Varoluş mücadelesi! - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 19:54

Varoluş mücadelesi!

Coğrafya kader midir gerçekten? Kime göre neye göre

Varoluş mücadelesi!
Son Güncelleme :

20 Mart 2021 - 23:49

41 views

Coğrafya kader midir gerçekten? Kime göre neye göre…

***

Doğarsın, büyürsün, ölürsün… Bu döngü hayatın olağan akışı. Ancak doğum ve ölüm arasındaki tüm süreçlere bakıldığında o olağan akış, öyle biçimlere bürünebiliyor ki; ne yazık o noktada hayat, adaletsizliğini gözler önüne seriyor. Tabi bir de bu adaletsizliğin diğer boyutu var.

O da şu ki: Toplumsal cinsiyet EŞİTSİZLİĞİ!

Ülkemizde bol miktarda yaşadığımız bu eşitsizliği, iliklerimize kadar hisseder olduk. Şöyle bir bakıyorum da geçmişten günümüze; biz kadınlar ne kadar da yok sayılmışız. Ev içinde yaşanan her türlü şiddetten iş ve toplum hayatında yaşadığımız şiddete, tacizlerden tecavüzlere kadar… Ve bir kez daha görüyoruz ki; biz kadınlar yine yok sayılmışız. Kaderlerimiz sürekli erillerin 2 dudağı arasına ya da bir kalem uzağına hapsedilmiş.

Bizler, bu toplumun hatta bu dünyanın kadınları olarak; insanca, haklarımızı elde ederek yaşamak ya da yaşamımıza izin verilmesi için sürekli bir mücadele vermek zorunda kaldık. Oysa istediğimiz şey basitti. Sadece var olduğumuzu kabul ettirmek!

***

Sonuç mu?

Sonuç ortada işte: Toplumsal cinsiyet tanımını açıkça yapan ve kadına yönelik her türlü şiddetin önüne geçmek amacıyla uluslararası boyutta bir sözleşme olan “İstanbul Sözleşmesi’ni 2011 yılında imzalayan ilk ülke olarak, 2021 yılında bu sözleşmeden çıkmış bulunuyoruz. Kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesini amaçlayan ve daha bir sürü eşitsizliğin önüne geçen bu sözleşmeden ayrılmamız, ülkemizdeki cinsiyet eşitsizliğinin somut örneğidir. Bu topraklarda yaşayan kadınların haklarının bu denli yok sayılıp, çiğnenmesi kabul edilemez bir durum.

***

Peki neden? Neden bir toplum kadınına bu kadar değer vermez ve ondan, onun haklarından bu kadar korkar? İnsanca yaşamak, kadın ya da erkek fark etmeksizin haklarını eşit koşullarda kullanmak, yaşadığımız şiddet, taciz ya da tecavüz olaylarının önüne geçecek çalışmalar yapmak neden bu coğrafyada bu kadar imkansız?

İşte bu yüzden coğrafya kader midir?

***

Üzülerek ve endişe ederek görüyorum ki; toplumun diğer yarısını oluşturan biz kadınlar, ne yazık ki mücadelemizde yalnız bırakılarak, kaderimizin yine bir eril düzene kurban verilmesine şahit oluyoruz. Ancak durmak bize yakışmaz. Haklarımızı alana kadar; ölümleri, şiddeti, tacizi ve tecavüzü bitirene kadar savaşmaya devam edeceğiz. Biz kadınlar, Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi toplumu oluşturan diğer yarıyız ve siz erkekler, şunu aklınızdan sakın çıkarmayın; diğer yarınız olmadan bir adım öteye gidemezsiniz!

Bugüne kadar, cinayete kurban giden, tüm kadınları bir kez daha anıyorum. Sizler, eril düzen içinde yalnız bırakılmış olabilirsiniz ama şunu asla unutmayın; arkanızda bıraktığınız toplumun diğer yarısı gün gelecek hesabınızı soracak! Tecavüz ve tacize uğrayan, şiddetin mağdurları olan tüm kadınlara da buradan selam olsun! Sizler de şunu sakın unutmayın; 8 Mart’larda bize çiçekler sunup “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”müzü kutlayan(!) bu toplumun diğer yarısı, sıra haklarımızı aramaya geldiğinde bizleri taşlamaya başladı. Yaz bunu bir kenara ve sakın susma kadın, sen daha çok bağır, hakkını ara; insanca ve eşit koşullarda yaşamak için mücadelene devam et!

***

Biz kadınlar korktuğunuz kadar varız ve buradayız! 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.