önemli özelliklerini oluşturmuştur. CHP’nin ve özellikle Ecevit’in bu politikası; Aralık 1973’te gerçekleştirilen yerel seçimlerde CHP’ye İstanbul, Ankara gibi önemli belediyeleri kazandırmıştır. Yeni seçilen CHP’li belediye başkanları Türk kentsel siyasetinde görülmemiş şekilde ilk defa seçilmiş gibi davranmış, halkla birlikte hareket etmeyi temel ilke kabul etmiştir. Eskiden olduğu gibi merkezden kentlere yönelik politikalar belirlenmesinin yerine, bizzat kentin içerisinden kentlere özgün politikalar belirlenmeye başlanmıştır. Merkezin değil, bulundukları kentin belediye başkanları olmuşlardır.

73 belediyeciliği dediğimiz şey çok temel bir ayrıma dayanıyordu. Bu tanımı Ahmet İsvan Başkentin Gölgesinde İstanbul adlı kitabının giriş kısmında net bir şekilde tanımlıyor. Kitabında belediye yönetimlerinde politika yapılmaması konusunu tartışır ve burada politikanın tanımını yapar. İsvan bir kesime göre politikanın “iktidar olanaklarını kullanarak yandaşlara çıkar sağlamak, tercihli firmalara ihale kazandırmak, o firmaların mali gücü ve çıkar sağlanan o yandaşların oylarıyla kendi iktidarını pekiştirme sanatıdır” derken bugünleri ne güzel anlamaktadır. İsvan devamında politikanın bu olmadığını söyler ve aslında 73’te seçilen belediye başkanlarının ortak özelliğini ortaya koyar. Namuslu insanlar için politikayı “kamu kaynaklarının, toplumun farklı kesimlerini arasında nasıl farklı paylaştırılacağının ve kamu gücünün hangi kesimlerin yanında, hangi kesimlerin karşısında ne ölçüde kullanacağını saydam bir biçimde belirlendiği süreçtir” şeklinde tanımlar. Yani politika bir paylaşım meselesidir ve namuslu insanlar için politika adil bir paylaşım, hakkaniyetli bir süreçtir. İşte bu yüzden bir parkı savunurken Adana’nın belediye başkanı Ege Bagatur vurulmuştur, Ankara’nın belediye başkanı Vedat Dalokay DGM’de yargılanmıştır.

İzmir’de İhsan Alyanak, Kocaeli’nde Erol Köse, Adana’da Ege Bagatur, Diyarbakır’da Okay Kalfagil toplumcu belediyeciliği tarihe geçirdiler.

Son yıllarda ne zaman bir siyasetçiye talepte bulunan bir soru sorsanız mutlaka sizlere bir engelden, bir sorundan, bir kısıtlamadan bahseder. Aslında sizleri sadece onlara oy ve onay vermeniz gerektiğine ikna ederler. Bu durum, tonu farklı olsa da hem muhalefet hem de iktidar siyasetçileri için aynıdır. O dönemde ise bunun yerine politika üreten yerel siyasetçiler vardı. O yıllarda sadece 3-4 yıl gibi bir sürede halk ekmekten bugün metrobüs diye bilenen tahsisli yola kadar pek çok konuda çözüm üretilmiş, bütün bu adımlar engellemelere rağmen başarıya ulaşmıştır.

Sonuç da toplumcu belediyecilik bahane değil politika ve çözüm üretme belediyeciliğiydi.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.