“Türküm… Doğruyum… Çalışkanım…”ı anlamak - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

12 Ağustos 2022 - 00:10

“Türküm… Doğruyum… Çalışkanım…”ı anlamak

Türk’üm, doğruyum, çalışkanım.

“Türküm… Doğruyum… Çalışkanım…”ı anlamak
Son Güncelleme :

20 Mart 2021 - 22:23

55 views

“Türk’üm, doğruyum, çalışkanım.

Yasam; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.

Varlığım; Türk varlığına armağan olsun.”

1933 yılından beri okullarda derse girerken okunan bu ant için yargıya kadar yansımış sistemli bir karşı çıkış bulunmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı mahkemelerde, “Milliyetçi ve faşist yorumlar içeren” bir metin olduğu için kaldırdıkları şeklinde bir savunma yapmıştır.

Bu ant için milliyetçi bir metin olduğu söylenebilir. Ama ulus devletlerin kurulmasının ilerici ve anti emperyalist olduğu bir dönemin milliyetçiliği… Anadolu’da yaşayan tüm kimliklerin ülkenin emperyalist güçler tarafından işgal edilmesine karşı çıkarak, yeni bir devlet kurmak için bir araya gelmesini sağlayan bir milliyetçilik…

Ancak bu metine “faşist” veya “ırkçı” demek; hem metni hem de Atatürk ve arkadaşlarının milliyetçilik anlayışını anlamamak demektir.

Halbuki Atatürk’ün 15 Mart 1923 tarihinde Adana’ya yaptığı ziyaret sırasında söylediği “Kırk asırlık Türk yurdu düşman işgalinde kalamaz” sözünün anlamını bile aklıselimle düşünselerdi, metindeki milliyetçiliğin ırkçılıkla veya faşizmle hiçbir alakası olmadığını anlayacaklardı.

İsterseniz birazgelin biz bu sözün anlamı üzerinde duralım…

***

15 Mart 1923 tarihinde Atatürk ve eşi Latife Hanım Adana Tren Gar’ına inince karşısına çıkan iki kız, o dönemde hala anavatana katılmamış olan Hatay’a atıfta bulunarak “Paşam! Tüm yurdu kurtardınız ama biz Hatay dışarda kaldık!” şeklinde serzenişte bulunur. Atatürk de onlara “Kırk asırlık Türk yurdu düşman işgali altında kalamaz” diye cevap verir.

Eğer Atatürk bu sözünde “Türk” kavramıyla, sadece Ortaasya’dan göçen bir ırkı kastetmiş olsaydı, 40 asır yerine, 1071 Malazgirt Zaferi’ni dikkate alarak 10 asır derdi. Onun “Türk” kavramından, sadece Malazgirt ile birlikte Anadolu’ya gelen halkı kastetmediğini, yani ırka dayalı bir “Türklük” kavramını savunmadığını anlıyoruz.

Kırk asır öncesi ise Anadolu’nun bilinen en eski uygarlığı olan Hitit (yani Eti) Devleti’nin kuruluş tarihidir. Atatürk’ün kurdurduğu en önemli bankaya “Etibank” ismini vermesinden, Hatay, Adana ve Mersin yöresinde yaşayan Nusayri inancındaki halka da “Eti Türkü” demesinden, Türklük kavramını kullanırken Hititlere kadar giderek düşündüğünü anlıyoruz.

***

Uzun sözün kısası onun sadece Adana’da kullandığı bir sözden yola çıkarak bile, Atatürk’ün “Türklük” kavramını bir ırkın üstünlüğüne dayandırmadığını, bizlere vatan yaptığı toprakların üzerinde kurulmuş uygarlıkların devamı tüm halkların kültürel birliği temelinde düşündüğünü hemen anlarız. Üstelik bu birlik emperyalist bir işgale karşı çıkmak üzere oluşmuş bir birliktir.

Bu yüzden, Melih Gökçek yönetimi tarafından değiştirilene kadar ülkemizin başkentinin amblemi Anadolu’daki tüm kültürleri kucaklayacak kadar anlamlı “Hitit Güneşi”ydi…

Görüyorsunuz ki mesele basit bir amblem değişimi değil, bir geçmişin inkarı ve “Türklük” kavramının Atatürk’ün anlamlandırdığı biçimden dışarı çıkarılmasıdır.

Önce ülkemizin kavramlarıyla oynayıp, ardından “Faşist yorumlar taşıyor” diye ağır bir şekilde itham ederek çocukluğumuzdan beri dile getirdiğimiz andı ortadan kaldırmak; bu ülkeye ve bu ülkeyi geleceğe taşıyacak olan gençliğe haksızlık etmek olur. Emperyal güçlerin ekmeğine de yağ sürer. Küreselleşmek diye dayatılan ve şuan var olan ülke sınırlarının dayandığı temelleri erozyana uğratarak, ülkeleri “mikro milliyetçilik” temelinde bölmeye çalışan emperyal güçlerden bahsediyorum.

Bu yüzden andın kaldırılmasına karşı çıkıyorum…  

Hem Malazgirt Zaferi ile birlikte Anadolu’ya göçen atalarımı, hem de vatan yaptığımız bu topraklar üzerinde uygarlıklar oluşturmuş tüm kültürleri düşünerek haykırıyorum;

“Ne Mutlu Türküm Diyene”…

(Not; Ayrıca öğrenci andının kaldırılması kararı ile aynı anda alınan devlet madalyalarından Atatürk resminin kaldırılması kararını da manidar bulmamak elde değil)

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.