Yabancı dili “anısal bellek” ile öğrenin! - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 19:58

Yabancı dili “anısal bellek” ile öğrenin!

Yabancı dili “anısal bellek” ile öğrenin!
Son Güncelleme :

20 Haziran 2021 - 16:41

38 views

Dil Öğrenmede “Az daha Çoktur” ilkesinin önemli olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Eser Ordem, az sayıda konuyu farklı şekillerde çok tekrar etmenin dil öğrenmek için en önemli ilke olduğunu anlattı. Ordem, genelde Türkiye’de çizgisel olarak birçok konu ve kelimenin öğretildiğini ancak üretici anlamda öğrenme gerçekleşmediğine dikkat çekerek “Çocuklar dil öğrenirken belli sözcükleri belli yapılarla adacıklar oluşturuyor ve sınırlı olan bu sözcük adacıklarını aynı yapıda bir süre kalarak farklı şekillerde defalarca tekrar ederek dili pekiştiriyor. Sınırlı sözcük ve dil bilgisi ile başlayarak defalarca farklı şekillerde bu sınırlı verilere maruz kalarak bu sınırlı eylem yaratıcı bir forma dönüşür. Beyin, belli bir yapıyı ya da ifadeyi yeterince pekiştirmeden üretici olamaz. Bir dil bilgisi yapısının beyinde pekişmesi için en az 400-500 alıştırmaya ihtiyacı vardır. Sınırlılık belli bir süre sonra yaratıcı bir forma dönüşüyor. Tekrar yapmanın en önemli özelliği farklı hikâyeler okuyarak o sözcüklerle ve yapılarla defalarca karşılaşmaktır. Peki, neden hikâye? Çünkü beynin en iyi öğrenme şekli hikâye okumak ve dinlemektir. Bu hikâye okuma, anısal belleği güçlendiriyor. Beyinde en hızlı gelişen ve en zor unutulan bellek türü de anısal bellektir” dedi.

“YAPAY DİYALOGLAR DİL ÖĞRENİLMESİNİ ENGELLİYOR”

Türkiye’de genelde anlamsal belleğin kullanıldığını ifade eden Ordem, “Anlamsal bellekte, bilgilerin bir hikâyesi yoktur. Ruhsuz ve mekaniktirler. Örnekler verilirken yapaydır ve gerçek yaşamdan kopuktur. Hatta daha ileriye gitmek istiyorum. Türkiye’de okutulan kurs kitaplarının çoğunun dili öğretmeye yönelik olmadığını düşünüyorum. Aksine, yapay diyaloglarla ve çizgisel hızda ilerleyen yapılarla dilin öğrenilmesi engelleniyor. Türkiye’de neredeyse tüm hazırlıklarda yılda ortalama en az 750 saat ders alınıyor. Fakat dil öğrenimi istenilen düzeyde gelişmiyor. Bunun en önemli nedeni anısal bellekten çok anlamsal belleğin pekiştirilmesidir ve diğer bir neden de kurs kitaplarına sıkı sıkıya bağlı kalınıp yapay bir şekilde eğitimin verilmesidir. Ayrıca çizgisel düzeyde konuların arka arkaya pekiştirilmeden anlatılması ve anısal bellekte hikâyelerin olmaması dil öğrenimini de engelliyor” diye konuştu.

DİL ÖĞRENİRKEN DİNLEME ETKİNLİKLERİ ÖNEMLİ

Ordem, yeni bir dilin, sözcüklerin listesi yerine anlamlı öbeklerle öğrenilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Beyin anlamlı bilgileri getirirken cümle ya da öbek halinde geri getiriyor. Liste halinde öğrenilen sözcüklerin geri getirilmesi zor olabiliyor ya da hedef dilin kullanmadığı şekilde dil üretimi yapılıyor. Ayrıca dil öğrenilirken yeterli dinleme de yapılmıyor. Dil öğretiminde dinleme etkinlikleri de yapay bir şekilde yapay etkinliklerle gerçekleştiriliyor. Dinleme en zor gelişen becerilerden biridir. Genelde yeni bir dili öğrenenler şu cümleyi kurar; ‘Okuyabiliyorum, belli düzeyde yazabiliyorum ve konuşabiliyorum ama konuşulanları anlamıyorum’ Sözcükleri, sözcük öbeklerini ve cümleleri dinleyerek öğrenmek bence dilde en önemli yöntem olarak güncelliğini koruyor. Özellikle yetişkinlerde dil öğrenimi, dinleme öncelikli olmalı. Anlamlı hikâye ve diyalog dinlemeleri, anısal belleği güçlendirdiği için konuşurken cümleleri geri getirmeyi ve konuşulanları anlamayı kolaylaştırır. Adacıklar halinde sınırlı sayıda sözcük öbeklerini ve cümleleri öğrenmeyi desteklemek için farklı dinlemelerin yapılması oldukça önemlidir” şeklinde konuştu.

ÇALIŞMALAR İSTİKRARLI OLMALI!

Dil öğrenmeye ara verilmesinin gelişmeyi engellediğini anlatan Ordem şunları söyledi: “Az ve yavaş da olsa ısrarlı ve istikrarlı olmak dil öğrenimini kolaylaştırır. Haftada sadece 1 saat bile olsa düzenli ve istikrarlı çalışıldığı zaman dil öğrenmede ilerleme hissediliyor. Ayrıca istikrar olduğu için dil öğrenenleri motive de ediyor.  Dolayısıyla yeni bir dili öğrenmek için üç şey söylenebilir. Birincisi ‘az sayıda sözcük öbeklerini ve dil bilgisi konusu öğrenerek çok pratik yapmak’ ikincisi ‘anısal belleği güçlendirmek için farklı seviyelerde bulunan gerçek hikâyeleri okumak’ üçüncüsü ve en önemlisi de dinleme becerisine öncelik vermektir.’”

Mine Yormaz

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.