Uzun Dönem Filo Kiralama Sözleşmesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Kurumsal araç ihtiyacını kiralama yoluyla karşılayan şirketlerde memnuniyeti belirleyen şey çoğu zaman aracın kendisi değil, sözleşmenin ayrıntılarıdır. Aynı araç, aynı dönem ve benzer bir ödeme tutarıyla imzalanan iki sözleşme, kapsamları farklı olduğu için işletmeye çok farklı sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle uzun dönem kiralamada teklif karşılaştırması yalnızca aylık bedele bakarak yapılmamalıdır. Sözleşmenin süresi, kilometre limiti, bakım kapsamı ve iade koşulları, hizmetin gerçek karşılığını belirleyen başlıklardır.

Sözleşme süresi ihtiyaca göre belirlenmeli

Uzun dönem kiralamada süre genellikle bir yıldan başlayarak birkaç yıla kadar uzanabilir. Daha uzun süreli sözleşmeler dönemsel ödemeyi düşürebilir; ancak işletmenin araç ihtiyacı bu süre içinde değişirse esneklik sınırlanır.

Karar verirken şirketin büyüme planı, proje takvimi ve ekip yapısı dikkate alınmalıdır. Personel sayısının artması beklenen bir dönemde çok uzun süreli ve sabit araç sayılı bir sözleşme, ilerleyen aylarda yeniden düzenleme ihtiyacı doğurabilir.

Kilometre limiti ve aşım bedeli

Kiralama sözleşmelerinde yıllık kilometre limiti belirlenir ve ödeme tutarı büyük ölçüde bu limite göre şekillenir. Limitin gerçekçi belirlenmemesi, sözleşme sonunda beklenmedik bir aşım bedeliyle karşılaşılmasına yol açabilir.

Doğru limit için geçmiş dönem verilerine bakmak faydalıdır. Aracı kimin kullanacağı, hangi güzergâhın ne sıklıkla katedileceği ve şehirler arası seyahatin payı hesaba katılmalıdır. Limit ihtiyacın altında tutulduğunda aşım maliyeti, gereğinden yüksek tutulduğunda ise kullanılmayan kilometre için fazladan ödeme gündeme gelir. Aşım bedelinin nasıl hesaplandığı ve limitin sözleşme süresince güncellenip güncellenemeyeceği baştan sorulmalıdır.

Bakım, lastik ve sigorta kapsamı

Sözleşmeler arasındaki en belirgin farklardan biri kapsamdır. Periyodik bakımların, mevsimlik lastik değişiminin, kaskonun ve zorunlu trafik sigortasının dahil olup olmadığı net biçimde yazılı olmalıdır.

Kapsam dışında kalan her kalem, ilerleyen dönemde ayrı bir gider ve ayrı bir takip işi anlamına gelir. Ayrıca hasar durumunda uygulanacak muafiyet tutarı, kusur durumuna göre değişen sorumluluklar ve kullanıcı hatasından kaynaklanan durumların nasıl değerlendirileceği önceden anlaşılmalıdır.

İkame araç ve arıza süreçleri

Bir aracın serviste kaldığı süre, o aracı kullanan çalışanın işini yapamadığı süredir. Bu nedenle ikame araç koşulları, sözleşmenin operasyonel açıdan en kritik maddelerinden biridir.

İkame aracın hangi durumlarda sağlanacağı, kaç saat içinde teslim edileceği ve hangi segmentte olacağı önceden bilinmelidir. Yol yardımı hizmetinin kapsamı ve erişilebilirliği de aynı başlık altında değerlendirilmelidir; şehir dışında yaşanan bir arızada bu ayrıntı doğrudan işin sürekliliğini etkiler.

Kurumsal araç ihtiyaçlarını uzun dönem filo kiralama modeliyle karşılamak isteyen şirketler, teklif alırken bu başlıkların tamamını aynı tabloda karşılaştırmalıdır. 500’ü aşkın aracıyla binek ve ticari segmentte hizmet veren CVN Filo, 7 gün 24 saat yol yardımı desteğiyle araçların kullanım dışı kaldığı süreyi sınırlamayı hedefliyor.

Araç teslimi ve iade koşulları

Teslim aşamasında aracın hangi donanımla, hangi lastikle ve hangi belgelerle verileceği kayıt altına alınmalıdır. Aynı şekilde iade sırasında normal kullanım aşınması ile hasar arasındaki ayrımın nasıl yapılacağı sözleşmede tanımlanmış olmalıdır.

Bu ayrımın belirsiz bırakıldığı sözleşmelerde iade sürecinde görüş farkı yaşanabilir. Teslim ve iade tutanaklarının fotoğraflı biçimde tutulması, her iki taraf için de sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar.

Filo büyüdüğünde sözleşme nasıl yönetilir

Şirketlerin araç ihtiyacı sözleşme süresi boyunca sabit kalmayabilir. Yeni işe alımlar, açılan bir şube veya süresi belli bir proje, mevcut sözleşmenin dışında ek araç gerektirebilir. Bu ihtiyacın nasıl karşılanacağı ilk görüşmede konuşulmadığında, ek araçlar için her seferinde yeni bir pazarlık süreci başlar.

Ek araçların mevcut sözleşme koşullarına dahil edilip edilemeyeceği, araç sayısı azaldığında erken iadenin mümkün olup olmadığı ve bu durumda uygulanacak bedel önceden netleştirilmelidir. Sözleşmelerin tek bir çerçeve altında toplanması, farklı tarihlerde başlayan araçların takibini de kolaylaştırır.

Sözleşme sonunda hangi seçenekler var

Sözleşme süresi dolduğunda genellikle aracın iadesi, yeni bir araçla sözleşmenin yenilenmesi ya da mevcut aracın kullanımının uzatılması gibi seçenekler gündeme gelir. Bu seçeneklerin sözleşme başında konuşulmuş olması, dönem sonunda aceleyle karar verilmesini önler.

Filonun tamamının aynı tarihte yenilenmesi yerine araçların dönemsel olarak kademelendirilmesi de değerlendirilebilir. Böylece şirket, tüm araçları aynı anda değiştirmek zorunda kalmadan operasyonunu sürdürebilir.

Sonuç

Uzun dönem filo kiralamada doğru karar, en düşük teklifi seçmekle değil, kapsamı en net tanımlanmış sözleşmeyi seçmekle verilir. Süre, kilometre limiti, bakım ve sigorta kapsamı, ikame araç koşulları ve iade kriterleri baştan netleştirildiğinde sözleşme süresi boyunca sürpriz kalem sayısı azalır. Teklifleri aynı kapsam üzerinden karşılaştırmak, bu netliği sağlamanın en pratik yoludur.

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu