Yüreğir’in güneyine acilen devlet hastanesi - Gündem Ajans - Medya Danışmanlık HizmetleriGündem Ajans – Medya Danışmanlık Hizmetleri

18 Ağustos 2022 - 19:33

Yüreğir’in güneyine acilen devlet hastanesi

Yüreğir’in güneyine acilen devlet hastanesi
Son Güncelleme :

30 Ağustos 2021 - 20:21

159 views

Birkaç yıl önce Yüreğir’in tümüne hatta Adana’ya hizmet veren 1896 yılında nehir kenarına kurulmuş olan Devlet Hastanesi’nin binası yıkıldı.

Artık tarihi sayılabilecek hiçbir binası kalmayan ve var olan binalarının çağdaş bir hastaneye hizmet veremeyecek duruma geldiği hastanenin yıkılmasını bir anlamda doğru bulmuştuk. Kentin nefes alması için, nehir kenarındaki bandın yapılanmadan kurtarılıp, yeşil alan veya kültür alanı haline getirilmesi için bir fırsat çıkmıştı çünkü.

Yüreğir’deki kaymakamlık binası ile Seyhan’daki tarım müdürlüğü binası da bulundukları yerden kaldırıldıktan sonra, Taşköprü ve Regülatör Köprü arasında, doğu ve batı yakasını bir araya getiren bir kültür havzası oluşturulabilirdi. Sabancı Kültür Merkezi’nin, bugüne kadar hiç kullanılmayan Yüreğir Kültür Merkezi’nin, Tepebağ’daki müzelerin, Büyüksaat merkezli tarihi Adana’nın ve kentin en güzel otellerinin bu havza içinde kalması da kentimize turistik bir değer katabilecekti.

(Taşköprü ile Regülatör köprü arasındaki iki taraflı nehir bandı, gelecekte Adana’nın Kültür Vadisi olmaya aday bir bölgedir)

Ancak Devlet Hastanesi’nin yıkılıp, tüm hastanelerin Yüreğir’in kuzeyine taşınması çok geniş bir ilçe olan Yüreğir’in güneyini ve Karataş, Tuzla gibi turistik potansiyel taşıyan sahil bandını hastanesiz bıraktı.

Kamusal ulaşım sisteminin, Yüreğir’in güneyini, kuzeyine birleştirmediğini de düşünürseniz bu bölgede hastanesizliğin boyutunu daha iyi hissedebilirsiniz.

Kısacası Yüreğir’in kuzeyine, Yüreğir Ovası köylerine ve Karataş-Tuzla sahil bölgesine hizmet edecek tam teşekküllü bir hastaneye acilen ihtiyaç bulunmaktadır.

HASTANENİN YERİ NERESİ OLSUN?

Ancak yeni yapılacak hastanenin yerinin nehir kenarındaki eski yeri olmasında hem tıbbi, hem fiziki, hem de kentsel gelişim açısından sakıncalar bulunmaktadır.

Öncelikle hastanenin nehir kenarında olması sağlık açısından sorun doğurabilir. Daha kurulduğu ilk günden beri yerinin yanlışlığı tartışılan (Bak; Kolera Müfettişi Dr. Şerafettin Mağmumi’nin Anıları) hastane günümüzde de kentlinin soluk alacağı bir yeri işgal etmemeli bence.

(Adana Devlet Hastanesi 1896 yılında bu binalarda hizmete başladı ama zaman içerisinde tarihi bu binalardan hiç eser kalmadı)

Ayrıca hastanenin eski yeri kuzeydeki hastanelere göre yakın olsa da çok genişleyen Güney Yüreğir’in kuzey ucunda kalarak, bazı bölgelere göreceli olarak uzak kalmaktadır. Eskiden bile bulunduğu yer nedeniyle Yüreğir’in merkezinde trafik sıkıntısı yarattığını, öncekinden daha büyük bir hastanenin ise bu bölgede kentsel sorun yaratabileceğini de göz önünde bulundurmalıyız. Park ise büyük sorun. Eskisinden daha teşekküllü bir hastane istediğimiz de gerçek.

Tüm bunlara ilaveten hastanenin eski yerindeki arsasının yapılacak modern bir hastane için yeterli olmayacağı da açık. Bu açığı kapatmak için çok katlı bir bina yapılması planlanacaksa (eski hastanenin sadece iki katlı olduğunu hatırlatarak yazıyorum) nehir kenarını çirkinleştirecek bir beton yığınını göze almalıyız.

(Yıkılan Devlet Hastanesi Binası nehir kenarında iki katlı bir yapıydı)

ÖNERİM VAR!

Tüm bunları göz önünde bulundurup, yaklaşık 15 yıl başhekimlik yapmış, hastane kurmuş biri olarak önerim şudur;

Yüreğir’in güney ucunda, Havutlu bölgesinde yapılacak bir hastane tüm bu olumsuzlukları taşımayacağı gibi, Yüreğir Ovası ve Karataş sahil bandına da hizmet üretebilecek ve Güney Yüreğirli’ye tek dolmuşluk bir mesafede olacaktır.

Üstelik önerdiğim bölgede, Pepsi Cola Fabrikası’nın karşısında Adana Sağlık Müdürlüğü’nün tamirhane olarak kullandığı, hastane olmaya çok uygun geniş bir arazisi de bulunmaktadır.

Son söz; Yeri neresi olursa olsun Yüreğir’in güneyine acilen bir devlet hastanesi şarttır. 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.