Toroslardan başlayan müzik devrimi ve Bela Bartok - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

14 Ağustos 2022 - 06:39

Toroslardan başlayan müzik devrimi ve Bela Bartok

Toroslardan başlayan müzik devrimi ve Bela Bartok
Son Güncelleme :

26 Eylül 2021 - 21:17

114 views

Sadece bir emperyal devlete laf atarak bağımsız bir ülke kurulamaz. Bir emperyale dayanarak başka bir emperyale karşı çıkmakla da asla anti- emperyalist olamazsın.

Tam bağımsız bir ülke kurmak istiyorsan eğer; başta sanayin olmak üzere, her türlü bilim dalında, kullandığın dilde, yaşamındaki gereksinimlerinde en önemlisi insanlarının düşünme alanında başkalarına bağımlı olmaktan kurtulmalısın.

Bu herkesle savaşmak anlamına gelmemeli… Aksine kendine yeterliliğin nedeniyle ilkeli bir duruş sergileyerek, demokrasi ve adaleti tesis edebilir, yurt içinde ve dışında süreli bir barış oluşturabilirsin. Yurt içinde kavga ederek ayrıştırdığın kitlelerle yurtdışında barışı tesis etmek mümkün değil. Yani ancak insanların düşünsel yaşamına yerleşmiş bir adalet anlayışı ve bu adalet anlayışına dayalı bir cumhuriyet, barışı ve bağımsızlığı sağlayabilir.

Bu yüzden Atatürk sanayiden başlayıp, kültür ve sanata kadar insanları değiştiren bir seri devrimle bağımsızlığı oluşturmaya çalıştı.

Bu devrimlerin en önemlilerinden biri de müzikte yaptığı devrimdir.

(Atatürk ve İnönü Halkevi’nde Senfonik Müzik konserinde)

O diğer konularda da olduğu gibi, dış etkilerden bağımsız, ulusal ses ve melodilerden oluşan, çok sesli, dış etkilerden arınmış ama çağdaş bir Türk Müziği anlayışı peşindeydi. Müziğin çok sesli (polifonik) olmasını özellikle istiyordu. Bu bir anlamda birden fazla sesin ahenk içinde çıkmasının (senfonik) güzellik yaratacağı savıyla, müzikle demokrasiyi anlatma isteğiydi.

Öykü böyle başladı…

BELA BARTOK 

(Bela Bartok; Çağdaş müziğin önemli ustası)

Yıl 1936… Bu öykü bir cumhuriyet öyküsüdür.

Türk Halk Müziğinin önemsenmediği bir dönemden sonra, kurulan yeni ülkenin müzik alanındaki devrimi, bugün bir müzik dehası olduğu kabul edilen Bela Bartok’un (Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin ve Necil Kazım Akses ile birlikte) Adana’ya gelip Toros yörüklerinden halk müziği ezgileri derlemesiyle başlamıştır.

(Bela bartok ve Ahmet Adnan Saygun Toroslar’da seyahat ederken)

Bartok ileride “Türk Beşleri” diye anılacak bu üç önemli müzik insanına müzik eseri derlenmesi konusunda öğretmenlik yaptığı gibi, geleneksel müzikten yararlanılarak, ulusal-çağdaş bir müziğe ulaşabilmenin yolunu da göstermiştir.

Geçinebilecek kadar mütevazi bir maaşla devlet konservatuarının başına da getirilmesi için çalışılan Bartok, Atatürk’ün ölmüş olması ve Alman yanlısı görüşün iktidara gelmesi nedeniyle Türkiye’ye yerleşememiş, günümüzde dünyayı etkileyen eserlerini maalesef Amerika’da vermiştir.

TÜRK BEŞLERİ

Nazi zulmünden kaçan Bartok’un ülkemizde çalışamaması bizim için kötü bir şans olsa da, (Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Necil Kazım Akses, Hasan Ferit Alnar ve Cemal Reşit Rey’den oluşan) Türk Beşleri diye isimlendirdiğimiz değerli insanlar, Adana’da, Toroslar’daki kıl çadırlardan başlayarak çağdaş ulusal müziğimizi inşa etmişlerdir.

(Bela Bartok Toros yörüklerinin kıl çadırında türkü derlerken)

Unutmayınız; Bir ulusun var olması, ancak kendine ait bir sanatın çağdaş ortamda var olabilmesiyle tescillenir. Ve böyle bir sanatın oluşturulması her ulusun sanatçı bireylerine tarihin yüklediği bir görevdir.

Bugün Fazıl Say dahil bir çok sanatçımız açılan bu yoldan yürüyerek, en azından müzik alanında bağımsız bir Türkiye yaratmışlardır.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ünal Zorludemir 27 Eylül 2021 / 19:39 Cevapla

Bu çok değerli müzik tarihi bilgisini üstelik orijinal fotoğrafları ile süsleyerek aktardığınız için çok teşekkürler Haluk Hocam. Saygı ve sevgilerimle.