Uzmanından ebeveynlere öneriler! - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

8 Ağustos 2022 - 01:58

Uzmanından ebeveynlere öneriler!

Uzmanından ebeveynlere öneriler!
Son Güncelleme :

13 Haziran 2021 - 22:03

121 views

Pedagog-Çocuk ve Aile Terapisti Pınar Kaya Döşlü, ebeveynlere, çocuklarına nasıl yaklaşımlarda bulunmaları gerektiğine yönelik tavsiyelerde bulundu. Aynı zamanda Çağ Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nde Akademisyen olan Döşlü, günümüzde ebeveynler için önem taşıyan özgüven, öfke kontrolü, dikkat dağınıklığı, ekran ve sosyal medya bağımlılığı ile ilgili ipuçları verdi.

Bize uzmanlık alanınızdan ve çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Merhaba ben Pedagog-Çocuk ve Aile Terapisti aynı zamanda Çağ Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümünde Akademisyenim. Kendi kurmuş olduğum Psikoloji ve Gelişim Akademisinde aktif olarak çalışıyor ve anaokullarında danışmanlık yapıyorum. Kliniğimizde uzman ekibimiz ile Psikolog, Gelişim Uzmanı ve Özel Eğitim alan uzmanları ile birlikte aktif danışan görmekteyiz.

Çocuklara hangi davranışsal yöntemlerle özgüven aşılanabilir?

Ebeveynlerin ortak isteği “kendine güvenen” çocuklar yetiştirmektir. Çocuğun özgüvenini geliştirmek, korumak ve artmasını sağlamak, çocuk yetiştirme becerilerinin başında gelir. Çünkü yeterince gelişmiş özgüven duygusu, hem öğrenme yetisini, hem sosyal ilişkilerde başarıyı, hem de gelişim yüzlerini etkiler. Çocukların özgüvenini en çok etkileyen kaynak anne-babadır.

 ÖZGÜVENİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÖNERİLER

* Çocuğa sınırların belli olduğu ve sevginin açıkça ifade edildiği olumlu bir ev yaşamı sağlanmalıdır. Böyle bir ev ortamında yetişen çocuğun, hem akademik, hem de kişisel özgüveninin temeli oluşturulmuştur.

* Anne-babanın çocuğundan beklentileri onun yetenekleri ve yapabilirliği ile kıyaslandığında gerçekçi olmalıdır.

* Okulla ilgili yetersizliklerinden çok başarılarının üzerinde durulmalıdır. Bir dersten aldığı düşük bir not, diğer dersteki çalışma ve başarısını gölgelememelidir.

* Başarıyla sonuçlanmasa bile çabaları takdir edilmelidir. Bir çocuğun anne-babası tarafından, “Öğrenmeye çalışmandan gurur duyuyorum”, “İyi çalışman beni mutlu ediyor” gibi sözlerle yüreklendirilmesi, çocuğun daha çok çaba harcaması için onu motive edecek, mücadele gücünü geliştirecektir.

* Başarıları kadar gösterdiği gelişme ve ilerlemeler de çocuğun dün yapamadıkları ile bu gün yapabildikleri karşılaştırılarak somut olarak ortaya konmalıdır.

* Çocuğa kendi işini kendisinin yapması için fırsat tanınmalı, kendi başına yapabileceği işler bir yetişkin tarafından yapılmamalıdır.

* Sosyal muhakemesini geliştirmek için sorunu onun adına çözülmemeli, çözüm bulmasına yardımcı olunmalı, alternatifler üzerine düşünmesi sağlanmalıdır.

* Başladığı işi bitirmesi konusunda motive edilmeli, destek olunmalı, model oluşturulmalıdır. Çocuğun; duygu, düşünce ve inançlarını; açık dürüst ve başkalarının haklarını ihlal etmeden, karşısındaki kişiyi aşağılamadan, incitmeden ve ezmeye çalışmadan ifade etmesi sağlanmalıdır.

Çocuklarda dikkat dağınıklığı probleminin belirtileri nelerdir, nasıl başa çıkılır?

Dikkat dağınıklığı her konuda değil; bazı konularda dikkati toparlayamama şeklinde görülür. Çocuklarda dikkat dağınıklığı belirtileri ile yetişkinlerde dikkat dağınıklığı belirtileri birbirine yakın fakat sorumluluklar gereği biraz farklılık gösterir. Çocuklarda, bazı derslerde çok iyi konsantre olunurken, bazı derslere dikkatini verememe şeklinde gözlemlenebilir. Çocukların dikkat dağınıklığı problemi yaşadığı dersler genellikle sevmedikleri derslerdir. Önemsiz dış uyaranlara karşı çok duyarlı olunması yine dikkat dağınıklığı belirtileri arasında yer alabilir. Bununla birlikte dikkat dağınıklığına iyi gelecek uygulama ve davranışları şunlardır:

Motivasyon: (Yetişkinlerde genellikle maddi karşılığı olur. Çocuklarda ise başarmanın sonuçları anlatılır ve her defasında takdir edilir). Dikkat dağınıklığı olan kişilerin ilgisiz kaldıkları alanla ilgili motive edilmeleri büyük oranda dikkat dağınıklıklarını azaltacaktır

Yazılım destekli uygulamalar: dikkat dağınıklığına iyi gelen akıllı teknolojilerden destek alınabilir.

Dikkat güçlendirme uygulaması: Dikkat potansiyelini arttırmaya yönelik egzersizler sunan Dikkat Güçlendirme Uygulamaları, düzenli olarak kullanıldığında dikkat potansiyelinin arttırılmasına yardımcı olabilir.

Düzenli uyku, dengeli beslenme ve spor yapmak: (Eksikliğinde dikkat dağınıklığı belirtilerinin arttığını gözlemlemeniz olasıdır)

Uzman rehberliğinde terapi vb. süreçlere dahil olmak: (ilaçsız dikkat dağınıklığı tedavisi)

PANDEMİDE EKRAN BAĞIMLILIĞI ARTTI

Çocuklarda kitle iletişim araçları kullanımı ve maruz kalımının etkileri nelerdir? Bu araçların kullanımını en aza indirmek için nasıl bir yol izlenmeli?

Ekran bağımlılığı, günümüz çocuklarında yaygın bir problem haline geldi. Özellikle pandemi dönemiyle beraber, çocukların uzun zamandır okula gitmemeleri, dersleri çevrim içi ortamda takip etmeleri ve ebeveynlerin de evden çalışıyor olmaları ekran bağımlılığını daha da arttırdı.

Klinik deneyimlerime dayanarak, son üç ayda ekran bağımlılığı nedeniyle danışmanlık talep eden ebeveynlerin pandemiden önceki döneme göre en az yüzde 50 oranda artığını söyleyebilirim. Ekran bağımlılığı çocuğa zararlarının yanı sıra, aile ilişkilerini de olumsuz olarak etkiliyor.

  • 3 yaş öncesinde çocuk ekrana maruz kalmamalı,
  • 6 yaşa kadar çocuğun kendine ait bir oyun konsolu/elektronik cihazı olmamalı,
  • 9 – 12 yaşları arasında çocuklar internete girerken ebeveynleri kontrol etmeli,
  • 12 yaşından önce sosyal medya hesabı kullanmamalıdır.

Çocuk mutlaka ilgi alanları ve tercihlerine göre sosyal aktiviteye (Enstrüman çalmak, tiyatro, dans, bale, futbol, basketbol, tenis vs.)yönlendirilmelidir. Ekran iyi bir çocuk bakıcısıdır ancak uzun vadede olumsuz etkileri çok daha büyüktür.

Ek olarak yemek saatlerinde elektronik cihazlardan tüm aile bireyleri uzak durmalıdır. Her konuda olduğu gibi burada da en önemli nokta, ebeveynlerin ekranla ilişkisidir. Eğer sık sık elimize telefon alıyor veya akşamlarımızı yalnızca televizyon izleyerek geçiriyorsanız, çocuklarınızdan da aksini beklemeniz gerçekçi değildir.

İstediğini yaptırmaya çalışan, olmadığında inatlaşan ve öfkelenen çocuklara karşı ebeveynler nasıl bir yol izlemeli?

Öfkeyi kendine ve başkasına zarar vermeden doğru ifade edebilme becerisine “öfke kontrolü” denir. Öfke kontrolü duygusal, düşünsel ve davranışsal önlemlerle aile, okul ve toplumda sağlanabilir. Ebeveynlerin buradaki en büyük rolü “tutarlılık” üzerine olmalıdır. Çocuklarının bağımsız ve yeterli olmalarına fırsat verilmelidir. Olumsuz duygu, davranış ile tepki verilmemelidir. Vurmak, küfür, hakaret, tehdit ile yaklaşılmamalıdır. Çocuk, öfkeli davranışlar sergilemediğinde ona ilgi göstermek ve onu övmek gerekir. Çocuk, öfke nöbeti geçirmeye başladığında özel ilgi göstermemek gerekiyor. Öncesinde neyle meşgulsek o işe devam edilmelidir. Çocuğa net bir şekilde öfkeli davranışlarına son vermesi gerektiğini söylemek önemli. Öfkeli durumu daha da artmadan dikkatini dağıtmaya veya başka bir alana yönlendirmeye çalışmak da yapılması gereken diğer bir davranış. Çocuğa öfkelenmenin doğal bir duygu olduğunu ve buna hakkı olduğunu söylemek ama bu yüzden konu ile ilgili fikrinin değişmeyeceğini ve öfkesi sona erdiğinde onun yanında olunacağını söylemek ve bu konuda kararlı durmak lazım. Empati geliştirmesini sağlamalıyız ancak buradaki önemli husus önce biz model olmalıyız. Televizyon, film ve bilgisayar oyunları sınırlanmalı. Çocuğun öfkesine boyun eğildiği ve öfkesiyle istekleri yerine geldiği zaman bu davranışların sıklığı ve şiddeti devam edecek. Karşılık verme hakkını görmek, rahatlama ve boşalma sağladığına dayandırmak özellikle gençler arasında yaygındır. Onlara öfkenin öfkeyi, şiddetin şiddeti doğurduğu anlatmak gerekiyor.

Mine Yormaz

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.